Yusuf Sûresi102. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (14 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ذلكƶālikebuThat
2منmin(is) from
3أنباءن ب اNBEenbā'ihaberlerindendirthe news
4الغيبغ ي بĞYBl-ğaybigayb(of) the unseen
5نوحيهو ح يVḪYnūHīhivahyettiğimizwhich We reveal
6إليكileykesanato you.
7وماve mādeğildinAnd not
8كنتك و نKVNkuntesenyou were
9لديهمledeyhimonların yanındawith them
10إذzamanwhen
11أجمعواج م عCMAecmeǔtoplandıklarıthey put together
12أمرهما م رEMRemrahumyapacakları işleri içintheir plan
13وهمvehumve onlarwhile they
14يمكرونم ك رMKRyemkurūnetuzak kurarlarken(were) plotting.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ذلك من انباء الغيب نوحيه اليك وما كنت لديهم اذ اجمعوا امرهم وهم يمكرون

Arapça (Harekeli)

ذَلِكَ مِنْ أَنبَاءِ الْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ أَجْمَعُوا أَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ

Transliterasyon

Zâlike min enbâil gaybi nûhîhi ileyk|e|, ve mâ kunte ledeyhim iz ecmaû emrehum ve hum yemkurûn|e|.

Transliteration (Eng.)

<span class="u">Tha</span>lika min anb<span class="u">a</span>-i alghaybinoo<span class="u">h</span>eehi ilayka wam<span class="u">a</span> kunta ladayhim i<span class="u">th</span>ajmaAAoo amrahum wahum yamkuroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte bu, gaibe âit haberlerdendir ki sana vahyetmedeyiz. Düzene girişerek yapacakları işi kararlaştırdıkları zaman yanlarında değildin ya.

Ali Bulaç

Bu, sana (ey Muhammed) vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf'un kardeşleri) o hileli-düzeni kurarlarken, yapacakları işe topluca karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin.

Bayraktar Bayraklı

İşte bu kıssa, gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman, sen onların yanında değildin.

Diyanet İşleri

İşte bu (Yusuf kıssası) gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).

Edip Yüksel

Bunlar, sana vahyettiğimiz geçmişin haberleridir. Onlar topluca karar alıp düzen kurarlarken sen onların yanında değildin.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bu, sana vahiyle bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip mekir (oyun) yaparlarken sen yanlarında değildin.

Erhan Aktaş

İşte bu sana vahiyle bir bildirdiğimiz; gayb* haberlerdendir. Yusuf’un kardeşleri bir araya gelip, tuzak kurmak için plan yaparlarken sen yanlarında değildin.

Hakkı Yılmaz

İşte bu, sana vahyettiğimiz görmediğinin, duymadığının, bilmediğinin haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip kötü plân yaparlarken sen onların yanında değildin.

Muhammed Esed

(EY PEYGAMBER!) sana böylece vahyettiklerimiz senin önceden bilmediğin haberlerdendir; çünkü yapacak oldukları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları zaman sen Yusuf'un kardeşlerinin yanında değildin.

Mustafa İslamoğlu

Bu olay, Bizim sana vahyettiğimiz gaybi haberlerden biridir; üstelik sen, onlar tuzak kurmak amacıyla plan yapmak için bir araya geldiklerinde onların yanında da değildin.

Suat Yıldırım

İşte bunlar, ey Resulüm, sana vahiy yoluyla bildirdiğimiz gaybî hadiselerdendir. Yoksa onlar, tuzak kurmak ve planlarını kararlaştırmak için toplandıklarında elbette sen onların yanında bulunmuyordun. [3, 44; 28, 44-46; 38, 69-70]

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed) bu (anlatılanlar), sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar kararlarnı verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.

Şaban Piriş

İşte sana vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar bir araya gelip, düzen kurarlarken yanlarında değildin.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar birlikte karar verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.

Edip-Layth-Martha

That is from the news of the unseen that We inspire to you. You were not amongst them when they arranged their plan and were scheming.

Muhammad Asad

THIS ACCOUNT of something that was beyond the reach of thy perception We [now] reveal unto thee, [O Prophet:] for thou wert not with Joseph's brothers* when they resolved upon what they were going to do and wove their schemes [against him].

Rashad Khalifa

This is news from the past that we reveal to you. You were not present when they made their unanimous decision (to throw Joseph in the well), as they conspired together.,

The Monotheist Group

Thatis from the news of the unseen that We inspire to you. You were not among them when they arranged their plan and were scheming.