Yusuf Sûresi22. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | ne zaman ki | And when |
| 2 | بلغ | ب ل غBLĞ | beleğa | erişince | he reached |
| 3 | أشده | ش د دŞD̃D̃ | eşuddehu | kuvvetli çağına | his maturity, |
| 4 | آتيناه | ا ت يETY | āteynāhu | ona verdik | We gave him |
| 5 | حكما | ح ك مḪKM | Hukmen | hüküm | wisdom |
| 6 | وعلما | ع ل مALM | ve ǐlmen | ve ilim | and knowledge. |
| 7 | وكذلك | — | ve keƶālike | işte böyle | And thus |
| 8 | نجزي | ج ز يCZY | neczī | mükafatlandırırız | We reward |
| 9 | المحسنين | ح س نḪSN | l-muHsinīne | güzel hareket edenleri | the good-doers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما بلغ اشده ءاتينه حكما وعلما وكذلك نجزى المحسنين
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُ آتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
Transliterasyon
Ve lemmâ belega eşuddehû âteynâhu hukmen ve ilmâ(ilmen), ve kezâlike neczîl muhsinîn|e|."
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> balagha ashuddahu <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hu<span class="u">h</span>ukman waAAilman waka<span class="u">tha</span>lika najzee almu<span class="u">h</span>sineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ergenlik çağına girince ona hükmetme kabiliyeti ve bilgi verdik ve işte iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.
Ali Bulaç
Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.
Bayraktar Bayraklı
Yûsuf ergenlik çağına erişince, ona hüküm ve ilim verdik. İşte, güzel davrananları biz böyle ödüllendiririz.
Diyanet İşleri
(Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız.
Edip Yüksel
Büyüyüp erginleşince ona bilgelik ve bilgi verdik. Güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız.
Erhan Aktaş
Olgunluk çağına erişince ona hükmetme yeteneği ve bilgi verdik. İşte Biz, iyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Hakkı Yılmaz
Ve Yûsuf, tam erginlik çağına gelince, kendisine bilgi ve hüküm verdik. Ve işte Biz, güzelleştirenlere böyle karşılık veririz.
Muhammed Esed
Derken, ergenlik çağını aştığı zaman (eğriyi doğruyu ayırmaya yetecek) keskin bir muhakeme gücü ve (derin) bir kavrayış yeteneği bahşettik o'na: iyilik yapanları Biz işte böyle ödüllendiririz.
Mustafa İslamoğlu
Artık olgunluk çağına erince ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi (yöntemi) bahşettik: Zira Biz iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
Suat Yıldırım
O kemâl çağına geldiğinde kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanlara biz böyle karşılık veririz. *
Süleyman Ateş
(Yusuf), kuvvetli çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz, güzel hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.
Şaban Piriş
Erginlik çağına ulaşınca ona hikmet ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yusuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.
Edip-Layth-Martha
When he reached his maturity, We gave him position and knowledge. It is thus that We reward the good doers.
Muhammad Asad
And when he reached full manhood, We bestowed upon him the ability to judge [between right and wrong], as well as [innate] knowledge: for thus do We reward the doers of good.
Rashad Khalifa
When he reached maturity, we endowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the righteous.,
The Monotheist Group
Andwhen he reached his independence, We gave him judgement and knowledge. It is thus that We reward the good doers.