Yusuf Sûresi21. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dedi ki | And said |
| 2 | الذي | — | lleƶī | kimse | the one who |
| 3 | اشتراه | ش ر يŞRY | şterāhu | onu satın alan | bought him |
| 4 | من | — | min | of | |
| 5 | مصر | م ص رMṦR | miSra | Mısır'lı | Egypt |
| 6 | لامرأته | م ر اMRE | liAmraetihi | karısına | to his wife, |
| 7 | أكرمي | ك ر مKRM | ekrimī | ona kıymet ver | """Make comfortable" |
| 8 | مثواه | ث و يS̃VY | meṧvāhu | iyi bak | his stay. |
| 9 | عسى | ع س يASY | ǎsā | belki | Perhaps |
| 10 | أن | — | en | that | |
| 11 | ينفعنا | ن ف عNFA | yenfeǎnā | bize yararı dokunur | (he) will benefit us |
| 12 | أو | — | ev | ya da | or |
| 13 | نتخذه | ا خ ذ EḢZ̃ | netteḣiƶehu | onu ediniriz | we will take him |
| 14 | ولدا | و ل دVLD̃ | veleden | evlad | "(as) a son.""" |
| 15 | وكذلك | — | ve keƶālike | ve böylece | And thus |
| 16 | مكنا | م ك نMKN | mekkennā | bir imkan verdik | We established |
| 17 | ليوسف | — | līūsufe | Yusuf'a | Yusuf |
| 18 | في | — | fī | in | |
| 19 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | o yerde | the land |
| 20 | ولنعلمه | ع ل مALM | velinuǎllimehu | ve ona öğrettik | that We might teach him |
| 21 | من | — | min | (the) interpretation of | |
| 22 | تأويل | ا و لEVL | te'vīli | yorumunu | (the) interpretation of |
| 23 | الأحاديث | ح د ثḪD̃S̃ | l-eHādīṧi | düşlerin | the events. |
| 24 | والله | — | vallahu | ve Allah | And Allah |
| 25 | غالب | غ ل بĞLB | ğālibun | galip olandır | (is) Predominant |
| 26 | على | — | ǎlā | over | |
| 27 | أمره | ا م رEMR | emrihi | işinde | His affairs, |
| 28 | ولكن | — | velākinne | ama | but |
| 29 | أكثر | ك ث رKS̃R | ekṧera | çoğu | most |
| 30 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanların | (of) the people |
| 31 | لا | — | lā | (do) not | |
| 32 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bilmezler | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال الذى اشترىه من مصر لامراته اكرمى مثوىه عسى ان ينفعنا او نتخذه ولدا وكذلك مكنا ليوسف فى الارض ولنعلمه من تاويل الاحاديث والله غالب على امره ولكن اكثر الناس لا يعلمون
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ الَّذِي اشْتَرَاهُ مِن مِّصْرَ لِامْرَأَتِهِ أَكْرِمِي مَثْوَاهُ عَسَى أَن يَنفَعَنَا أَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَكَذَلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْأَرْضِ وَلِنُعَلِّمَهُ مِن تَأْوِيلِ الْأَحَادِيثِ وَاللَّهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Ve kâlellezîşterâhu min mısra limre’etihî ekrimî mesvâhu asâ en yenfeanâ ev nettehizehu veledâ(veleden), ve kezâlike mekkennâ li yûsufe fîl ardı ve li nuallimehu min te’vîlil ehâdîs|i|, vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun|e|.
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>ee ishtar<span class="u">a</span>humin mi<span class="u">s</span>ra li<span class="b">i</span>mraatihi akrimee mathw<span class="u">a</span>hu AAas<span class="u">a</span>an yanfaAAan<span class="u">a</span> aw nattakhi<span class="u">th</span>ahu waladan waka<span class="u">tha</span>likamakkann<span class="u">a</span> liyoosufa fee al-ar<span class="u">d</span>i walinuAAallimahu minta/weeli al-a<span class="u">ha</span>deethi wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu gh<span class="u">a</span>libunAAal<span class="u">a</span> amrihi wal<span class="u">a</span>kinna akthara a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sil<span class="u">a</span> yaAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mısır halkından olup onu satın alan kişi, karısına, buna izzetle muâmele et, umarım ki bize faydası dokunur, yahut da onu evlât ediniriz demişti. İşte Yûsuf'u, Mısır'da böylece yerleştirdik de ona rüya yormasını öğrettik ve Allah, yaptığı işte üstündür daima, fakat insanların çoğu, bunu bilmez.
Ali Bulaç
Onu satın alan bir Mısırlı (aziz,) karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylelikle Biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.
Bayraktar Bayraklı
Onu satın alan Mısırlı, hanımına, “Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur ya da onu evlât ediniriz” dedi. Böylece biz Yûsuf'a o yerde güzel bir imkân verdik ki ona olayların yorumunu öğretelim. Allah, emrini yerine getirendir, fakat insanların çoğu bilmezler.
Diyanet İşleri
Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: "Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlat ediniriz." İşte böylece (Mısır da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusufu o yere yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.*
Edip Yüksel
Onu Mısır'da satın alan kişi, karısına, "Ona iyi bak, olur ki bize yararı dokunur, ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylece Yusuf'u o yerde yerleştirip ona rüyaların yorumunu öğretiyorduk. ALLAH işini sonuçlandırandır; fakat halkın çoğu bunu bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu satın alan Mısırlı, eşine dedi ki: "Buna güzel bak. Bize faydalı olabilir, ya da evlat ediniriz." Yusuf'u böylece oraya yerleştirdik. Ona rüyaların tabirini de öğrettik. Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Erhan Aktaş
Onu satın alan Mısırlı, hanımına: “Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz.” dedi. Böylece Yusuf’u oraya yerleştirdik ve ona olayların yorumunu da öğrettik. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
Hakkı Yılmaz
Ve o'nu satın alan Mısırlı kişi, karısına: “Bunun yerini şerefli tut. Bize yararlı olabilir ya da o'nu evlat ediniriz” dedi. Ve Biz, Yûsuf'u böylece yeryüzünde yerleştirdik … ve kendisine olayların/ sözlerin ilk anlamlarının ne olduğuna dair bilgileri öğretelim diye… Ve Allah, emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Muhammed Esed
Ve o'nu satın alan Mısırlı adam, karısına: "Ona iyi bak;" dedi, "belki bize yararı olur; kaldı ki, evlatlık da edinebiliriz o'nu". Böylece, Yusuf'a o ülkede iyi bir yer sağladık; (bunu yaptık)ki, o'na olayların iç yüzüne, gerçek anlamına dair bir kavrayış öğretelim. İşte, Allah edip-eylediği işlerde böyle galiptir; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
Mustafa İslamoğlu
Ve onu satın alan Mısırlı adam karısına dedi ki: "Ona iyi bak! Bakarsın bize yararı dokunur; ya da onu evlat edinebiliriz." İşte böylece Yusuf için o ülkede sağlam bir zemin hazırladık. Yine (bu şekilde) ona olayların doğru yorumunu öğrettik. Zira Allah murad ettiği işi başarıyla sonuçlandırandır; ve fakat insanların çoğu bunu kavrayamaz.
Suat Yıldırım
Mısır'da Yusuf'u satın alan vezir, hanımına: “Ona güzel bak! ” dedi, “Belki bize faydası dokunur, yahut onu evlat ediniriz! ” Böylece Yusuf'un o ülkede yerini sağlamlaştırdık, ona imkân verdik ve bu cümleden olarak, ona rüyaların yorumunu öğrettik. Allah Teâlâ iradesini yerine getirmekte her zaman mutlak galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. {KM, Tekvin 10, 6; Keza 39. bölüm}*
Süleyman Ateş
Onu satın alan Mısır'lı (hazine bakanı Kıtfir), karısı(Zeliha'y)a: "Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlad ediniriz!" dedi. Böylece biz Yusuf'a o yerde güzel bir imkan verdik ki ona düşlerin yorumunu öğretelim. Allah, buyruğunu yerine getirendir, ama insanların çoğu bilmezler.
Şaban Piriş
Mısırda onu satın alan kimse, karısına: -Ona güzel bak, belki bize faydası olur veya onu evlat ediniriz, dedi. Yusufu biz, oraya böyle yerleştirdik. Ona olayların yorumunu öğrettik. Allah, işinde hakimdir fakat insanların çoğu bunu bilmez
Yaşar Nuri Öztürk
Onu satın alan Mısırlı, karısına şöyle dedi: "Ona iyi bak, kendisine güzel bir yer hazırla. Bize yararı dokunabilir. Belki de evlat ediniriz onu." İşte bu şekilde biz Yusuf'a yeryüzünde imkan verip o toprağa yerleştirdik ki, ona olayların / haberlerin yorumunu öğretelim. Allah, kendi emrine Galib'dir / kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.
Edip-Layth-Martha
The one from Egypt who bought him said to his wife: "Make his stay generous, perhaps he will benefit us or we may take him as a son." It was thus that We established Joseph in the land and to teach him the interpretation of dreams. God has full power over matters, but most of the people do not know.*
Muhammad Asad
And the man from Egypt who bought him* said to his wife: "Make his stay [with us] honourable; he may well be of use to us, or we may adopt him as a son. And thus We gave unto Joseph a firm place on earth; and [We did this] so that We might impart unto him some understanding of the inner meaning of happenings.* For, God always prevails in whatever be His purpose: but most people know it not.
Rashad Khalifa
The one who bought him in Egypt said to his wife, "Take good care of him. Maybe he can help us, or maybe we can adopt him." We thus established Joseph on earth, and we taught him the interpretation of dreams. GOD's command is always done, but most people do not know.,
The Monotheist Group
Andhe from Egypt who had bought him said to his wife: "Make his stay generous, perhaps he will benefit us or we may take him as a son." And it was thus that We established Joseph in the land and to teach him the interpretation of the narrations. And God has full control over his situation, but most of the people do not know.