Yusuf Sûresi29. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يوسف | — | yūsufu | Yusuf | Yusuf, |
| 2 | أعرض | ع ر ضARŽ | eǎ'riD | sen vazgeç | turn away |
| 3 | عن | — | ǎn | from | |
| 4 | هذا | — | hāƶā | bundan | this. |
| 5 | واستغفري | غ ف رĞFR | vesteğfirī | (kadın) sen de bağışlanmasını dile | And ask forgiveness |
| 6 | لذنبك | ذ ن بZ̃NB | liƶenbiki | günahının | for your sin. |
| 7 | إنك | — | inneki | çünkü sen | Indeed, you |
| 8 | كنت | ك و نKVN | kunti | oldun | are |
| 9 | من | — | mine | of | |
| 10 | الخاطئين | خ ط اḢŦE | l-ḣāTiīne | günahkarlardan | "the sinful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يوسف اعرض عن هذا واستغفرى لذنبك انك كنت من الخاطين
Arapça (Harekeli)
يُوسُفُ أَعْرِضْ عَنْ هَذَا وَاسْتَغْفِرِي لِذَنبِكِ إِنَّكِ كُنتِ مِنَ الْخَاطِئِينَ
Transliterasyon
Yûsufu a’rıd an hâzâ vestagfirî li zenbik|i|, inneki kunti minel hâtıîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Yoosufu aAAri<span class="u">d</span> AAan h<span class="u">atha</span> wa<span class="b">i</span>staghfireeli<span class="u">th</span>anbiki innaki kunti mina alkh<span class="u">at</span>i-een<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey Yûsuf, sen de bu meseleyi bırak artık ve sen ey kadın, suçundan tövbe et, şüphe yok ki sen, hata işleyenlerdensin.
Ali Bulaç
"Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile. Doğrusu sen günahkarlardan oldun."
Bayraktar Bayraklı
“Ey Yûsuf! Sen bunları söylemekten vazgeç! Ey kadın! Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkarlardan oldun.”
Diyanet İşleri
"Ey Yusuf! Sen bundan (olanları söylemekten) vazgeç! (Ey kadın!) Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkarlardan oldun"
Edip Yüksel
"Yusuf, sen bu olayı unut. Sen de (ey kadınım) günahından dolayı bağışlanma dile. Sen hata işledin."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Yusuf! Sakın sen bundan bahsetme! Kadın! Sen de günahından dolayı istiğfar et. Sen gerçekten günahkarlardan oldun".
Erhan Aktaş
“Yusuf! Bundan kimseye söz etme. Sen de suçundan dolayı bağışlanma dile. Hatalı olan sensin!” dedi.
Hakkı Yılmaz
(28,29)Artık ne zaman ki Yûsuf'un efendisi, Yûsuf'un gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu gördü, “Şüphesiz bu, siz kadınların fendinizdendir. Gerçekten de sizin fendiniz çok büyüktür. Yûsuf! Sen bundan vazgeç. Kadın! Sen de günahın için bağışlanma dile. Şüphesiz sen hata edenlerden oldun” dedi.
Muhammed Esed
Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma! Ve (kadın!) sen de işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile, çünkü sen gerçekten hatası (büyük) olan birisin!"
Mustafa İslamoğlu
(Ey) Yusuf, sen bu olayı yaşamadın say! Ve sen (ey) kadın, kabahatinden dolayı özür dile! Çünkü (şu hal) senin suçunun sabit olduğunu gösteriyor.
Suat Yıldırım
28, 29. Gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce (kocası, eşine: ) “Anlaşıldı! ” dedi. “Bu, siz kadınların oyunlarınızdan biri! Gerçekten sizin fendiniz pek müthiştir! Yusuf! Sakın bunu kimseye söyleme! Kadın! Sen de günahından dolayı af dile, çünkü sen günaha girenlerden oldun. ”*
Süleyman Ateş
Yusuf,sen bundan vazgeç (bunu kimseye söyleme), (ey kadın), sen de günahının bağışlanmasını dile! Çünkü sen, günahkarlardan oldun!
Şaban Piriş
Yusuf sen bunu unut, kadın sen de günahına tevbe et, çünkü sen hata işleyenlerdensin.
Yaşar Nuri Öztürk
"Yusuf, sakın bundan bahsetme. Kadın, sen de günahının affını dile. Sen, gerçekten günahkarlardan oldun."
Edip-Layth-Martha
"Joseph, turn away from this. You woman, seek forgiveness for your sin; you were of the wrongdoers."
Muhammad Asad
[But,] Joseph, let this pass!* And thou, [O wife,] ask forgiveness for thy sin-for, verily, thou hast been greatly at fault!"
Rashad Khalifa
"Joseph, disregard this incident. As for you (my wife), you should seek forgiveness for your sin. You have committed an error.",
The Monotheist Group
"Joseph, turn away from this. And you woman, seek forgiveness for your sin; you were of the wrongdoers."