Yusuf Sûresi30. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dediler ki | And said |
| 2 | نسوة | ن س وNSV | nisvetun | birtakım kadınlar | women |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | المدينة | م د نMD̃N | l-medīneti | şehirde | the city, |
| 5 | امرأت | م ر اMRE | mraetu | karısı | """The wife of" |
| 6 | العزيز | ع ز زAZZ | l-ǎzīzi | Vezir'in | Aziz |
| 7 | تراود | ر و دRVD̃ | turāvidu | murad almak istemiş | (is) seeking to seduce |
| 8 | فتاها | ف ت يFTY | fetāhā | uşağının | her slave boy |
| 9 | عن | — | ǎn | about | |
| 10 | نفسه | ن ف سNFS | nefsihi | nefsinden | "himself;" |
| 11 | قد | — | ḳad | muhakak | indeed, |
| 12 | شغفها | ش غ فŞĞF | şeğafehā | onun bağrını yakmış | he has impassioned her |
| 13 | حبا | ح ب بḪBB | Hubben | sevda | (with) love. |
| 14 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, we |
| 15 | لنراها | ر ا يREY | lenerāhā | onu görüyoruz | [we] surely see her |
| 16 | في | — | fī | içinde | in |
| 17 | ضلال | ض ل لŽLL | Delālin | bir sapıklık | an error |
| 18 | مبين | ب ي نBYN | mubīnin | açık | "clear.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال نسوة فى المدينة امرات العزيز ترود فتىها عن نفسه قد شغفها حبا انا لنرىها فى ضلل مبين
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدِينَةِ امْرَأَتُ الْعَزِيزِ تُرَاوِدُ فَتَاهَا عَن نَّفْسِهِ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا إِنَّا لَنَرَاهَا فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Transliterasyon
Ve kâle nisvetun fîl medînetimre’etul azîzi turâvidu fetâhâ an nefsih|î|, kad şegafehâ hubbâ(hubben), innâ le nerâhâ fî dalâlin mubîn(mubînin).
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la niswatun fee almadeenatiimraatu alAAazeezi tur<span class="u">a</span>widu fat<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span> AAannafsihi qad shaghafah<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>ubban inn<span class="u">a</span> lanar<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>fee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>lin mubeen<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şehirdeki kadınlar, azîzin karısı, kölesinden murât almak istemiş, sevgi, bütün kalbini kaplamış, görüyoruz ki o, apaçık bir sapıklıkta dediler.
Ali Bulaç
Şehirde (birtakım) kadınlar: "Aziz (Vezir)'in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş. Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz." dedi.
Bayraktar Bayraklı
Şehirde bazı kadınlar şöyle dedikodu yapmaya başladılar: “Azizin karısı genç uşağının nefsinden gönlünü eğlendirmek istemiş. Aşktan yüreğinin zarı delinmiş. Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz.”
Diyanet İşleri
Şehirdeki bazı kadınlar dediler ki: Azizin karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istiyormuş; Yusufun sevdası onun kalbine işlemiş! Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz.
Edip Yüksel
Şehirde birtakım kadınlar: "Valinin karısı hizmetçisini baştan çıkarmaya çalışıyor" dediler, "Ona çılgıncasına aşık. Onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Şehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlısından murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çıldırmış besbelli..." dediler.
Erhan Aktaş
Ve şehirdeki bir takım kadınlar: “Azizin hanımı, genç hizmetlisiyle birlikte olmak istemiş; delikanlının sevgisi yüreğine işlemiş. Onu açıkça sapıtmış görüyoruz.” diye dedikodu ettiler.
Hakkı Yılmaz
Şehirde kadınlar da, “Aziz'in karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istermiş. Kesinlikle sevgi onun yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz, kesinlikle onu apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.
Muhammed Esed
VE ŞEHİRDE kadınlar (birbirleriyle): "Falan kişizadenin karısı genç kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış!" diye dedikodu etmeye başladılar, "Tutkudan yüreği paralanmış kadının; doğrusu, açıkça yoldan çıkmış biri olarak görüyoruz onu!"
Mustafa İslamoğlu
Ve şehirde hanımlar (birbirine şöyle) dedi: "Malum yöneticinin karısı genç hizmetçisini baştan çıkarmaya yeltenmiş. Besbelli ki tutku kadının yüreğine işlemiş. Bakın: bizim onun hakkındaki düşüncemiz işi iyice azıttığı yönündedir."
Suat Yıldırım
Şehirde birtakım kadınlar: “Duydunuz mu? ” dediler: “Vezirin hanımı uşağına gönlünü kaptırmış, ondan kâm almak istemiş! Sevda ateşi bağrını yakmış. Kadın besbelli çıldırmış! ”
Süleyman Ateş
Şehirde birtakım kadınlar: Vezir'in karısı, uşağının nefsinden murad almak istemiş! Sevda, onun bağrını yakmış! Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz!" dediler.
Şaban Piriş
Şehirde bazı kadınlar:-Vezirin karısı, kölesiyle beraber olmak istiyormuş, onun sevdası bağrını delmiş. Biz, onu açıkça sapıtmış görüyoruz, dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Şehirde bazı kadınlar şöyle konuştular: "Aziz'in karısı genç uşağının nefsinden gönlünü eğlendirmek istemiş. Aşktan yüreğinin zarı delinmiş. Öyle anlıyoruz ki, kadın tam bir çılgınlığa düşmüş."
Edip-Layth-Martha
Some women in the city said, "The wife of the Governor is trying to seduce her young man from himself; she is taken by love. We see her clearly misguided."
Muhammad Asad
NOW the women of the city spoke [thus to one another]: "The wife of this nobleman is trying to induce her slave-boy to yield himself unto her! Her love for him has pierced her heart; verily, we see that she is undoubtedly suffering from an aberration!*
Rashad Khalifa
Some women in the city gossiped: "The governor's wife is trying to seduce her servant. She is deeply in love with him. We see that she has gone astray.",
The Monotheist Group
Andsome women in the city said: "The wife of the governor is trying to seduce her young man from himself; she is taken by love. We see her clearly misguided."