Yusuf Sûresi32. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالت | ق و لGVL | ḳālet | dedi ki | She said, |
| 2 | فذلكن | — | feƶālikunne | işte siz | """That" |
| 3 | الذي | — | lleƶī | ki | (is) the one, |
| 4 | لمتنني | ل و مLVM | lumtunnenī | beni kınamıştınız | you blamed me |
| 5 | فيه | — | fīhi | bunun için | about him. |
| 6 | ولقد | — | veleḳad | andolsun | And certainly |
| 7 | راودته | ر و دRVD̃ | rāvedtuhu | ben murad almak istedim | I sought to seduce him, |
| 8 | عن | — | ǎn | [from] | |
| 9 | نفسه | ن ف سNFS | nefsihi | kendisinden | [himself] |
| 10 | فاستعصم | ع ص مAṦM | festeǎ'Same | o reddetti | but he saved himself, |
| 11 | ولئن | — | velein | ama | and if |
| 12 | لم | — | lem | not | |
| 13 | يفعل | ف ع لFAL | yef'ǎl | yapmazsa | he does |
| 14 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 15 | آمره | ا م رEMR | āmuruhu | emrettiğim | I order him, |
| 16 | ليسجنن | س ج نSCN | leyuscenenne | elbette zindana atılacaktır | surely, he will be imprisoned |
| 17 | وليكونا | ك و نKVN | veleyekūnen | ve olacaktır | and certainly will be |
| 18 | من | — | mine | of | |
| 19 | الصاغرين | ص غ رṦĞR | S-Sāğirīne | alçalanlardan | "those who are disgraced.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالت فذلكن الذى لمتننى فيه ولقد رودته عن نفسه فاستعصم ولىن لم يفعل ما ءامره ليسجنن وليكونا من الصغرين
Arapça (Harekeli)
قَالَتْ فَذَلِكُنَّ الَّذِي لُمْتُنَّنِي فِيهِ وَلَقَدْ رَاوَدتُّهُ عَن نَّفْسِهِ فَاسْتَعْصَمَ وَلَئِن لَّمْ يَفْعَلْ مَا آمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِّنَ الصَّاغِرِينَ
Transliterasyon
Kâlet fe zâlikunnellezî lumtunnenî fîh|i|, ve lekad râvedtuhu an nefsihî festa’sam|e|, ve lein lem yef’al mâ âmuruhu le yuscenenne ve leyekûnen mines sâgırîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>lat fa<span class="u">tha</span>likunna alla<span class="u">th</span>eelumtunnanee feehi walaqad r<span class="u">a</span>wadtuhu AAan nafsihi fa<span class="b">i</span>stAA<span class="u">s</span>amawala-in lam yafAAal m<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>muruhu layusjanannawalayakoonan mina a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>ghireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O da, işte dedi, hakkında beni kınayıp durduğunuz bu zat. Ondan murât almak istedim de o namusunu korudu, kötülük etmedi. Fakat yemîn ederim ki emredileni yapmazsa zindana attıracağım onu ve herhalde horluğa uğrayanlara katılacak.
Ali Bulaç
Kadın dedi ki: "Beni kendisiyle kınadığınız işte budur. Andolsun onun nefsinden ben murad istedim, o ise (kendini) korudu. Ve andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa, mutlaka zindana atılacak ve elbette küçük düşürülenlerden olacak."
Bayraktar Bayraklı
Kadın dedi ki: “İşte budur o, hakkında beni kınadığınız. Vallâhi, ben onunla gönlümü eğlendirmek istedim de o mâsum bir tavırla bundan çekindi. Ama, eğer kendisine emrettiğimi yapmazsa, yemin ediyorum zindana tıkılacak ve horlananlardan olacaktır.”
Diyanet İşleri
Kadın dedi ki: İşte hakkında beni kınadığınız şahıs budur. Ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, (bundan) şiddetle sakındı. Andolsun, eğer o kendisine emredeceğimi yapmazsa mutlaka zindana atılacak ve elbette sürünenlerden olacaktır!
Edip Yüksel
"İşte siz beni bunun için suçlamıştınız. Onu baştan çıkarmak istedim, ancak kendisini koruyup beni reddetti. Kendisine emrettiğimi yapmazsa hapishaneye atılacak ve aşağılanacaktı!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
"İşte" dedi, "bu gördüğünüz, beni hakkında kınadığınız (gençtir). Yemin ederim ki, ben bunun nefsinden yararlanmak istedim de o, namuslu davrandı. Yine yemin ederim ki, emrimi yerine getirmezse, muhakkak zindana atılacak ve kesinlikle zelillerden olacaktır".
Erhan Aktaş
Kadın: “İşte! Bu gördüğünüz, beni, kendisi hakkında kınadığınız kimsedir. Ant olsun ki, onun benim olmasını istedim, ancak o reddetti. Ama ondan istediğim şeyi yapmazsa, zindana atılacak ve kesinlikle burnu yere sürtülenlerden olacaktır.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Aziz'in karısı: “İşte, bu gördüğünüz, beni hakkında kınadığınızdır. Andolsun ki ben bunun nefsinden yararlanmak istedim de, o namuslu davrandı. Yine andolsun ki kendisine emrettiğimi yapmazsa, kesinlikle zindana atılacak ve kesinlikle itibarsızlığa uğrayanlardan olacaktır” dedi.
Muhammed Esed
(Kişizadenin karısı:) "İşte hakkında beni kınayıp yerdiğiniz kimse bu!" dedi, "Evet, gerçekten de o'nun gönlünü çelmek istedim, ama o kendini (bundan) sakındı. Ne var ki eğer bundan sonra da istediğim şeyi yapmazsa mutlaka hapsedilecek ve kendini aşağılanmış kimselerin arasında bulacak!"
Mustafa İslamoğlu
Kadın dedi ki: "Bakın, işte beni kendisinden dolayı kınadığınız kişi bu! Doğrusu ben onu baştan çıkarmaya çalıştım, ne ki o geçit vermedi. Ve eğer (bundan böyle de) arzumu yerine getirmezse, kesinlikle hapsi boylayacak ve sürüm sürüm sürünecektir.
Suat Yıldırım
Vezirin hanımı: “İşte, beni kınamanıza sebep olan genç! Yemin ederim ki ben ondan kâm almak istedim, ama o iffetli davrandı. Yine yemin ederim ki kendisine emredeceğim işi yapmaması halinde o mutlaka zindana atılacak, zelil ve perişan olacaktır! ”
Süleyman Ateş
(Kadın) Dedi ki: "İşte siz, beni bunun için kınamıştınız! Andolsun ben kendisinden murad almak istedim de o, iffetinden ötürü reddetti. Ama kendisine emrettiğimi yapmazsa, elbette zindana atılacak ve alçalanlardan olacaktır!"
Şaban Piriş
-İşte hakkında beni kınadığınız budur. Arzuma uymasını istedim. Fakat O, kabul etmedi. Ona emrettiğim işi yine yapmazsa zindana atılıp, küçük düşenlerden olacak, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kadın dedi ki: "İşte budur o, hakkında beni kınadığınız. Vallahi, ben onunla gönlümü eğlendirmek istedim de o masum bir tavırla bundan çekindi. Ama, eğer kendisine emrettiğimi yapmazsa yemin ediyorum hapse tıkılacak ve horlananlardan olacaktır."
Edip-Layth-Martha
She said, "This is the one whom you blamed me for, and I have seduced him from himself but he refused. If he does not do as I command him, he will be imprisoned, and he will be one of those disgraced."
Muhammad Asad
Said she: "This, then, is he about whom you have been blaming me! And, indeed, I did try to make him yield himself unto me, but he remained chaste. Now, however, if he does not do what I bid him, he shall most certainly be imprisoned, and shall most certainly find himself among the despised!*
Rashad Khalifa
She said, "This is the one you blamed me for falling in love with. I did indeed try to seduce him, and he refused. Unless he does what I command him to do, he will surely go to prison, and will be debased.",
The Monotheist Group
Shesaid: "This is the one whom you blamed me for, and I have seduced him from himself but he refused. And if he does not do as I command him, he will be imprisoned, and he will be one of those disgraced."