Yusuf Sûresi35. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 2 | بدا | ب د وBD̃V | bedā | uygun geldi | (it) appeared |
| 3 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 4 | من | — | min | after | |
| 5 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra (bile) | after |
| 6 | ما | — | mā | [what] | |
| 7 | رأوا | ر ا يREY | raevu | gördükten | they had seen |
| 8 | الآيات | ا ي يEYY | l-āyāti | delilleri | the signs, |
| 9 | ليسجننه | س ج نSCN | leyescununnehu | onu zindana atmaları | surely they should imprison him |
| 10 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 11 | حين | ح ي نḪYN | Hīnin | bir süreye | a time. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم بدا لهم من بعد ما راوا الءايت ليسجننه حتى حين
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ بَدَا لَهُم مِّن بَعْدِ مَا رَأَوُا الْآيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتَّى حِينٍ
Transliterasyon
Summe bedâlehum min ba’di mâ raevul âyâti le yescununnehu hattâ hîn(hînin).
Transliteration (Eng.)
Thumma bad<span class="u">a</span> lahum min baAAdi m<span class="u">a</span>raawoo al-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>ti layasjununnahu <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>een<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra onun suçsuzluğuna dâir bunca deliller görmekle berâber gene de bir müddet hapsedilmesini muvâfık bir tedbîr saydılar.
Ali Bulaç
Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü)ağır bastı.
Bayraktar Bayraklı
Sonunda, kesin delilleri görmelerine rağmen halkın dedikodusunu kesmek için yine de onu bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular.
Diyanet İşleri
Sonunda (aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü.
Edip Yüksel
Sonra, kanıtları görmelerine rağmen, onu belli bir süreye kadar hapishaneye atmayı uygun gördüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu kadar delili gördükleri halde, sonra yine de Yusuf'u bir süre için zindana atma düşüncesi ağır bastı.
Erhan Aktaş
Suçsuzluğuna dair kanıtlara rağmen yine de onu belli bir süre zindana atmaya karar verdiler.
Hakkı Yılmaz
Sonra bu kadar delili gördükten sonra bir süre için o'nu zindana atmaları açığa çıktı.
Muhammed Esed
Sonra, o kişizade ve ev halkı bütün delilleri(n Yusuf'un lehinde olduğunu) gördükten sonra bile o'nu bir süre için hapsetmeyi uygun gördüler.
Mustafa İslamoğlu
En sonunda yetkililer, gördükleri belge ve delillerin ardından (olayın sırrına ermelerine rağmen), belli bir süre onu hapsetmenin kesinlikle daha uygun olacağını düşündüler.
Suat Yıldırım
Sonra, vezir ve arkadaşları bunca kesin deliller görmelerine rağmen, dedikoduları kesmek gayesiyle, bir müddet için onu hapse atmayı uygun buldular.
Süleyman Ateş
Sonra (aziz Kıtfir ve adamları, Yusuf'un masumluğu hakkındaki) bu delilleri gördükleri halde yine onu bir süre zindana atmaları kendilerine uygun geldi.
Şaban Piriş
Onun suçsuz olduğunu anladıkları halde, yine de bir süre için hapsetmeyi uygun gördüler.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunca delili gördükten sonra bile Yusuf'u bir süreye kadar zındana tıkmaları kararı onlara egemen oldu.
Edip-Layth-Martha
But it appealed to them, even after they had seen the signs, to imprison him until a time.
Muhammad Asad
For, presently it occurred to the nobleman and his household* _ [even] after they had seen all the signs [of Joseph's innocence] - that they might as well imprison him for a time.*
Rashad Khalifa
Later, they saw to it, despite the clear proofs, that they should imprison him for awhile.,
The Monotheist Group
But it appealed to them, even after they had seen the signs, to imprison him for a time.