Yusuf Sûresi50. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | dedi ki | And said |
| 2 | الملك | م ل كMLK | l-meliku | Kral | the king, |
| 3 | ائتوني | ا ت يETY | 'tūnī | bana getirin | """Bring him to me.""" |
| 4 | به | — | bihi | onu | """Bring him to me.""" |
| 5 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | But when |
| 6 | جاءه | ج ي اCYE | cā'ehu | gelince (Yusuf'a) | came to him |
| 7 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūlu | elçi | the messenger, |
| 8 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | he said, |
| 9 | ارجع | ر ج عRCA | rciǎ' | dön | """Return" |
| 10 | إلى | — | ilā | to | |
| 11 | ربك | ر ب بRBB | rabbike | efendine | your lord, |
| 12 | فاسأله | س ا لSEL | feselhu | ve ona sor | and ask him |
| 13 | ما | — | mā | neydi? | what |
| 14 | بال | ب و لBVL | bālu | maksadı | (is the) case |
| 15 | النسوة | ن س وNSV | n-nisveti | kadınların | (of) the women |
| 16 | اللاتي | — | l-lātī | who | |
| 17 | قطعن | ق ط عGŦA | ḳaTTaǎ'ne | kesen | cut |
| 18 | أيديهن | ي د يYD̃Y | eydiyehunne | ellerini | their hands. |
| 19 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 20 | ربي | ر ب بRBB | rabbī | Rabbim | my Lord |
| 21 | بكيدهن | ك ي دKYD̃ | bikeydihinne | onların tuzaklarını | of their plot |
| 22 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | biliyor | "(is) All-Knower.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال الملك ائتونى به فلما جاءه الرسول قال ارجع الى ربك فسله ما بال النسوة التى قطعن ايديهن ان ربى بكيدهن عليم
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونِي بِهِ فَلَمَّا جَاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ إِلَى رَبِّكَ فَاسْأَلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ اللَّاتِي قَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ إِنَّ رَبِّي بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌ
Transliterasyon
Ve kâlel meliku’tûnî bih|î|, fe lemmâ câehur resûlu kâlerci’ ilâ rabbike fes’elhu mâ bâlun nisvetillâtî katta’ne eydiyehunn|e|, inne rabbî bi keydihinne alîm(alîmun).
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la almaliku i/toonee bihi falamm<span class="u">a</span>j<span class="u">a</span>ahu a<span class="b">l</span>rrasoolu q<span class="u">a</span>la irjiAA il<span class="u">a</span>rabbika fa<span class="b">i</span>s-alhu m<span class="u">a</span> b<span class="u">a</span>lu a<span class="b">l</span>nniswatiall<span class="u">a</span>tee qa<span class="u">tt</span>aAAna aydiyahunna inna rabbeebikaydihinna AAaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Padişah, o zâtı getirin bana dedi. Elçi gelince dön efendine de dedi, ellerini doğrayan kadınların neydi zorları, bir sor ona; şüphe yok ki Rabbim, onların düzenini bilir.
Ali Bulaç
Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin." Ona elçi geldiğinde (Yusuf:) "Efendine (Rabbine) dön de ona sor: "Ellerini kesen o kadınların durumu neydi? Doğrusu benim Rabbim, onların hileli düzenlerini gerçekten bilendir."
Bayraktar Bayraklı
Adam bu yorumu getirince kral dedi ki: “Onu bana getirin!” Elçi, Yûsuf'a geldiği zaman, Yûsuf dedi ki: “Efendine dön de ona ‘Ellerini kesen o kadınların zoru neydi?' diye sor! Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir.”
Diyanet İşleri
(Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: "Onu bana getirin!" Elçi, Yusufa geldiği zaman, (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir."
Edip Yüksel
Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi ona gidince, "Rabbine dön ve parmaklarını kesen kadınların durumunu ondan sor. Kuşkusuz benim Rabbim, onların entrikalarını bilir" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
O hükümdar "Onu bana getirin" dedi. Emir üzerine Yusuf'a gönderilen adam yanına gelince, Yusuf ona dedi ki: "Haydi efendine geri dön de, ona sor bakalım, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Hiç şüphe yok ki, Rabbim, onların oyunlarını çokiyi bilir."
Erhan Aktaş
Hükümdar: “Onu bana getirin.” dedi. Hükümdarın elçisi ona gelince, efendine dön ve ona, ellerini kesen kadınların durumunu sor.* Kuşkusuz Rabb’im onların hilesini bilendir.
Hakkı Yılmaz
Ve o hükümdar, “Onu bana getirin!” dedi. Sonra ne zaman ki elçi Yûsuf'a geldi, Yûsuf ona dedi ki: “Efendine geri dön de ona sor bakalım, o ellerini kesen kadınların zoru ne imiş? Hiç şüphe yok ki, Rabbim, onların oyunlarını çok iyi bilir.”
Muhammed Esed
Ve (Yusuf'un yorumu kendisine ulaşır ulaşmaz) Kral: "Onu bana getirin!" dedi. Ama elçiler kendisine geldiğinde (Yusuf:) "Efendinize gidin ve ondan (önce) ellerini kesen kadınlar hakkındaki gerçeği (ortaya çıkarmasını) isteyin; çünkü, Rabbim onların oyunlarını/tuzaklarını bütün gerçeğiyle bilmektedir!"
Mustafa İslamoğlu
(Bu yorum kendilerine iletilince,) kral "Onu bana getirin!" emrini verdi. Görevli kendisine gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön ve ona sor bakalım, ellerini kesen hanımların derdi neymiş? Şunu da iyi bil ki, benim Rabbim onların tuzaklarını çok iyi bilmektedir."
Suat Yıldırım
Bunu duyan Hükümdar: “Onu bana getirin! ” dedi. Hükümdarın elçisi gelince Yusuf: “Sen önce dönüp efendine de ki: “O ellerini kesen kadınların meselesi neydi, kendisine soruver. ” Zaten benim efendim, o kadınların fendini pek iyi bilir. ”*
Süleyman Ateş
(Elçi bu yorumu getirince) Kral: "Onu bana getirin." dedi. Elçi, Yusuf'un yanına gelince (Yusuf): "Efendine dön de ona sor, ellerini kesen o kadınların maksadı neydi? (Bunu ortaya çıkarsın). Şüphesiz Rabbim, onların tuzaklarını biliyor", dedi.
Şaban Piriş
Hükümdar: -Onu bana getirin, dedi. Yusufa elçi gelince:-Efendine dön, kadınların niçin ellerini kestiğini sor. Şüphesiz Rabbim, onların hilesini bilir, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kral: "Bu yorumu yapanı bana getirin." dedi. Elçi kendisine gelince, Yusuf dedi ki: "Kralına dön de sor bakalım, o ellerini doğrayan kadınların derdi neydi? Rabbim, o kadınların hilelerini çok iyi bilmektedir."
Edip-Layth-Martha
The King said, "Bring him to me." When the messenger came to him, he said, "Go back to your lord and ask him what the matter was regarding the women that cut their hands? My Lord is well aware of their scheming."
Muhammad Asad
And [as soon as Joseph's interpretation. was conveyed to him,] the King said: "Bring him before me!" But when the [King's] messenger came unto him, [Joseph] said: "Go back to thy lord and ask him [first to find out the truth] about those women who cut their hands-for, behold, [until now it is] my Sustainer [alone who] has full knowledge of their guile!"
Rashad Khalifa
The king said, "Bring him to me." When the messenger came to him, he said, "Go back to your lord and ask him to investigate the women who cut their hands. My Lord is fully aware of their schemes.",
The Monotheist Group
Andthe king said: "Bring him to me." So when the messenger came to him, he said: "Go back to your lord and ask him what was the matter regarding the women who cut their hands? Indeed, my Lord is aware of their plans."