Yusuf Sûresi54. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (14 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وقالق و لGVLve ḳāledediAnd said
2الملكم ل كMLKl-melikuKralthe king,
3ائتونيا ت يETY'tūnībana getirin"""Bring him to me;"
4بهbihionu"""Bring him to me;"
5أستخلصهخ ل صḢLṦesteḣliShuonu özel (dost) yapayımI will select him
6لنفسين ف سNFSlinefsīkendime"for myself."""
7فلماfelemmāne zaman kiThen when
8كلمهك ل مKLMkellemehuonunla konuşuncahe spoke to him,
9قالق و لGVLḳālededi kihe said,
10إنكinnekeşüphesiz sen"""Indeed, you"
11اليومي و مYVMl-yevmebugün(are) today
12لديناledeynāyanımızdawith us
13مكينم ك نMKNmekīnunmevki sahibisinfirmly established
14أمينا م نEMNemīnungüvenilir(bir kimse)sin"(and) trusted."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وقال الملك ائتونى به استخلصه لنفسى فلما كلمه قال انك اليوم لدينا مكين امين

Arapça (Harekeli)

وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونِي بِهِ أَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْسِي فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ إِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَكِينٌ أَمِينٌ

Transliterasyon

Ve kâlel meliku’tûnî bihî estahlishu li nefsî, fe lemmâ kellemehu kâle innekel yevme ledeynâ mekînun emîn(emînun).

Transliteration (Eng.)

Waq<span class="u">a</span>la almaliku i/toonee bihiastakhli<span class="u">s</span>hu linafsee falamm<span class="u">a</span> kallamahu q<span class="u">a</span>lainnaka alyawma ladayn<span class="u">a</span> makeenun ameen<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Padişah, onu tapıma getirin de dedi, kendime öz yakınım edineyim onu. Yûsuf'la konuşunca da gerçekten de dedi, bugün sen büyük bir mevki sâhibisin, emin bir adamsın.

Ali Bulaç

Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, onu kendime bağlı kılayım." Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: "Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin."

Bayraktar Bayraklı

Kral dedi ki: “Onu bana getiriniz; onu kendime özel danışman tayin edeyim.” Onunla konuşunca, “Bugün sen, katımda yüksek makam sahibisin ve güvenilir birisin” dedi.

Diyanet İşleri

Kral dedi ki: Onu bana getirin, onu kendime özel danışman edineyim. Onunla konuşunca: Bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin, dedi.*

Edip Yüksel

Kral dedi ki: "Getirin onu, yanımda çalışması için onu atayayım." Kendisiyle konuşup görüşünce, "Sen artık bugün yanımızda önemli bir makamı olan güvenilir birisin" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, kendime tahsis edeyim." Sonra onunla konuşunca da: "Sen bugün yanımızda gerçekten büyük bir mevki sahibisin, güvenilir birisin" dedi.

Erhan Aktaş

Ve Hükümdar: “Onu bana getirin. Onu, yanımda seçkin bir kimse yapayım.” dedi. Onunla görüştüğünde de: “Sen bundan böyle yanımızda itibarlısın ve güvendesin.” dedi.

Hakkı Yılmaz

Ve hükümdar, “Onu bana getirin, onu kendim için atayayım” dedi. Sonra o'nunla konuşunca da, “Şüphesiz sen bugün yanımızda gerçekten önemli bir mevki sâhibisin, güvenilir birisin” dedi.

Muhammed Esed

Ve Kral: "Onu bana getirin," dedi, "ki, kendime dost edineyim". Ve o'nunla konuşunca, (Kral:) "Bundan böyle yanımızda kendisine güven duyulan biri olarak" dedi, "yüksek bir yerin olacaktır!"

Mustafa İslamoğlu

Derken kral "Onu bana getirin!" diye emretti, "Onu kendime seçkin bir yardımcı olarak atayayım." Onunla konuşmasının ardından dedi ki: "İyi bil ki bundan böyle sen, katımızdan saygın bir konuma sahip olup kendisine güven duyulan birisin."

Suat Yıldırım

Hükümdâr: “Onu yanıma getirin, özel danışman edineyim. ” dedi. Onunla konuştuktan sonra da: “Sen artık bundan böyle, nezdimizde yüksek bir makam sahibi, tam itimad edilen bir müsteşarsın. ” dedi. *

Süleyman Ateş

Kral: "Onu bana getirin, dedi, onu kendime özel (dost) yapayım!" Kendisiyle konuş(up ondaki olgunluğu gör)ünce (Yusuf'a): "Sen, dedi, artık bugün yanımızda mevki sahibi, güvenilir(bir kimse)sin.

Şaban Piriş

Hükümdar:-Onu bana getirin, yanıma alayım, dedi. Onunla konuşunca:-Bugün senin yanımızda önemli bir yerin ve güvenilir bir durumun vardır, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Kral dedi ki: "Onu bana getirin, kendime özel dost edineyim." Yusuf'la konuşunca da şöyle dedi: "Artık bugün yanımızda mevkii olan, güvenilir bir dostsun."

Edip-Layth-Martha

The King said, "Bring him to me so that I may employ him for myself." So when he spoke to him, he said, "Today you are with us in high rank and trusted."

Muhammad Asad

And the King said: "Bring him unto me, so that I may attach him to my own person." And when he had spoken with him, [the King] said: "Behold, [from] this day thou shalt be of high standing with us, invested with all trust!"

Rashad Khalifa

The king said, "Bring him to me, so I can hire him to work for me." When he talked with him, he said, "Today, you have a prominent position with us.",

The Monotheist Group

Andthe king said: "Bring him to me so that I may employ him to my person." So when he spoke to him, he said: "Today you are with us in a high standing and trusted."