Yusuf Sûresi60. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فإن | — | fein | eğer | But if |
| 2 | لم | — | lem | not | |
| 3 | تأتوني | ا ت يETY | te'tūnī | bana getirmezseniz | you bring him to me |
| 4 | به | — | bihi | onu | you bring him to me |
| 5 | فلا | — | felā | artık yoktur | then (there will be) no |
| 6 | كيل | ك ي لKYL | keyle | ölçecek bir şey | measure |
| 7 | لكم | — | lekum | size | for you |
| 8 | عندي | ع ن دAND̃ | ǐndī | benim yanımda | from me, |
| 9 | ولا | — | ve lā | and not | |
| 10 | تقربون | ق ر بGRB | teḳrabūni | (bir daha) bana yaklaşmayın | "you will come near me.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فان لم تاتونى به فلا كيل لكم عندى ولا تقربون
Arapça (Harekeli)
فَإِن لَّمْ تَأْتُونِي بِهِ فَلَا كَيْلَ لَكُمْ عِندِي وَلَا تَقْرَبُونِ
Transliterasyon
Fe in lem te’tûnî bihî fe lâ keyle lekum indî ve lâ takrebûn|i|.
Transliteration (Eng.)
Fa-in lam ta/toonee bihi fal<span class="u">a</span> kaylalakum AAindee wal<span class="u">a</span> taqraboon<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onunla berâber gelmezseniz size benden bir ölçek bir şey bile yok, yaklaşmayın artık buraya.
Ali Bulaç
"Eğer onu bana getirmeyecek olursanız, artık benim katımda sizin için bir ölçek (erzak) yoktur ve bana da yaklaşmayın."
Bayraktar Bayraklı
Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verecek bir ölçek erzak yoktur, bana hiç yaklaşmayınız.
Diyanet İşleri
Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek bir ölçek (erzak) yoktur, bana hiç yaklaşmayın!"
Edip Yüksel
"Onu bana getirmezseniz, artık benden ölçülüp tartılacak bir şey beklemeyin ve bana yaklaşmayın."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Siz eğer onu bana getirmezseniz, bir daha size hiç kile yok, (bir ölçek bile zahire alamazsınız) yanıma da yaklaşmayın".
Erhan Aktaş
Buna rağmen eğer o kardeşinizi bana getirmezseniz, size hiçbir şey vermem ve kesinlikle yanıma da gelmeyin.
Hakkı Yılmaz
(59,60)Ne zaman ki onların teçhizatlarını hazırladı, “Babanızdan olan kardeşinizi bana getirin. Görüyorsunuz ya, ben ölçeği tam ölçüyorum ve ben konuk ağırlayanların en iyisiyim. Siz eğer onu bana getirmezseniz, bir daha size hiç tahıl yok, yanıma da yaklaşmayın!” dedi.
Muhammed Esed
Ama eğer kardeşinizi bana getirmezseniz o zaman benden ne bir ölçek olsun (zahire) bekleyin, ne de yanıma yaklaşın!"
Mustafa İslamoğlu
Fakat (gelecek sefer) onu da getirmezseniz, o takdirde benden ne bir ölçek alabilirsiniz, ne de yanıma yaklaşabilirsiniz."
Suat Yıldırım
59, 60. Yusuf onların zahîre yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Siz, baba bir kardeşinizi de yanıma getirin, gördüğünüz gibi ben size tam ölçek veriyorum ve ben dışardan gelen misafirleri ağırlamaya, başka herkesten fazla özen göstermekteyim. Eğer onu getirmezseniz, o zaman, ne bir ölçek olsun zahire bekleyin, ne de yanıma yaklaşın! ”*
Süleyman Ateş
Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size ölçü(lüp verilecek bir şey) yok. (Bir daha) bana yaklaşmayın!
Şaban Piriş
-Eğer onu bana getirmezseniz bundan böyle benden bir ölçek erzak bile alamazsınız ve bana yaklaşmayın da.
Yaşar Nuri Öztürk
"Eğer onu bana getirmezseniz, artık yanımda sizin için ölçülecek birşey yok, bir daha bana yaklaşmayın."
Edip-Layth-Martha
"But if you do not bring him to me, then there shall be no measure of grain for you with me, and do not come near me."
Muhammad Asad
But if you do not bring him unto me, you shall never again receive a single measure [of grain] from me, nor shall you [be allowed to] come near me!"
Rashad Khalifa
"If you fail to bring him to me, you will get no share from me; you will not even come close.",
The Monotheist Group
"But if you do not bring him to me, then there shall be no measure of grain for you with me, and do not come near me."