Yusuf Sûresi65. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | ne zaman ki | And when |
| 2 | فتحوا | ف ت حFTḪ | feteHū | açtılar | they opened |
| 3 | متاعهم | م ت عMTA | metāǎhum | (zahire) yüklerini | their baggage, |
| 4 | وجدوا | و ج دVCD̃ | vecedū | buldular | they found |
| 5 | بضاعتهم | ب ض عBŽA | biDāǎtehum | sermayelerini | their merchandise |
| 6 | ردت | ر د دRD̃D̃ | ruddet | geri verilmiş | returned |
| 7 | إليهم | — | ileyhim | kendilerine | to them. |
| 8 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 9 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 10 | أبانا | ا ب وEBV | ebānā | babamız | our father |
| 11 | ما | — | mā | daha ne? | What |
| 12 | نبغي | ب غ يBĞY | nebğī | istiyoruz | (could) we desire? |
| 13 | هذه | — | hāƶihi | işte | This |
| 14 | بضاعتنا | ب ض عBŽA | biDāǎtunā | sermayemiz | (is) our merchandise |
| 15 | ردت | ر د دRD̃D̃ | ruddet | geri verilmiş | returned |
| 16 | إلينا | — | ileynā | bize | to us. |
| 17 | ونمير | م ي رMYR | ve nemīru | yine yiyecek getiririz | And we will get provision |
| 18 | أهلنا | ا ه لEHL | ehlenā | ailemize | (for) our family, |
| 19 | ونحفظ | ح ف ظḪFƵ | ve neHfeZu | ve koruruz | and we will protect |
| 20 | أخانا | ا خ وEḢV | eḣānā | kardeşimizi | our brother |
| 21 | ونزداد | ز ي دZYD̃ | ve nezdādu | ve fazla alırız | and get an increase |
| 22 | كيل | ك ي لKYL | keyle | yükü | measure |
| 23 | بعير | ب ع رBAR | beǐyrin | bir deve | (of) a camel's (load). |
| 24 | ذلك | — | ƶālike | bu | That |
| 25 | كيل | ك ي لKYL | keylun | bir ölçüdür | (is) a measurement |
| 26 | يسير | ي س رYSR | yesīrun | az | "easy.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما فتحوا متعهم وجدوا بضعتهم ردت اليهم قالوا يابانا ما نبغى هذه بضعتنا ردت الينا ونمير اهلنا ونحفظ اخانا ونزداد كيل بعير ذلك كيل يسير
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ إِلَيْهِمْ قَالُوا يَا أَبَانَا مَا نَبْغِي هَذِهِ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ إِلَيْنَا وَنَمِيرُ أَهْلَنَا وَنَحْفَظُ أَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَعِيرٍ ذَلِكَ كَيْلٌ يَسِيرٌ
Transliterasyon
Ve lemmâ fetehû metâahum vecedû bidâatehum ruddet ileyhim, kâlû yâ ebânâ mâ nebgî, hâzihî bidâatunâ ruddet ileynâ, ve nemîru ehlenâ ve nahfazu ehânâ ve nezdâdu keyle beîr (beîrin), zâlike keylun yesîr(yesîrun).
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> fata<span class="u">h</span>oo mat<span class="u">a</span>AAahumwajadoo bi<span class="u">da</span>AAatahum ruddat ilayhim q<span class="u">a</span>loo y<span class="u">a</span>ab<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> nabghee h<span class="u">ath</span>ihi bi<span class="u">da</span>AAatun<span class="u">a</span>ruddat ilayn<span class="u">a</span> wanameeru ahlan<span class="u">a</span> wana<span class="u">h</span>fa<span class="i"><span class="u">th</span></span>uakh<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span> wanazd<span class="u">a</span>du kayla baAAeerin <span class="u">tha</span>likakaylun yaseer<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yüklerini açıp aldıkları zahîreye karşılık verdikleri bedelleri de yüklerinin içinde bulunca baba dediler, daha ne istiyoruz? İşte zahîre bedellerimiz de bize geri verilmiş. Onlarla tekrar âilemize zahîre getiririz, kardeşimizi koruruz, daha fazla zahîre alırız. Zâten bu seferki bize yetmeyecek kadar da az.
Ali Bulaç
Erzak yüklerini açıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüklerinde, dediler ki: "Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, işte sermayemiz bize geri verilmiş; (bununla yine) ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükünü de ilave ederiz. Bu (aldığımız) az bir ölçektir."
Bayraktar Bayraklı
Eşyalarını açtıklarında, ödedikleri bedelin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: “Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. Yine onunla ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu getirdiğimiz, az bir miktardır.”
Diyanet İşleri
Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu (seferki aldığımız) az bir miktardır.
Edip Yüksel
Erzak yüklerini açınca, eşyalarının kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler ve, "Ey babamız, daha ne isteriz? İşte eşyalarımız bize geri verilmiş. Ailemizin geçimini sağlar, kardeşimizi korur ve bir deve yükü daha erzak alırız. Bu, kolay bir iştir" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken yüklerini açtılar ve sermayelerini kendilerine geri verilmiş olarak buldular. Dediler ki: "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte sermayelerimiz de bize iade edilmiş. Bununla yine ailemize zahire alır getiririz, kardeşimizi de koruruz, üstelik biryük daha fazla zahire alırız. Zaten bu aldığımız pek az bir zahiredir."
Erhan Aktaş
Tahıl yüklerini açtıklarında verdikleri bedelin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. “Ey babamız! Bak sermayemiz bize geri verilmiş. Daha ne istiyoruz! Onunla da kendimize tahıl getiririz. Kardeşimizi de koruruz. Fazladan bir deve yükü daha alırız. Zaten bu bize yetmez.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Ve yüklerini açtıkları zaman sermayelerini kendilerine geri verilmiş olarak buldular. Dediler ki: “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte, sermayelerimiz bize iade edilmiş. Bununla ailemize zahire alır getiririz, kardeşimizi de koruruz, üstelik bir deve yükü daha fazla zahire alırız. Bu aldığımız, çok kolay/pek az bir tahıldır.”
Muhammed Esed
Ve neden sonra, denkleri çözdüklerinde, (takas için götürdükleri) malların kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler; "Ey babamız!" dediler, "Başka ne isteyebiliriz? İşte kendi mallarımız, olduğu gibi bize bırakılmış! (Eğer Bünyamin'in bizimle gelmesine izin verirsen) bu mallarla ailemize (yeniden) erzak getirebilir, kardeşimizi de (iyi) koruyup gözetir ve (böylece) birer deve yükü zahire fazladan elde etmiş oluruz. Zaten bu (ilk seferde getirdiğimiz) tartıca pek az sayılır".
Mustafa İslamoğlu
Ve yüklerini açtıklarında, (takas olarak) verdikleri malların kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız!" dediler, "Başka ne isteyebiliriz ki? İşte, verdiğimiz karşılık (bile) aynen bize iade edildi. Bunlarla ailemiz için tekrar erzak alabilirz. Üstelik hem kardeşimizi korur, hem de fazladan bir deve yükü daha alırız; (zaten) bu (getirdiğimiz) tartıca az bir miktar."
Suat Yıldırım
Yüklerini açınca da, zahîre bedellerinin yükleri içine geri konulduğunu gördüler ve: “Baba, baba! dediler, daha ne istiyoruz, işte verdiğimiz zahîre bedellerimiz de bize geri verilmiş! Gidelim, yine evimize erzak getiririz, kardeşimizi de koruruz, hem bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu sefer aldığımız, az bir ölçektir (ihtiyacımıza yetmez)”
Süleyman Ateş
Zahire yüklerini açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. Dediler ki: "Ey babamız, daha ne istiyoruz? İşte sermayemiz de bize geri verilmiş! Yine ailemize yiyecek getiririz. Kardeşimizi koruruz, bir deve yükü de fazla (azık) alırız. (Çünkü) Bu, az bir ölçüdür (bize yetmez)."
Şaban Piriş
Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri sermayelerinin kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. -Ey babamız! Daha ne isteriz; işte sermayemiz de bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir, dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yüklerini açtıklarında sermayelerini buldular; onlara geri verilmişti. "Ey babamız, dediler, daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz, bize geri verilmiş. Ailemize yeniden yiyecek alırız. Kardeşimizi koruruz. Bir deve yükü zahire de ilave ederiz. Zaten şu aldığımız az bir miktardır."
Edip-Layth-Martha
So when they opened their bags, they found their goods had been returned to them, and they said, "Our father, what more can we desire, this is our goods returned to us, so we can get more for our family, and be guardians over our brother, and increase a measure of grain to load a camel. That is truly an easy measure!"
Muhammad Asad
Thereupon, when they opened their packs, they discovered that their merchandise had been returned to them; [and] they said: "O our father! What more could we desire? Here is our merchandise: it has been returned to us! [If thou send Benjamin with us,] we shall (again] be able to bring food for our family, and shall guard our brother [well], and receive in addition another camel-load of grain* That [which we have brought the first time] was but a scanty measure."
Rashad Khalifa
When they opened their bags, they found their goods returned to them. They said, "Our father, what more can we ask for? Here are our goods returned to us. We can thus provide for our family, protect our brother, and receive one more camel-load. This is certainly a profitable deal.",
The Monotheist Group
So when they opened their baggage, they found their goods had been returned to them, and they said: "Our father, what more can we desire, these are our goods returned to us, so we can get more for our family, and be guardians over our brother, and increase a measure of grain to load a camel. That is truly an easy measure!"