Yusuf Sûresi82. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (11 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1واسألس ا لSELveseli(istersen) sorAnd ask
2القريةق ر يGRYl-ḳaryetekentethe town
3التيlletīwhere
4كناك و نKVNkunnābulunduğumuzwe were
5فيهاfīhāİçinde[in it],
6والعيرع ي رAYRvel'ǐyrave kervanaand the caravan
7التيlletīwhich
8أقبلناق ب لGBLeḳbelnāgeldiğimizwe returned
9فيهاfīhāİçinde[in it].
10وإناve innāve bizAnd indeed, we
11لصادقونص د قṦD̃GleSādiḳūnedoğru söylüyoruz"surely (are) truthful.'"""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وسل القرية التى كنا فيها والعير التى اقبلنا فيها وانا لصدقون

Arapça (Harekeli)

وَاسْأَلِ الْقَرْيَةَ الَّتِي كُنَّا فِيهَا وَالْعِيرَ الَّتِي أَقْبَلْنَا فِيهَا وَإِنَّا لَصَادِقُونَ

Transliterasyon

Ves’elil karyetelletî kunnâ fîhâ vel îrelletî akbelnâ fîhâ, ve innâ le sâdikûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wa<span class="b">i</span>s-ali alqaryata allatee kunn<span class="u">a</span>feeh<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>lAAeera allatee aqbaln<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a</span>wa-inn<span class="u">a</span> la<span class="u">sa</span>diqoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

İçinde bulunduğumuz şehir halkına da sor, berâber geldiğimiz kervan halkına da ve şüphe yok ki doğru söylemekteyiz.

Ali Bulaç

"İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da. Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz."

Bayraktar Bayraklı

“Bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde geldiğimiz kervana da sorabilirsin. Andolsun, doğru söylüyoruz.”

Diyanet İşleri

(İstersen) içinde bulunduğumuz şehire (Mısır halkına) ve aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz."*

Edip Yüksel

"Bulunduğumuz topluluğa ve beraber geldiğimiz kervana sor. Biz doğruyu anlatıyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazır

"Hem orada bulunduğumuz şehir halkına, hem içinde bulunduğumuz kervana sor. Ve emin ol ki, biz kesinlikle doğru söylüyoruz."

Erhan Aktaş

“Gittiğimiz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sor. Kuşkusuz biz doğru söylüyoruz.”

Hakkı Yılmaz

(80-82)Artık ne zaman ki o'ndan ümit kestiler, o zaman fısıldaşarak bir yana çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına ahit aldığını ve daha önce Yûsuf konusunda aşırı gittiğinizi bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir hüküm verinceye kadar ben artık buradan ayrılmam. Ve Allah, hüküm verenlerin en hayırlısıdır. Siz dönün de babanıza deyin ki: Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık yaptı/ hırsızlıkla suçlandı. Biz de ancak bildiğimize şâhitlik ettik. Ve biz görülmeyenin, duyulmayanın, sezilmeyenin bekçileri değiliz. Hem içinde bulunduğumuz kente ve içlerinde geldiğimiz kervana sor. Ve şüphesiz ki, biz kesinlikle doğru kimseleriz.”

Muhammed Esed

(Olay sırasında) bulunduğumuz şehir halkına, birlikte yolculuk yaptığımız kervancılara sor istersen: (göreceksin ki) biz gerçekten doğru söylüyoruz!"

Mustafa İslamoğlu

İstersen, (olay günü) bulunduğumuz şehrin sakinlerine ve birlikte döndüğümüz kervancılara sor: zira biz gerçekten doğru söylüyoruz."

Suat Yıldırım

“İnanmazsan, gittiğimiz şehrin ahalisine ve yine içinde geldiğimiz kafilede bulunanlara sor! Bütün samimiyetimizle ifade ediyoruz ki söylediğimiz, doğrunun ta kendisidir. ”*

Süleyman Ateş

(İnanmazsan) İçinde bulunduğumuz kente ve beraber geldiğimiz kervana sor. Biz doğru söylüyoruz!"

Şaban Piriş

Bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

"İçinde bulunduğumuz kente, beraberinde döndüğümüz kervana sor. Biz gerçeğin ta kendisini söylüyoruz."

Edip-Layth-Martha

"Ask the people of the town which we were in, and the caravan which we have returned with. We are being truthful."

Muhammad Asad

And ask thou in the town in which we were [at the time], and of the people of the caravan with whom we travelled hither, and [thou wilt find that] we, are indeed telling the truth!"'

Rashad Khalifa

`You may ask the community where we were, and the caravan that came back with us. We are telling the truth.' ",

The Monotheist Group

"And ask the people of the town which we were in, and the caravan which we have returned with. We are being truthful."