Yusuf Sûresi83. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 2 | بل | — | bel | herhalde | """Nay," |
| 3 | سولت | س و لSVL | sevvelet | süsledi | have enticed |
| 4 | لكم | — | lekum | size | you |
| 5 | أنفسكم | ن ف سNFS | enfusukum | nefisleriniz | your souls |
| 6 | أمرا | ا م رEMR | emran | bir işi | something, |
| 7 | فصبر | ص ب رṦBR | feSabrun | artık sabretmek gerek | so patience |
| 8 | جميل | ج م لCML | cemīlun | güzelce | (is) beautiful. |
| 9 | عسى | ع س يASY | ǎsā | belki de | Perhaps |
| 10 | الله | — | llahu | Allah | Allah, |
| 11 | أن | — | en | will bring them to me | |
| 12 | يأتيني | ا ت يETY | ye'tīenī | bana getirir | will bring them to me |
| 13 | بهم | — | bihim | onların | will bring them to me |
| 14 | جميعا | ج م عCMA | cemīǎn | hepsini | all. |
| 15 | إنه | — | innehu | çünkü o | Indeed, He |
| 16 | هو | — | huve | O | He |
| 17 | العليم | ع ل مALM | l-ǎlīmu | bilendir | (is) the All-Knower, |
| 18 | الحكيم | ح ك مḪKM | l-Hakīmu | herşeyi hikmetle yapandır | "All-Wise.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال بل سولت لكم انفسكم امرا فصبر جميل عسى الله ان ياتينى بهم جميعا انه هو العليم الحكيم
Arapça (Harekeli)
قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ أَنفُسُكُمْ أَمْرًا فَصَبْرٌ جَمِيلٌ عَسَى اللَّهُ أَن يَأْتِيَنِي بِهِمْ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
Transliterasyon
Kâle bel sevvelet lekum enfusukum emrâ(emren), fe sabrun cemîl(cemîlun), asallâhu en ye’tiyenî bihim cemî’â(cemî’an), innehu huvel alîmul hakîm|u|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la bal sawwalat lakum anfusukumamran fa<span class="u">s</span>abrun jameelun AAas<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hu anya/tiyanee bihim jameeAAan innahu huwa alAAaleemu al<span class="u">h</span>akeem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yakup, olsa olsa dedi, nefisleriniz, yaptığınız işi size güzel, o güç işi kolay göstermiş; fakat ben, pek güzel dayanır, sabrederim. Umarım ki Allah hepsine birden kavuşturur beni, hiç şüphe yok ki o, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
Ali Bulaç
(Şehre dönüp durumu babalarına aktarınca o:) "Hayır" dedi. "Nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tümünü bana getirir. Çünkü O, bilenin, hüküm ve hikmet sahibi olanın Kendisi'dir."
Bayraktar Bayraklı
Babaları dedi ki: “Hayır, nefisleriniz sizi böyle bir işe sürükledi. Bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir; hikmet sahibidir.”
Diyanet İşleri
(Babaları) dedi ki: "Hayır, nefisleriniz sizi (böyle) bir işe sürükledi. (Bana düşen) artık, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."*
Edip Yüksel
"Hayır, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen artık güzelce sabretmektir. Olur ki ALLAH, bana onları topluca getirir. O, Bilendir, Bilgedir" dedi.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Babaları dedi ki: "Hayır, sizi nefisleriniz altadıp bir işe sürüklemiş. Artık bana güzel güzel sabretmek düşüyor. Belki Allah hepsini birden bana geri getirir. Çünkü O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Erhan Aktaş
“Hayır! Nefsiniz bu işte sizi aldatmış.* Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Umarım ki Allah hepsini birden bana kavuşturur. Gerçek şu ki O, Her Şeyi Bilen’dir, En İyi Hüküm Veren’dir.
Hakkı Yılmaz
Babaları dedi ki: “Aksine, nefisleriniz sizi aldatıp bir işe sürüklemiş. Artık güzel bir sabır! Umarım ki Allah üçünü [Yûsuf'u, küçük kardeşini ve büyük kardeşini] birden bana getirir. Şüphesiz O, en iyi bilenin, haksızlık ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeleri koyanın ta kendisidir.”
Muhammed Esed
(VE BABALARININ yanına dönüp, olup biteni o'na anlattıkları zaman Yakub;) "Yoo; yine kendi muhayyilenizdir olmayacak bir işi size olağan gösteren; (bana gelince) artık sabır en iyisidir; belki de Allah onların hepsini birden bana (geri) getirecektir; gerçek şu ki, Allah doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen, mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir!"
Mustafa İslamoğlu
(Olan biteni haber verdikleri babaları) "Hayır!" dedi, "tasavvurlarınız size tumturaklı bir oyun oynamış. Bundan böyle bana düşen güzel bir sabırdır; kim bilir belki de Allah hepsini birden bana kavuşturur: çünkü O, evet O'dur her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydeden."
Suat Yıldırım
Ama babaları Yâkub: “Hayır, hayır! Korkarım yine nefisleriniz sizi olumsuz bir işe sürükleyip ayağınızı kaydırmıştır. Ne yapayım? Bu hale karşı sükûnet ve ümit içinde sabretmekten başka yapacak şey yok! Ümidim var ki Allah bütün kaybettiklerimi bana lütfedecektir. Çünkü O alîmdir, hakîmdir (benim de onların da hallerini bilir ve beni elbette hikmetini ortaya koymak için, bu imtihana tâbi tutmuştur). ”
Süleyman Ateş
(Dönüp babalarına geldiler ve kardeşlerinin sözünü söylediler. Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz size bir işi süs(leyerek sizi ona sürük)ledi. Artık (bana) güzelce sabretmek gerek. Belki de Allah, onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir, herşeyi hikmetle (yerli yerince) yapandır.
Şaban Piriş
Yakup: -Sizi nefsiniz bir iş yapmağa sürükledi, artık bana güzelce sabır gerekir; belki Allah hepsini birden bana getirecektir, çünkü O bilendir, hakimdir, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yakub dedi ki: "Hayır, öyle değil, nefisleriniz sizi yine bir işe itmiş. Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak. Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü Alim olan O, Hakim olan O'dur."
Edip-Layth-Martha
He replied: "No, you lured yourself to commit this work. So patience is good; perhaps God will bring them all to me. He is the Knowledgeable, the Wise."*
Muhammad Asad
[AND WHEN they returned to their father and told him what had happened,] he exclaimed: "Nay, but it is your [own] minds that have made [so terrible] a happening seem a matter of little account to you! But [as for myself,] patience in adversity is most goodly; God may well bring them all [back] unto me:* verily, He alone is all-knowing, truly wise!"
Rashad Khalifa
He said, "Indeed, you have conspired to carry out a certain scheme. Quiet patience is my only recourse. May GOD bring them all back to me. He is the Omniscient, Most Wise.",
The Monotheist Group
He said: "No, for it is your own souls that have conspired you to this. So patience is most fitting, perhaps God will bring them all to me. He is the Knowledgeable, the Wise."