Yusuf Sûresi86. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 2 | إنما | — | innemā | şüphesiz ben | """Only" |
| 3 | أشكو | ش ك وŞKV | eşkū | arz ederim | I complain |
| 4 | بثي | ب ث ثBS̃S̃ | beṧṧī | üzüntümü | (of) my suffering |
| 5 | وحزني | ح ز نḪZN | ve Huznī | ve tasamı | and my grief |
| 6 | إلى | — | ilā | yalnız | to |
| 7 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah, |
| 8 | وأعلم | ع ل مALM | ve eǎ'lemu | ve bilirim | and I know |
| 9 | من | — | mine | tarafından | from |
| 10 | الله | — | llahi | Allah | Allah |
| 11 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 12 | لا | — | lā | not | |
| 13 | تعلمون | ع ل مALM | teǎ'lemūne | sizin bilmediğiniz | you know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال انما اشكوا بثى وحزنى الى الله واعلم من الله ما لا تعلمون
Arapça (Harekeli)
قَالَ إِنَّمَا أَشْكُو بَثِّي وَحُزْنِي إِلَى اللَّهِ وَأَعْلَمُ مِنَ اللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Kâle innemâ eşkû bessî ve huznî ilallâhi ve a’lemu inallâhi mâ lâ ta’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la innam<span class="u">a</span> ashkoo baththee wa<span class="u">h</span>uzneeil<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi waaAAlamu mina All<span class="u">a</span>hi m<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span>taAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ben dedi, taşan derdimi, kederimi ancak Allah'a arzetmedeyim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum ben.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum. Ben Allah'tan (bir bilgi olarak) sizin bilmediğinizi de biliyorum."
Bayraktar Bayraklı
Ya‘kûb, “Ben, sadece gam ve kederimi Allah'a arz ediyorum. Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından vahiy ile biliyorum” dedi.
Diyanet İşleri
(Ya'kub:) Ben sadece gam ve kederimi Allah'a arzediyorum. Ve ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) biliyorum, dedi.
Edip Yüksel
"Ben kahrımı ve tasamı ancak ALLAH'a şikayet ederim, sizin bilmediğinizi ALLAH'tan biliyorum" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Dedi ki: "Ben hüznümü, kederimi ancak Allah'a şikayet ederim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri de bilirim."
Erhan Aktaş
“Gönlümden geçenleri ve kederimi yalnızca Allah’a arz ediyorum. Ve Allah’tan bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim.” dedi.
Hakkı Yılmaz
(86,87)Ya‘kûb dedi ki: “Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a şikâyet ediyorum. Ve ben Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın vereceği ferahlıktan ümit kesmeyin, kesinlikle kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler toplumundan başkası Allah'ın vereceği ferahlıktan ümit kesmez.”
Muhammed Esed
"Ben" dedi, "tasamı ve üzüntümü yalnızca Allah'a havale ediyorum; çünkü Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum ben.
Mustafa İslamoğlu
"Ben derdimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ediyorum!" dedi (ve ekledi): "Üstelik Allah sayesinde, sizin bilmediklerinizi biliyorum!
Suat Yıldırım
“Ben” dedi, “sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece Allah'a arz ediyorum. Hem sizin bilemediğiniz birçok şeyi Allah tarafından vahiy yolu ile biliyorum. ”
Süleyman Ateş
Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a arz ederim ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim. dedi.
Şaban Piriş
-Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allaha açarım. Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi bilirim, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi ki: "Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a arz ederim. Ve Allah'ın yardımıyla sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim."
Edip-Layth-Martha
He said, "I merely complain my grief and sorrow to God, and I know from God what you do not know."
Muhammad Asad
He answered: "It is only to God that I complain of my deep grief and my sorrow: for I know, from God, something that you do not know.*
Rashad Khalifa
He said, "I simply complain to GOD about my dilemma and grief, for I know from GOD what you do not know.,
The Monotheist Group
He said: "I merely complain my grief and sorrow to God, and I know from God what you do not know."