Ra'd Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (39 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أفمن | — | efemen | kimse gibi midir? | Is then He Who |
| 2 | هو | — | huve | o | (He) |
| 3 | قائم | ق و مGVM | ḳāimun | duran | (is) a Maintainer |
| 4 | على | — | ǎlā | üzerinde | of |
| 5 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 6 | نفس | ن ف سNFS | nefsin | nefsin | soul |
| 7 | بما | — | bimā | for what | |
| 8 | كسبت | ك س بKSB | kesebet | yaptığı işin | it has earned? |
| 9 | وجعلوا | ج ع لCAL | veceǎlū | onlar koştular | Yet they ascribe |
| 10 | لله | — | lillahi | Allah'a | to Allah |
| 11 | شركاء | ش ر كŞRK | şurakā'e | ortaklar | partners. |
| 12 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 13 | سموهم | س م وSMV | semmūhum | onları isimlendirin | """Name them." |
| 14 | أم | — | em | yoksa | Or |
| 15 | تنبئونه | ن ب اNBE | tunebbiūnehu | siz haber mi veriyorsunuz? | (do) you inform Him |
| 16 | بما | — | bimā | bir şeyi | of what |
| 17 | لا | — | lā | not | |
| 18 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | (Allah'ın) bilmediği | He knows |
| 19 | في | — | fī | in | |
| 20 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 21 | أم | — | em | yoksa | or |
| 22 | بظاهر | ظ ه رƵHR | biZāhirin | boş | of the apparent |
| 23 | من | — | mine | of | |
| 24 | القول | ق و لGVL | l-ḳavli | söz mü (söylüyorsunuz)? | "the words?""" |
| 25 | بل | — | bel | hayır | Nay, |
| 26 | زين | ز ي نZYN | zuyyine | süslü gösterildi | (is) made fair-seeming |
| 27 | للذين | — | lilleƶīne | kimselere | to those who |
| 28 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(lere) | disbelieve |
| 29 | مكرهم | م ك رMKR | mekruhum | tuzakları | their plotting, |
| 30 | وصدوا | ص د دṦD̃D̃ | ve Suddū | ve çıkarıldılar | and they are hindered |
| 31 | عن | — | ǎni | -dan | from |
| 32 | السبيل | س ب لSBL | s-sebīli | yol- | the Path. |
| 33 | ومن | — | ve men | ve kimi | And whoever |
| 34 | يضلل | ض ل لŽLL | yuDlili | şaşırtırsa | (by) Allah |
| 35 | الله | — | llahu | Allah | Allah lets go astray |
| 36 | فما | — | femā | artık olmaz! | then not |
| 37 | له | — | lehu | ona | for him |
| 38 | من | — | min | hiçbir | any |
| 39 | هاد | ه د يHD̃Y | hādin | yol gösteren | guide. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
افمن هو قائم على كل نفس بما كسبت وجعلوا لله شركاء قل سموهم ام تنبونه بما لا يعلم فى الارض ام بظهر من القول بل زين للذين كفروا مكرهم وصدوا عن السبيل ومن يضلل الله فما له من هاد
Arapça (Harekeli)
أَفَمَنْ هُوَ قَائِمٌ عَلَى كُلِّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ وَجَعَلُوا لِلَّهِ شُرَكَاءَ قُلْ سَمُّوهُمْ أَمْ تُنَبِّئُونَهُ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي الْأَرْضِ أَم بِظَاهِرٍ مِّنَ الْقَوْلِ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا عَنِ السَّبِيلِ وَمَن يُضْلِلِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ
Transliterasyon
E fe men huve kâimun alâ kulli nefsin bi mâ kesebet, ve cealû lillâhi şurekâ’(şurekâe), kul semmûhum, em tunebbiûnehu bi mâ lâ ya’lemu fîl ardı em bi zâhirin minel kavl|i|, bel zuyyine lillezîne keferû mekruhum ve suddû anis sebîl|i|, ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).
Transliteration (Eng.)
Afaman huwa q<span class="u">a</span>-imun AAal<span class="u">a</span>kulli nafsin bim<span class="u">a</span> kasabat wajaAAaloo lill<span class="u">a</span>hi shurak<span class="u">a</span>aqul sammoohum am tunabbi-oonahu bim<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> yaAAlamufee al-ar<span class="u">d</span>i am bi<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>hirin minaalqawli bal zuyyina lilla<span class="u">th</span>eena kafaroo makruhum wa<span class="u">s</span>uddooAAani a<span class="b">l</span>ssabeeli waman yu<span class="u">d</span>lili All<span class="u">a</span>hu fam<span class="u">a</span>lahu min h<span class="u">a</span>d<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Herkesin yaptığı ve elde ettiği şeyi bilip görene ve karşılığını verene benzer mi onlar, tutup Allah'a eş tanıyorlar onları. De ki: Bir ad takın onlara. Yoksa yeryüzünde bilmediği birşeyi mi haber veriyorsunuz ona, yahut da geçici bir boş lâf mı ediyorsunuz? Kâfir olanlara düzenleri hoş ve sevimli görünmede ancak ve yoldan çıkarılmadalar ve Allah, kimi doğru yoldan saptırırsa onu doğru yola sevkedecek yoktur.
Ali Bulaç
Her nefsin bütün kazandıkları üzerinde gözetici olana mı (baş kaldırılır?) Onlar Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Bunları adlandırın (bakalım). Yoksa siz yeryüzünde bilmeyeceği bir şeyi O'na haber mi veriyorsunuz? Yoksa sözün zahirine (veya boş ve süslü olanına)mi (kanıyorsunuz)? Hayır, inkar edenlere kendi hileli-düzenleri süslü-çekici gösterilmiştir ve onlar (doğru) yoldan alıkonulmuşlardır. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.
Bayraktar Bayraklı
Herkesin elde ettiğini gözeten Allah'a kim eşit olabilir? Onlar, Allah'a ortak koştular. De ki: “Onlara bir ad bulun. Yoksa siz Allah'a yeryüzünde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş laf mı ediyorsunuz?” Doğrusu inkâr edenlere hileleri süslü gösterildi ve onlar doğru yoldan alıkoydular. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek yoktur.
Diyanet İşleri
Herkesin kazandığını gözetleyip muhafaza eden, (hiç böyle yapamayan gibi olur mu?). Onlar Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onlara ad verin (onlar necidir?). Yoksa siz Allah'a yeryüzünde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş laf mı ediyorsunuz?" Doğrusu inkâr edenlere hileleri süslü gösterildi ve onlar doğru yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.
Edip Yüksel
Herkesin yaptığını kontrol eden O değil midir? Buna rağmen ALLAH'a ortaklar koştular. De ki: "Onları isimlerle tanımlayın! Siz O'nun yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz, yoksa boş sözler mi uyduruyorsunuz?" Aslında, inkârcıların hileleri kendilerine süslü gösterilir ve böylece yoldan saparlar. ALLAH kimi saptırırsa ona doğruyu gösterecek yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bütün kazandıklarıyla her bir nefsin üzerinde böylesine hükümran olan başka kim vardır? Böyle iken tuttular da Allah'a ortaklar uydurdular. De ki: "Onlara isimler verip durun bakalım. Siz O'na yeryüzünde bilmediği bir şey mi haber vereceksiniz? Yoksa anlamı olmayan kuru bir laf mı? Doğrusu küfre sapanlara kendi oyunları güzel gösterildi de yoldan saptırıldılar. Allah her kimi saptırırsa, artık onu yola getirecek kimse yoktur.
Erhan Aktaş
Peki, herkesin ne yaptığını gözeten O değil mi? Onlar yine de ilahlarını Allah’a ortaklar koştular. De ki: “Onları* istediğiniz isimle isimlendirin bakalım. Yoksa siz, O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yoksa boş sözlere mi aldanıyorsunuz?” Aslında gerçeği yalanlayan nankörlere planları güzel gösterildi de doğru yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırırsa artık ona hidayet edecek kimse olamaz.
Hakkı Yılmaz
Peki, o, kazandığı şeyler ile birlikte her bir kişinin üzerinde dikilen/görüp gözeten kimdir? Onlar ise Allah'a ortaklar edindiler. De ki: “Onları isimlendirin! Yoksa siz, O'na yeryüzünde bilmediği bir şey mi ya da sözden açık olanı mı haber vereceksiniz? Aslında kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan şu kişilere plânları güzel gösterildi de Yol'dan saptırıldılar. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren kimse yoktur.
Muhammed Esed
PEKİ, kimdir -elbette O!- yaşayan her varlığı, hak ettiği şeye bakarak görüp gözeten? Yine de Allah'a ortak koşuyorlar (öyle mi?). De ki: "Onlara (istediğiniz) ismi verin: sanki O'na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber verdiğinizi sanıyorsunuz? Yoksa sadece sözcüklerle mi oynuyorsunuz?" Hayır, tersine, hakkı inkara şartlanmış olanların çarpık tasavvurları kendilerine güzel gösteriliyor; ve böylece (doğru) yoldan döndürülüveriyorlar: ve zaten Allah'ın sapıklık içinde bıraktığı kimseye yol gösteren bulunmaz.
Mustafa İslamoğlu
O değilse kimmiş bakayım kazandıkları nedeniyle her canlı varlığın tepesine dikilip duran! Buna rağmen, hala Allah'a ortak koşuyorlar! De ki: "Onları (keyfinize göre) isimlendirin; yani siz, yeryüzünde bilmediği bir şeyi O'na haber veriyorsunuz, öyle mi? Belki de sözü (hakiki anlamda değil), sırf zahir anlamda kullanıyorsunuzdur? Hayır, inkarda ısrar edenlere hileli mantıkları cazip gösterildi ve doğru yoldan saptırıldılar. Zira Allah kimi saptırırsa, ona doğru yolu gösterecek kimse bulunmaz!
Suat Yıldırım
Tek tek her insanın ne işlediğini görüp gözeten Allah, hiç bunu yapmaktan âciz olan gibi olur mu? Bununla beraber, tutmuşlar Allah'a ortak koşuyorlar. De ki “Haydi tavsif edin, adlandırın bakayım onları! Kimdirler, necidirler, hangi işleri gerçekleştirmişler? Ne o, yoksa Allah'a kendi mülkünde var olup da bilmediği bir şeyi mi bildireceksiniz. Veya hiçbir gerçeğe tekabül etmeksizin sırf boş laf mı edeceksiniz? ” Doğrusu kurdukları tuzaklar o kâfirlere hoş gösterildi, hoşlandılar bundan ve hak yoldan menedildiler. Her kimi de Allah saptırırsa artık onu yola getirecek yoktur. [10, 61; 6, 59; 11, 6; 20, 7; 53;23; 16;37]
Süleyman Ateş
Her nefsin yaptığı işin başında duran, (hiçbir şeyden haberi olmayanla bir olur) mu? Onlar Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onları isimlendirin (nitelendirin bakalım tapılmağa değer bir yanları var mı?) Yoksa siz Allah'ın, yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi Kendisine haber veriyorsunuz? Yoksa boş söz mü söylüyorsunuz? Hayır, inkar edenlere tuzakları süslü gösterildi. (Hak) yoldan çıkarıldılar. Allah kimi şaşırtırsa artık ona yol gösteren olmaz!
Şaban Piriş
Herkesin yaptığını gözeten, bunu yapamayanlarla bir olur mu? Onlar Allaha ortaklar koştular. De ki:-Onları kutsayın bakalım; yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi Allaha haber veriyorsunuz? Yoksa boş sözlere mi aldanıyorsunuz? Fakat inkar edenlere, kurdukları düzenler güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkonuldular. Allahın sapıklıkta bıraktığına yol gösteren bulunmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'a ortaklar tanıdılar. Peki, her benliğin yaptığı işin başında duranla bunlar bir mi? De ki: "Onları isimlendirin. Yoksa siz Allah'a, yeryüzünde bilmediği birşeyi mi haber veriyorsunuz? Yoksa, anlamsız bir laf mı ediyorsunuz?" Hayır, küfre sapanlara, tuzakları süslü gösterildi de yoldan döndürüldüler. Allah'ın şaşırttığına kılavuzluk edecek yok.
Edip-Layth-Martha
Who is the One standing over every person for what it has earned? Yet they make partners with God. Say, "Name them? Or are you informing Him of what He does not know on earth? Or is it just a show of words?" But to the ingrates, their scheming is made to appear clever, and they are turned away from the path. Whoever God misguides will have no guide.
Muhammad Asad
IS, THEN, HE who has every living being* in His almighty care, [dealing with each] according to what it deserves* -[is, then, He like anything else that exists]? And yet, they ascribe to other beings a share in God's divinity! Say: "Give them any name [you please]:* but do you [really think that you could] inform Him of anything on earth that He does not know-or [do you] but play with words ?,* Nay, goodly seems their false imagery* to those who are bent on denying the truth, and so they are turned away from the [right] path: and he whom God lets go astray can never find any guide.*
Rashad Khalifa
Is there any equal to the One who controls every single soul? Yet, they set up idols to rival GOD. Say, "Name them. Are you informing Him of something on earth that He does not know? Or, are you fabricating empty statements?" Indeed, the schemes of those who disbelieve have been adorned in their eyes. They are thus diverted from the right path. Whomever GOD sends astray can never find a guiding teacher.,
The Monotheist Group
It is He who is standing upon every soul for what it has earned; yet they set up partners with God. Say: "Name them?" Or are you informing Him of what He does not know on the earth or is it just a show of words? Indeed, to the rejecters, their scheming is made to appear pleasing, and they are repelled from the path. And whoever God misguides will have no guide.