Ra'd Sûresi40. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (13 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإنve inyaAnd whether
2ما(what)
3نرينكر ا يREYnuriyennekesana gösteririzWe show you
4بعضب ع ضBAŽbeǎ'Debir kısmınıa part
5الذيlleƶī(of) what
6نعدهمو ع دVAD̃neǐduhumonları uyardığımızınWe have promised them
7أوevya daor
8نتوفينكو ف يVFYneteveffeyennekesenin canını alırızWe cause you to die,
9فإنماfeinnemāşüphesizso only
10عليكǎleykesana düşenon you
11البلاغب ل غBLĞl-belāğusadece duyurmaktır(is) the conveyance,
12وعليناve ǎleynāve bize düşerand on Us
13الحسابح س بḪSBl-Hisābuhesap görmek(is) the reckoning.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وان ما نرينك بعض الذى نعدهم او نتوفينك فانما عليك البلغ وعلينا الحساب

Arapça (Harekeli)

وَإِن مَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذِي نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَعَلَيْنَا الْحِسَابُ

Transliterasyon

Ve in mâ nuriyenneke ba’dallezî neiduhum ev neteveffeyenneke fe innemâ aleykel belâgu ve aleynel hisâb|u|.

Transliteration (Eng.)

Wa-in m<span class="u">a</span> nuriyannaka baAA<span class="u">d</span>aalla<span class="u">th</span>ee naAAiduhum aw natawaffayannaka fa-innam<span class="u">a</span>AAalayka albal<span class="u">a</span>ghu waAAalayn<span class="u">a</span> al<span class="u">h</span>is<span class="u">a</span>b<span class="b">u</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara vaat ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de sana düşen vazife, ancak tebliğdir, seni öldürsek de ve hesap, bize âittir.

Ali Bulaç

Onlara (azap olarak) va'dettiklerimizden bir kısmını sana göstersek de, senin hayatına son versek de, sana düşen yalnızca tebliğdir ve hesap da Bize aittir.

Bayraktar Bayraklı

Ya onlara vaad ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana gösteririz; yahut da seni vefat ettiririz. O halde tebliğ etmek sana, hesap sormak da bize düşer.

Diyanet İşleri

Biz, onlara vadettiğimizin (azabın) bir kısmını sana göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de sana ancak (Allah'ın emirlerini) tebliğ etmek düşer. Hesap yalnız bize aittir.

Edip Yüksel

Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak da, sana düşen görev bildirmektir. Hesap ise bize düşer.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek, yahut seni, onu görmeden vefat ettirsek, yine de sana düşen sadece tebliğ etmek, bize düşen de hesaba çekmektir.

Erhan Aktaş

İster onlara yaptığımız uyarının bir kısmını sana gösterelim, ister senin canını alalım; sana düşen sadece tebliğ yapmaktır.* Hesap görmek Bize aittir.

Hakkı Yılmaz

Ve onlara vaat ettiğimizin bir bölümünü sana göstersek yahut sana geçmişte yaptıklarını ve yapman gerekirken yapmadıklarını bir bir hatırlattırsak, şüphesiz yine de sana düşen sadece tebliğ etmektir. Bize düşen de hesap görmektir.*

Muhammed Esed

İMDİ, onlara vaad ettiğimiz (azabın) bir kısmının (başlarına geldiğini) ister sana (sağlığında) gösterelim, ister (bundan önce) seni öldürelim, her iki durumda da sana düşen ancak mesajı tebliğ etmek, duyurmaktır; hesabı görmek ise Bize aittir.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, onları tehdit ettiğimiz (cezanın) bir kısmını ister sana (daha hayatında) gösterelim, isterse (ondan önce) senin ölümünü takdir edelim: unutma ki sana düşen yalnızca tebliğ etmektir; (onların) hesabını görmekse sadece bize düşer.

Suat Yıldırım

Ya onları uyardığımız birtakım belaların bir kısmını sana gösterir, ya da bundan önce senin ruhunu teslim alırız, fark etmez. Zira senin görevin sadece tebliğ etmektir, hesap görmek ise Bize aittir. [88, 21-26]*

Süleyman Ateş

Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz, ya da (bundan önce) senin canını alırız (fark etmez). Sana düşen, sadece duyurmaktır. Hesap görmek bize düşer.

Şaban Piriş

Onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek ya da (daha önce) senin ölümünü takdir etsek, senin görevin ancak tebliğdir. Hesaba çekmek bize aittir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ya onlara vaat ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana gösteririz yahut da seni vefat ettiririz. O halde tebliğ etmek sana, hesap sormak bize düşer.

Edip-Layth-Martha

If We show you some of what We promise them or if We let you pass away, for you is only to deliver, while for Us is the reckoning.*

Muhammad Asad

BUT WHETHER We let thee see [in thy lifetime, O Prophet, the fulfilment of] some of what We have promised them,* or whether We cause thee to die [before its fulfilment] - thy duty is no more than to deliver the message; and the reckoning is Ours.

Rashad Khalifa

Whether we show you what we promise them, or terminate your life before that, your sole mission is to deliver (the message). It is us who will call them to account.,

The Monotheist Group

Andif We show you some of what We promise them, or We terminate your life, then you are only to deliver while for Us is the reckoning.