İbrahim Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | مثل | م ث لMS̃L | meṧelu | durumu | (The) example |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those who |
| 3 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(lerin) | disbelieve |
| 4 | بربهم | ر ب بRBB | birabbihim | Rablerini | in their Lord, |
| 5 | أعمالهم | ع م لAML | eǎ'māluhum | işleri | their deeds |
| 6 | كرماد | ر م دRMD̃ | keramādin | küle benzer | (are) like ashes |
| 7 | اشتدت | ش د دŞD̃D̃ | şteddet | savurduğu | blows furiously |
| 8 | به | — | bihi | onu | on it |
| 9 | الريح | ر و حRVḪ | r-rīHu | rüzgarın | the wind |
| 10 | في | — | fī | in | |
| 11 | يوم | ي و مYVM | yevmin | bir günde | a day |
| 12 | عاصف | ع ص فAṦF | ǎāSifin | fırtınalı | stormy. |
| 13 | لا | — | lā | No | |
| 14 | يقدرون | ق د رGD̃R | yeḳdirūne | ele geçiremezler | control (they have) |
| 15 | مما | — | mimmā | şeylerden | of what |
| 16 | كسبوا | ك س بKSB | kesebū | kazandıkları | they have earned |
| 17 | على | — | ǎlā | on | |
| 18 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | hiçbir şeyi | anything. |
| 19 | ذلك | — | ƶālike | işte | That, |
| 20 | هو | — | huve | o | [it] |
| 21 | الضلال | ض ل لŽLL | D-Delālu | sapıklıktır | (is) the straying |
| 22 | البعيد | ب ع دBAD̃ | l-beǐydu | derin | far. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
مثل الذين كفروا بربهم اعملهم كرماد اشتدت به الريح فى يوم عاصف لا يقدرون مما كسبوا على شىء ذلك هو الضلل البعيد
Arapça (Harekeli)
مَّثَلُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ أَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍ اشْتَدَّتْ بِهِ الرِّيحُ فِي يَوْمٍ عَاصِفٍ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلَى شَيْءٍ ذَلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعِيدُ
Transliterasyon
Meselullezîne keferû bi rabbihim a’mâluhum ke remâdinişteddet bihir rîhu fî yevmin âsıf(âsıfin), lâ yakdirûne mimmâ kesebû alâ şey’(şey’in), zâlike huved dalâlul baîd|u|.
Transliteration (Eng.)
Mathalu alla<span class="u">th</span>eena kafaroo birabbihimaAAm<span class="u">a</span>luhum karam<span class="u">a</span>din ishtaddat bihi a<span class="b">l</span>rree<span class="u">h</span>ufee yawmin AA<span class="u">as</span>ifin l<span class="u">a</span> yaqdiroona mimm<span class="u">a</span>kasaboo AAal<span class="u">a</span> shay-in <span class="u">tha</span>lika huwa a<span class="b">l</span><span class="u">dd</span>al<span class="u">a</span>lualbaAAeed<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rablerine kâfir olanların örneği, bir küle benzer, kasırga estiği bir günde bu kül, yelle savrulur gider. Kazançlarından hiçbir şey elde edemezler, işte budur doğru yoldan çok uzak bir sapıklık.
Ali Bulaç
Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. İşte uzak bir sapıklık (içinde olmak) budur.
Bayraktar Bayraklı
Rabblerini inkâr edenlerin amelleri, fırtınalı bir günde rüzgârın tarumar ettiği küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu, dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir.
Diyanet İşleri
Rablerini inkâr edenlerin durumu (şudur): Onların amelleri fırtınalı bir günde rüzgarın, şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İyiden iyiye sapıtma işte budur.*
Edip Yüksel
Rab'lerini inkâr edenlerin yaptıkları işler, fırtınalı bir günde rüzgarın savurduğu kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte gerçek kayıp budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabblerini inkâr edenlerin durumu tıpkı fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İşte asıl uzak sapıklık budur.
Erhan Aktaş
Rabb’lerine nankörlük edenlerin yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şey ellerinde kalmaz. İşte bu derin bir sapkınlıktır.
Hakkı Yılmaz
Kâfirlerin; Rablerini bilerek reddeden/ inanmayan kimselerin durumu, onların yaptıkları tıpkı fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde tutamazlar. İşte bu, uzak sapıklığın ta kendisidir.
Muhammed Esed
Rablerini inkara şartlanmış olanların yapıp-ettikleri, fırtınalı bir günde rüzgarın hışımla saçıp savurduğu küle benzemektedir; böyleleri kazandıkları (iyi) şeylerden (de ahirette) hiçbir yarar sağlayamazlar: çünkü (Allah'a karşı sergiledikleri) bu (inkarcı tutum) sapıklıkların en kötüsüdür.
Mustafa İslamoğlu
Rablerini inkarda direnenlerin yapıp ettikleri (iyi şeyler), fırtınalı bir günde rüzgarın haşince saçıp savurduğu küle benzer; onların eline kazandıklarından hiçbir şey geçmez. Bu işte budur telafisi mümkün olmayan büyük kayıp.
Suat Yıldırım
Rab'lerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların iyi işleri, bir kül yığınına benzer. Fırtınalı bir günde rüzgâr onu şiddetle savurmaktadır. . . Kazandıklarından hiç bir şeyi ellerinde tutamıyorlar. İşte asıl kayıp, asıl sapıklık budur! [25, 23; 3, 117]
Süleyman Ateş
Rablerine karşı nankörlük edenlerin iyi işleri, tıpkı fırtınalı bir günde rüzgarın savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi ele geçiremezler. İşte derin sapıklık budur!*
Şaban Piriş
Rablerini tanımayanların işleri, fırtınalı bir günde, rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer; kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte en uzak sapıklık odur.
Yaşar Nuri Öztürk
Rablerine nankörlük edenlerin amelleri, fırtınalı bir günde rüzgarın tarumar ettiği küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu, dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir.
Edip-Layth-Martha
The example of those who reject their Lord is that their works are like ashes, on which the wind blows strongly on a stormy day; they cannot get anything of what they earned. Such is the farthest straying.
Muhammad Asad
[This, then, is] the parable of those who are bent on denying their Sustainer: all their works* are as ashes which the wind blows about fiercely on a stormy day: [in the life to come,] they cannot achieve any benefit whatever from all [the good] that they may have wrought: for this [denial of God] is indeed the farthest one can go astray.*
Rashad Khalifa
The allegory of those who disbelieve in their Lord: their works are like ashes in a violent wind, on a stormy day. They gain nothing from whatever they earn; such is the farthest straying.,
The Monotheist Group
Theexample of those who reject their Lord is that their works are like ashes, upon which the wind blows strongly on a stormy day, they cannot get anything of what they earned. Such is the farthest misguidance.