İbrahim Sûresi2. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الله | — | Allahi | Allah | Allah |
| 2 | الذي | — | lleƶī | ki | (is) the One |
| 3 | له | — | lehu | O'nundur | to Him (belongs) |
| 4 | ما | — | mā | ne varsa | whatever |
| 5 | في | — | fī | (is) in | |
| 6 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens |
| 7 | وما | — | ve mā | ve ne varsa | and whatever |
| 8 | في | — | fī | (is) in | |
| 9 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth. |
| 10 | وويل | — | ve veylun | vay haline | And woe |
| 11 | للكافرين | ك ف رKFR | lilkāfirīne | şu kafirlerin | to the disbelievers |
| 12 | من | — | min | dolayı | from |
| 13 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābin | azabdan | the punishment |
| 14 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdin | çetin | severe. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الله الذى له ما فى السموت وما فى الارض وويل للكفرين من عذاب شديد
Arapça (Harekeli)
اللَّهِ الَّذِي لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَوَيْلٌ لِّلْكَافِرِينَ مِنْ عَذَابٍ شَدِيدٍ
Transliterasyon
Allâhillezî lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard|ı|, ve veylun lil kâfirîne min azâbin şedîd(şedîdin).
Transliteration (Eng.)
All<span class="u">a</span>hi alla<span class="u">th</span>ee lahu m<span class="u">a</span>fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wam<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>iwawaylun lilk<span class="u">a</span>fireena min AAa<span class="u">tha</span>bin shadeed<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir Allah'tır ki onundur göklerde ne varsa ve yeryüzünde ne varsa. Vay kâfirlere çetin azaptan.
Ali Bulaç
O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Şiddetli azap dolayısıyla vay inkar edenlere.
Bayraktar Bayraklı
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi kendisinin olan Allah'ın yoluna. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
Diyanet İşleri
O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli azaptan dolayı kafirlerin vay haline!
Edip Yüksel
Yani ALLAH'ın. O ki göklerde ve yerde bulunanların hepsine sahiptir. Hak ettikleri çetin azaptan dolayı vay kâfirlerin haline.
Elmalılı Hamdi Yazır
O Allah'ın (yolu) ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli bir azabdan dolayı vay kâfirlerin haline!
Erhan Aktaş
O Allah ki; göklerde ve yerde olan her şey O’nundur. Görecekleri şiddetli azaptan dolayı, gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline!
Hakkı Yılmaz
(1-3)Elif/1, Lâm/30, Râ/200.* Bu Bizim, insanları Rablerinin izni/ bilgisi ile karanlıklardan aydınlığa; en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olanın, övülen, övgüye lâyık bulunanın; göklerde olan şeyler, yeryüzünde olan şeyler Kendisinin olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Ve dünya hayatını âhirete tercih eden, Allah'ın yolundan çeviren ve onun eğriliğini isteyen kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden şu kimselerin, şiddetli bir azaptan dolayı vay haline! İşte bunlar, çok uzak bir sapıklık içindedirler.
Muhammed Esed
O Allah(ın yoluna) ki, göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. Kendilerini bekleyen o çok zorlu azaptan ötürü, hakkı inkar edenlerin vay haline!
Mustafa İslamoğlu
O Allah ki, göklerde ve yerde olan her şey kendisine aittir. (Kendilerini bekleyen) şiddetli cezadan dolayı vay o kafirlerin haline!
Suat Yıldırım
1, 2, 3. Elif, Lâm, Râ. Bu, Rab'lerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, azîz ve hamîd (üstün kudret sahibi ve her işi övgüye lâyık olan) Allah'ın yoluna, göklerde ve yerdeki her şeyin sahibinin yoluna insanları çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Kendilerini bekleyen o çetin azaptan ötürü vay o inkârcıların hallerine! Vay onlara ki, âhirete inanmalarına rağmen, bile bile dünyayı âhirete tercih ederler. İnsanları Allah yolundan çevirir de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, doğru yoldan çok uzak bir sapıklık içindedirler. [2, 257; 57, 9]*
Süleyman Ateş
O Allah ki, göklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur. Çetin azabdan dolayı vay şu kafirlerin haline!
Şaban Piriş
Göklerde ve yerde olanların sahibi Allahtır. Uğrayacakları şiddetli azabdan dolayı vay kafirlere!
Yaşar Nuri Öztürk
O Allah'a ki yalnız O'nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Hüsran haberi şiddetli bir azaptan, o küfre batmışlara...
Edip-Layth-Martha
God, to whom belongs all that is in the heavens, and all that is in the earth. Woe to the ingrates from a painful retribution.
Muhammad Asad
to God, unto whom all that is in the heavens and all that is on earth belongs. But woe unto those who deny the truth: for suffering severe
Rashad Khalifa
(The path of) GOD; the One who possesses everything in the heavens and everything on earth. Woe to the disbelievers; they have incurred a terrible retribution.,
The Monotheist Group
God, to whom belong all that is in the heavens and the earth. And woe to the rejecters from a severe retribution.