İbrahim Sûresi3. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1الذينelleƶīneki onlarThose who
2يستحبونح ب بḪBByesteHibbūnetercih ederlerlove more
3الحياةح ي يḪYYl-Hayātehayatınıthe life
4الدنياد ن وD̃NVd-dunyādünya(of) the world
5علىǎlākarşılıkthan
6الآخرةا خ رEḢRl-āḣiratiahiretethe Hereafter,
7ويصدونص د دṦD̃D̃ve yeSuddūneve engel olurlarand hinder
8عنǎn-ndanfrom
9سبيلس ب لSBLsebīliyolu-(the) Path
10اللهllahiAllah'ın(of) Allah,
11ويبغونهاب غ يBĞYve yebğūnehāve onu isterlerand seek in it
12عوجاع و جAVCǐveceneğrilmesinicrookedness,
13أولئكulāikeişte onlarthose
14فيiçindedirler[in]
15ضلالض ل لŽLLDelālinbir sapıklık(are) far astray.
16بعيدب ع دBAD̃beǐydinderin(are) far astray.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

الذين يستحبون الحيوة الدنيا على الءاخرة ويصدون عن سبيل الله ويبغونها عوجا اولئك فى ضلل بعيد

Arapça (Harekeli)

الَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا عَلَى الْآخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا أُولَئِكَ فِي ضَلَالٍ بَعِيدٍ

Transliterasyon

Ellezîne yestehıbbûnel hayâted dunyâ alel âhıreti ve yasuddûne an sebîlillâhi ve yebgûnehâ ivecâ(ivecen), ulâike fî dalâlin baîd(baîdin).

Transliteration (Eng.)

Alla<span class="u">th</span>eena yasta<span class="u">h</span>ibboona al<span class="u">h</span>ay<span class="u">a</span>taa<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> al-<span class="u">a</span>khirati waya<span class="u">s</span>uddoonaAAan sabeeli All<span class="u">a</span>hi wayabghoonah<span class="u">a</span> AAiwajan ol<span class="u">a</span>-ikafee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>lin baAAeed<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar dünyâ yaşayışını âhiretten üstün tutup severler, halkı Allah yolundan menederler ve o yolu eğriltmek isterler. Onlardır pek uzak bir sapıklığa dalanlar.

Ali Bulaç

Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar). İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.

Bayraktar Bayraklı

O kâfirler, dünya hayatını âhirete tercih ederler, Allah yolundan alıkoyarlar ve onun yolunu eğri göstermek isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.

Diyanet İşleri

Dünya hayatını ahirete tercih edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve onun eğriliğini isteyenler var ya, işte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.

Edip Yüksel

Onlar ki dünya hayatını ahirete yeğlerler, ALLAH'ın yolundan saptırırlar ve onu eğriltmek isterler. Bunlar, alabildiğine sapmışlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar, o kimselerdir ki dünya hayatını ahirete tercih ederler, (insanları) Allah'ın yolundan çevirirler ve onun eğrilmesini isterler. İşte bunlar, çok büyük bir sapıklık içindedirler.

Erhan Aktaş

Onlar, dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler. Allah’ın yolundan alıkoyarlar ve onda eğrilik ararlar. İşte onlar, derin bir sapkınlık içindedirler.

Hakkı Yılmaz

(1-3)Elif/1, Lâm/30, Râ/200.* Bu Bizim, insanları Rablerinin izni/ bilgisi ile karanlıklardan aydınlığa; en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olanın, övülen, övgüye lâyık bulunanın; göklerde olan şeyler, yeryüzünde olan şeyler Kendisinin olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Ve dünya hayatını âhirete tercih eden, Allah'ın yolundan çeviren ve onun eğriliğini isteyen kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden şu kimselerin, şiddetli bir azaptan dolayı vay haline! İşte bunlar, çok uzak bir sapıklık içindedirler.

Muhammed Esed

Onlar ki, dünya hayatını biricik sevgi nesnesi olarak seçip onu ahiret (düşüncesine bütünüyle) yeğ tutarlar; ve başkalarını Allah'ın yolundan çevirip onu eğri ve dolambaçlı göstermeye çalışırlar. İşte çok derin, onulmaz bir sapıklık içinde olan, böyleleridir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki, sevgilerini dünya hayatına hasrederek onu ahirete tercih ederler; başkalarını da Allah yolundan çevirirler; dahası o (yolu) çapraşık ve dolambaçlı göstermeye çabalarlar. İşte onlar derin bir sapıklığa gömülmüşlerdir.

Suat Yıldırım

1, 2, 3. Elif, Lâm, Râ. Bu, Rab'lerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, azîz ve hamîd (üstün kudret sahibi ve her işi övgüye lâyık olan) Allah'ın yoluna, göklerde ve yerdeki her şeyin sahibinin yoluna insanları çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Kendilerini bekleyen o çetin azaptan ötürü vay o inkârcıların hallerine! Vay onlara ki, âhirete inanmalarına rağmen, bile bile dünyayı âhirete tercih ederler. İnsanları Allah yolundan çevirir de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, doğru yoldan çok uzak bir sapıklık içindedirler. [2, 257; 57, 9]*

Süleyman Ateş

Ki onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yoluna engel olur ve onun eğrilmesini isterler. İşte onlar,derin bir sapıklık içindedirler.

Şaban Piriş

Onlar dünya hayatını ahiretten daha çok severler, Allahın yolundan alıkoyup, onun eğri büğrü olmasını isterler. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ki sefil ve iğreti hayatı ahirete tercih ederler ve Allah yolundan alıkoyup, o yolu eğri-büğrü yapmayı isterler. İşte bunlar, dönüşü olmayan bir sapıklık içindedirler.

Edip-Layth-Martha

The ones who have preferred the worldly life over the Hereafter, and they repel away from the path of God, and they seek its distortion. Those are the ones who are in misguidance.

Muhammad Asad

awaits those who choose the life of this world as the sole object of their love,* preferring it to [all thought of] the life to come, and who turn others away from the path of God and try to make it appear crooked. Such as these have indeed gone far astray!

Rashad Khalifa

They are the ones who give priority to this life over the Hereafter, repel from the way of GOD, and seek to make it crooked; they have gone far astray.,

The Monotheist Group

The ones who have preferred the worldly life over the Hereafter, and they repel from the path of God, and they seek to make it crooked. Those are the ones who are in misguidance.