Hicr Sûresi66. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقضينا | ق ض يGŽY | ve ḳaDeynā | ve bildirdik | And We conveyed |
| 2 | إليه | — | ileyhi | ona | to him |
| 3 | ذلك | — | ƶālike | şu | [that] |
| 4 | الأمر | ا م رEMR | l-emra | buyruğu | the matter |
| 5 | أن | — | enne | mutlaka | that |
| 6 | دابر | د ب رD̃BR | dābira | arkaları | (the) root |
| 7 | هؤلاء | — | hā'ulā'i | şunların | (of) these |
| 8 | مقطوع | ق ط عGŦA | meḳTūǔn | kesilecektir | would be cut off |
| 9 | مصبحين | ص ب حṦBḪ | muSbiHīne | sabaha girerlerken | (by) early morning. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقضينا اليه ذلك الامر ان دابر هولاء مقطوع مصبحين
Arapça (Harekeli)
وَقَضَيْنَا إِلَيْهِ ذَلِكَ الْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَؤُلَاءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ
Transliterasyon
Ve kadaynâ ileyhi zâlikel emre enne dâbire hâulâi maktûun musbihîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waqa<span class="u">d</span>ayn<span class="u">a</span> ilayhi <span class="u">tha</span>likaal-amra anna d<span class="u">a</span>bira h<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i maq<span class="u">t</span>ooAAunmu<span class="u">s</span>bi<span class="u">h</span>een<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bu işi ona vahyettik de hiç şüphe yok ki dedik, sabah çağı bunların kökleri kesilir.
Ali Bulaç
Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."
Bayraktar Bayraklı
Lût'a şu hükmümüzü vahyettik: “Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.”
Diyanet İşleri
Ona (Lut'a) şu hükmümüzü vahyettik: "Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır."
Edip Yüksel
‘Şu halk, sabahleyin yok edilecektir' şeklindeki emri kendisine bildirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır."
Erhan Aktaş
Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz, Lût'a emri gerçekleştirdik: “Şüphesiz sabaha çıkarken şunların arkaları kesilmiş olacaktır.”
Muhammed Esed
Ve (elçilerimiz aracılığıyla) o'na şu hükmü tebliğ ettik: "Bu (günahkar)ların son kalıntıları da sabaha varmadan silinip ortadan kaldırılacaktır".
Mustafa İslamoğlu
Ve ona şu kesin kararımızı bildirdik: "İşte bu güruhun kökü gün ağarırken tamamen kazınmış olacaktır!"
Suat Yıldırım
Ona şu kesin emri vahyettik: “Sabaha çıkarlarken onların kökü kesilmiş olacaktır! ” [11, 81]
Süleyman Ateş
Ona: "Şunlar sabaha girerlerken arkaları kesilecektir!" buyruğunu bildirdik.
Şaban Piriş
Ona, Sabahleyin onların arkasının kesilmiş olacağı hususunu da açıklamıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Ona şu emri, bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.
Edip-Layth-Martha
We conveyed him the decree, that the remnants of these people will be cut off in the morning.
Muhammad Asad
And [through Our messengers] We revealed unto him this decree: "The last remnant of those [sinners] shall be wiped out"* in the morn."
Rashad Khalifa
We delivered to him this command: those people are to be annihilated in the morning.,
The Monotheist Group
AndWe made the matter known to him, that the remainder of these people would be wiped out by the morning.