Nahl Sûresi101. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذاve iƶāve zamanAnd when
2بدلناب د لBD̃LbeddelnādeğiştirdiğimizWe substitute
3آيةا ي يEYYāyetenbir ayetia Verse
4مكانك و نKVNmekāneyerine(in) place
5آيةا ي يEYYāyetinbir ayet(of) a Verse,
6واللهvallahuve Allahand Allah -
7أعلمع ل مALMeǎ'lemubilirken(is) most knowing
8بماbimāneof what
9ينزلن ز لNZLyunezziluindirdiğiniHe sends down
10قالواق و لGVLḳālūderlerthey say,
11إنماinnemāşüphesiz"""Only"
12أنتentesenyou
13مفترف ر يFRYmufteriniftira ediyorsun"(are) an inventor."""
14بلbelhayırNay,
15أكثرهمك ث رKS̃Rekṧeruhumonların çoklarımost of them
16لا(do) not
17يعلمونع ل مALMyeǎ'lemūnebilmiyorlarknow.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذا بدلنا ءاية مكان ءاية والله اعلم بما ينزل قالوا انما انت مفتر بل اكثرهم لا يعلمون

Arapça (Harekeli)

وَإِذَا بَدَّلْنَا آيَةً مَّكَانَ آيَةٍ وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوا إِنَّمَا أَنتَ مُفْتَرٍ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Transliterasyon

Ve izâ beddelnâ âyeten mekâne âyetin vallâhu a’lemu bimâ yunezzilu kâlû innemâ ente mufter(mufterin), bel ekseruhum lâ ya’lemûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">tha</span> baddaln<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>yatanmak<span class="u">a</span>na <span class="u">a</span>yatin wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu aAAlamu bim<span class="u">a</span>yunazzilu q<span class="u">a</span>loo innam<span class="u">a</span> anta muftarin bal aktharuhuml<span class="u">a</span> yaAAlamoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir âyeti, başka bir âyetin yerine koyup hükmünü değiştirdik mi, Allah neyi indireceğini daha iyi bildiği halde, sen derler, ancak bir iftirâcısın; halbuki onların çoğu bilmez.

Ali Bulaç

Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz zaman, -Allah neyi indirdiğini daha iyi bilir.- “Sen yalnızca iftira edicisin" dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Bayraktar Bayraklı

Biz bir âyetin yerini başka bir âyetle değiştirdiğimiz zaman onlar şöyle derler: “Sen sadece düpedüz bir iftiracısın.” Halbuki Allah ne indirdiğini en iyi bilendir, onların çoğu bilmiyorlar.

Diyanet İşleri

Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- "Sen ancak bir iftiracısın" dediler. Hayır; onların çoğu bilmezler.*

Edip Yüksel

Biz bir delilin yerine bir başka delili getirdiğimiz zaman ki ALLAH neyi indirdiğini iyi bilir, "Sen, ancak bir iftiracısın!" derler. Gerçekten çokları bilmiyor.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman Allah ne indirdiğini pek iyi bilmiş iken kâfirler Peygambere: "Sen, ancak bir iftiracısın" dediler. Hayır öyle değil; onların çoğu bilmezler.

Erhan Aktaş

Biz, bir ayeti, başka bir ayetle değiştirdiğimiz* zaman: “Allah ne indirdiğini bilirken*, sen kesinlikle uyduruyorsun.” derler. Hayır, onların çoğu gerçeği bilmiyorlar.

Hakkı Yılmaz

Ve Biz bir âyet yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman –Allah ne indirdiğini daha iyi bilen olmasına rağmen– onlar, “Sen, ancak bir uydurucusun” dediler. İşin doğrusu onların çoğu bilmiyorlar.

Muhammed Esed

Biz bir ayetin yerine bir başka ayeti getirdiğimizde -ki Allah adım adım ne indirdiğini bütünüyle bilmektedir- (hakkı inkar edenler), "Sen sadece uyduruyorsun!" derler. Oysa onların çoğu bilmeyen, anlamayan kimselerdir!

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz bir ayeti diğeriyle değiştirdiğimizde, -ki Allah neyi ne zaman indireceğini pekala bilir- "Sen sadece ve sadece uydurduklarını söyleyen birisin!" derler; aksine onların çoğu (lafının nereye vardığını) bilmeyen kimselerdir.

Suat Yıldırım

Biz bir âyetin yerine onun hükmünü neshedecek başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah göndereceği âyetleri pek iyi bilmektedir- onlar: “Sen iftiracının tekisin! ” dediler. Hayır, hiç de öyle değil! Onların çoğu işin gerçeğini bilmiyorlar.

Süleyman Ateş

Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman, -Allah ne indirdiğini bilirken- "Sen (Allah'a) iftira ediyorsun (bu sözleri kendin uydurup Allah'ın üstüne atıyorsun)" derler. Hayır, onların çokları bilmiyorlar.

Şaban Piriş

Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimiz zaman -ki Allah ne indirdiğini çok iyi bilir- şöyle derler: “sen ancak uyduruyorsun.” Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz bir ayeti, bir başka ayetin yerine koyduğumuzda -ki Allah neyi indirmekte olduğunu daha iyi bilir- şöyle derler: "Sen düpedüz bir iftiracısın." Hayır, öyle değil. Bunların çokları bilmiyorlar.

Edip-Layth-Martha

If We exchange a sign in place of another sign; and God is more aware of what He is revealing; they say, "You are making this up!" Alas, most of them do not know.

Muhammad Asad

And now that We replace one message by another* -since God is fully aware of what He bestows from on high, step by step* - they [who deny the truth] are wont to say, "Thou but inventest it!" Nay, but most of them do not understand it!*

Rashad Khalifa

When we substitute one revelation in place of another, and GOD is fully aware of what He reveals, they say, "You made this up!" Indeed, most of them do not know.,

The Monotheist Group

And if We exchange a revelation in place of another revelation; and God is more aware of what He is revealing; they say: "You are making this up!" Alas, most of them do not know.