Nahl Sûresi108. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أولئك | — | ulāike | onlar | Those |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimselerdir | (are) the ones - |
| 3 | طبع | ط ب عŦBA | Tabeǎ | mühürlediği | Allah has set a seal |
| 4 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah has set a seal |
| 5 | على | — | ǎlā | üzerini | over |
| 6 | قلوبهم | ق ل بGLB | ḳulūbihim | kalbleri | their hearts |
| 7 | وسمعهم | س م عSMA | ve sem'ǐhim | ve kulaklarını | and their hearing |
| 8 | وأبصارهم | ب ص رBṦR | ve ebSārihim | ve gözlerini | and their sight. |
| 9 | وأولئك | — | ve ulāike | ve işte | And those - |
| 10 | هم | — | humu | onlardır | they are |
| 11 | الغافلون | غ ف لĞFL | l-ğāfilūne | gafiller | the heedless. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اولئك الذين طبع الله على قلوبهم وسمعهم وابصرهم واولئك هم الغفلون
Arapça (Harekeli)
أُولَئِكَ الَّذِينَ طَبَعَ اللَّهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَأَبْصَارِهِمْ وَأُولَئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ
Transliterasyon
Ulâikellezîne tabeallâhu alâ kulûbihim ve sem’ihim ve ebsârihim, ve ulâike humul gâfilûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Ol<span class="u">a</span>-ika alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">t</span>abaAAaAll<span class="u">a</span>hu AAal<span class="u">a</span> quloobihim wasamAAihim waab<span class="u">sa</span>rihimwaol<span class="u">a</span>-ika humu algh<span class="u">a</span>filoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, öyle kişilerdir ki Allah, onların kalplerini, kulaklarını, gözlerini mühürlemiştir ve onlardır gaflet edenlerin tâ kendileri.
Ali Bulaç
Onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafil olanlar onların ta kendileridir.
Bayraktar Bayraklı
İşte, Allah'ın, gönüllerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır. Onlar gafillerin ta kendileridir.
Diyanet İşleri
İşte onlar Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Ve onlar gafillerin kendileridir.
Edip Yüksel
İşte onlar, ALLAH'ın kalplerini, işitme ve görüşlerini mühürlediği kişilerdir. Onlar gafillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunlar, o kimselerdir ki; Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir. Ve onlar, gafillerin ta kendileridir.
Erhan Aktaş
İşte onlar, Allah’ın, kalplerini*, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafil olanların ta kendileridir.
Hakkı Yılmaz
Onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini damgaladığı/mühürlediği kimselerdir. İlgisiz, bilgisiz, duyarsız olanlar, onların ta kendileridir.
Muhammed Esed
İşte, Allah'ın kalplerini, işitme ve görme duyularını mühürlediği kimseler bunlardır; işte, umursamazlık içinde dalıp giden kimseler bunlardır!
Mustafa İslamoğlu
İşte onlar Allah'ın kalplerinin (akletme), işitme ve görme yetilerini mühürlediği kimselerdir. Artık onlar (bundan) dahi habersizdir.
Suat Yıldırım
Bunlar o kimselerdir ki Allah onların kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir. İşte hakkı göremeyen gafiller onlardır.
Süleyman Ateş
Onlar, Allah'ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte gafiller onlardır.
Şaban Piriş
Onlar, Allahın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Çünkü onlar gafil olanların ta kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunlar, Allah'ın; kalpleri, kulakları ve gözleri üstüne mühür bastığı insanlardır. Gaflete saplananlar da bunların ta kendileridir.
Edip-Layth-Martha
Those are the ones whom God has stamped on their hearts, their hearing, and their sight; such are the heedless.
Muhammad Asad
They whose hearts and whose hearing and whose sight God has sealed -it is they, they who are heedless !*
Rashad Khalifa
Those are the ones whom GOD has sealed their hearts, and their hearing, and their eyesight. Consequently, they remain unaware.,
The Monotheist Group
Those are the ones whom God has stamped on their hearts, and their hearing, and their sight, and these are the unaware ones.