Nahl Sûresi34. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأصابهم | ص و بṦVB | feeSābehum | nihayet onlara ulaştı | Then struck them |
| 2 | سيئات | س و اSVE | seyyiātu | kötülükleri | (the) evil (results) |
| 3 | ما | — | mā | (of) what | |
| 4 | عملوا | ع م لAML | ǎmilū | yaptıklarının | they did, |
| 5 | وحاق | ح ي قḪYG | ve Hāḳa | ve kuşattı | and surrounded |
| 6 | بهم | — | bihim | onları | them |
| 7 | ما | — | mā | şey | what |
| 8 | كانوا | ك و نKVN | kānū | they used (to) | |
| 9 | به | — | bihi | onunla | [of it] |
| 10 | يستهزئون | ه ز اHZE | yestehziūne | alay ettikleri | mock. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاصابهم سيات ما عملوا وحاق بهم ما كانوا به يستهزءون
Arapça (Harekeli)
فَأَصَابَهُمْ سَيِّئَاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ
Transliterasyon
Fe esâbehum seyyiâtu mâ amilû ve hâka bihim mâ kânû bihî yestehziûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faa<span class="u">sa</span>bahum sayyi-<span class="u">a</span>tu m<span class="u">a</span>AAamiloo wa<span class="u">ha</span>qa bihim m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo bihiyastahzi-oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yaptıkları kötülüğe uğradılar ve alay ettiklerinin cezâsını çektiler.
Ali Bulaç
Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp-kuşatıverdi.
Bayraktar Bayraklı
Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey, onları kuşattı.
Diyanet İşleri
Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi.
Edip Yüksel
Yapmış olduklarının kötü sonuçları onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun için, sonunda yaptıklarının cezası başlarına felaket oldu ve alay edip durdukları o azap, kendilerini kuşattı.
Erhan Aktaş
Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
Hakkı Yılmaz
(33,34)Onlar kendilerine, doğal güçlerin gelmesinden veya Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar! Kendilerinden öncekiler de böyle yapmışlardı. Ve Allah onlara haksızlık etmedi, fakat onlar şirk koşarak kendilerine haksızlık etmişlerdi, yanlış; kendi zararlarına iş yapmışlardı. Bunun için, sonunda yaptıklarının cezası kendilerine isabet etti. Alay edip durdukları şey de kendilerini kuşattı.
Muhammed Esed
Öyle ki, işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış, alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.
Mustafa İslamoğlu
En sonunda yaptıkları kötülüklerin hedefi haline geldiler: alay edip durdukları şey tarafından çepeçevre kuşatıldılar.
Suat Yıldırım
33, 34. Dini inkâr edenler ille kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin azap emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah zulmetmedi onlara, kendi canlarına zulmediyordu onlar! Kendilerini buldu, yaptıkları kötü işler. Sarıp kuşatıverdi onları alay ettikleri şeyler. [52, 14]
Süleyman Ateş
Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey onları kuşattı.
Şaban Piriş
Onlara, yaptıklarının kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonunda, yapıp ettiklerinin kötülükleri başlarına musibet olmuş, alay edip durdukları şey kendilerini sarıvermişti.
Edip-Layth-Martha
Thus, the evil of their work afflicted them, and they were surrounded by what they used to make fun of!
Muhammad Asad
for all the evil that they had done fell [back] upon them, and they were overwhelmed by the very thing which they had been wont to deride.*
Rashad Khalifa
They have incurred the consequences of their evil works, and the very things they ridiculed came back to haunt them.,
The Monotheist Group
Thus is was, that the evil of their work has afflicted them, and they will be surrounded by that which they used to mock.