Nahl Sûresi35. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dediler | And said |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | أشركوا | ش ر كŞRK | eşrakū | ortak koşan(lar) | associate partners (with Allah), |
| 4 | لو | — | lev | eğer | """If" |
| 5 | شاء | ش ي اŞYE | şā'e | dileseydi | Allah (had) willed |
| 6 | الله | — | llahu | Allah | Allah (had) willed |
| 7 | ما | — | mā | not | |
| 8 | عبدنا | ع ب دABD̃ | ǎbednā | tapmazdık | we (would) have worshipped |
| 9 | من | — | min | other than Him | |
| 10 | دونه | د و نD̃VN | dūnihi | O'ndan başka | other than Him |
| 11 | من | — | min | hiçbir | any |
| 12 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeye | thing, |
| 13 | نحن | — | neHnu | (ne) biz | we |
| 14 | ولا | — | ve lā | ne de | and not |
| 15 | آباؤنا | ا ب وEBV | ābā'unā | atalarımız | our forefathers |
| 16 | ولا | — | ve lā | and not | |
| 17 | حرمنا | ح ر مḪRM | Harramnā | ve haram kılmazdık | we (would) have forbidden |
| 18 | من | — | min | other than Him | |
| 19 | دونه | د و نD̃VN | dūnihi | O'nsuz | other than Him |
| 20 | من | — | min | hiçbir | "anything.""" |
| 21 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | "anything.""" |
| 22 | كذلك | — | keƶālike | böyle | Thus |
| 23 | فعل | ف ع لFAL | feǎle | yapmıştı | did |
| 24 | الذين | — | elleƶīne | kimseler de | those who |
| 25 | من | — | min | (were) before them. | |
| 26 | قبلهم | ق ب لGBL | ḳablihim | onlardan önceki(ler) | (were) before them. |
| 27 | فهل | — | fehel | değil midir? | Then is (there) |
| 28 | على | — | ǎlā | düşen | on |
| 29 | الرسل | ر س لRSL | r-rusuli | elçilere | the messengers |
| 30 | إلا | — | illā | yalnız | except |
| 31 | البلاغ | ب ل غBLĞ | l-belāğu | tebliğ etmek | the conveyance |
| 32 | المبين | ب ي نBYN | l-mubīnu | açıkça | clear? |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال الذين اشركوا لو شاء الله ما عبدنا من دونه من شىء نحن ولا ءاباونا ولا حرمنا من دونه من شىء كذلك فعل الذين من قبلهم فهل على الرسل الا البلغ المبين
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ الَّذِينَ أَشْرَكُوا لَوْ شَاءَ اللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِ مِن شَيْءٍ نَّحْنُ وَلَا آبَاؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِ مِن شَيْءٍ كَذَلِكَ فَعَلَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَهَلْ عَلَى الرُّسُلِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ
Transliterasyon
Ve kâlellezîne eşrekû lev şâallâhu mâ abednâ min dûnihî min şey’in nahnu ve lâ âbâunâ ve lâ harremnâ min dûnihi min şey’(şey’in), kezâlike fe alellezîne min kablihim, fe hel aler rusuli illel belâgul mubîn|u|.
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena ashrakoo lawsh<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>hu m<span class="u">a</span> AAabadn<span class="u">a</span> min doonihimin shay-in na<span class="u">h</span>nu wal<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>on<span class="u">a</span>wal<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>arramn<span class="u">a</span> min doonihi min shay-in ka<span class="u">tha</span>likafaAAala alla<span class="u">th</span>eena min qablihim fahal AAal<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>rrusuliill<span class="u">a</span> albal<span class="u">a</span>ghu almubeen<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şirk koşanlar, Allah dileseydi dediler, ne biz ondan başka birşeye tapardık, ne atalarımız taparlardı; ne de emri olmadan birşeyi haram sayardık. İşte onlardan öncekiler de tıpkı böyle hareket ettiler. Peygamberlere apaçık tebliğden başka ne vazîfe var ki?
Ali Bulaç
Şirk koşmakta olanlar dediler ki: "Eğer Allah dileseydi, O'nun dışında hiçbir şeye kulluk etmezdik, biz de, atalarımız da; ve O'nsuz hiçbir şeyi haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Şu halde elçilere düşen apaçık bir tebliğden başkası mı?
Bayraktar Bayraklı
Allah'a ortak koşanlar, “Allah dileseydi ne biz ne de atalarımız, O'ndan başka bir şeye tapmazdık ve O'nsuz hiçbir şeyi haram kılmazdık” dediler. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen, yalnız açıkça tebliğ etmek değil midir?
Diyanet İşleri
Ortak koşanlar dediler ki: "Allah dileseydi ne biz ne de babalarımız ondan başkasına tapardık. Onun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Peygamberlerin üzerine açık seçik tebliğden başka bir şey düşermi!
Edip Yüksel
Ortak koşanlar, "ALLAH dilemeseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka bir şeye hizmet etmez ve O'nun haram ettiğinden başkasını da haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle davranmıştı. Elçinin açıkça bildirmekten başka bir görevi mi var?*
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'a ortak koşanlar dediler ki: "Allah dileseydi, ne biz, ne atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık ve O'nun emri dışında hiçbir şeyi haram kılmazdık" Kendilerinden öncekiler de böyle yaptılar. Buna karşı peygamberlerin vazifesi, ancak açık seçik bir tebliğden, ibarettir.
Erhan Aktaş
Şirk koşanlar, “Eğer Allah dileseydi biz ondan başkasına kul olmazdık. Babalarımız da olmazdı. Ne biz ne de babalarımız O’nun haram kıldığından başka hiçbir şeyi haram kılmazdık.” dediler. Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Bu durumda rasullerin üzerine düşen, vahyi apaçık bir şekilde tebliğden başkası değil.
Hakkı Yılmaz
Ve Allah'a ortak koşan şu kimseler: “Allah dileseydi biz ve atalarımız Kendisinin astlarından hiç bir şeye tapmazdık ve O'nun astlarından hiç bir şeyden haram kılmazdık/ kutsallar edinmezdik” dediler. Kendilerinden önceki kimseler böyle yaptılar. İşte elçiler üzerine, ancak açık-seçik bir tebliğden başka ne olur?
Muhammed Esed
Allah'tan başkalarına tanrısal nitelikler yakıştıran kimseler: "Eğer Allah dileseydi," diyorlar, "ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye kulluk etmez, O'nun buyruğu hilafına hiçbir şeyi yasaklamazdık." Onlardan önce gelip geçen (inkarcılar) da tıpkı böyle demişlerdi; peki, bu durumda elçilere, (kendilerine indirilen mesajı) açık açık bildirmekten başka ne düşer?
Mustafa İslamoğlu
Bir de, Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmakta direnenler dediler ki: "Eğer Allah dileseydi, ne biz ne de atalarımız, hem O'ndan başka hiçbir şeye kulluk etmez hem de O'ndan başkasının (sözüyle) hiçbir şeyi haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı; peki, bu durumda elçilere (mesajı) açık seçik bildirmek dışında başka ne düşer?
Suat Yıldırım
Bir de müşrikler dediler ki: “Eğer Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız, Kendisinden başkasına ibadet etmez. Onun emri olmadan hiçbir şeyi haram kılmazdık. ”Bunlardan öncekiler de böyle söylemiş, böyle yapmışlardı. O halde, peygamberlere açık bir tebliğden başka bir vazife düşer mi?
Süleyman Ateş
(Allah'a) ortak koşanlar, "Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka bir şeye tapmazdık ve O'nsuz hiçbir şeyi haram kılmazdık!" dediler. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Elçilere düşen, yalnız açıkça tebliğ etmek değil midir?
Şaban Piriş
Şirk koşanlar, “Allah dilemiş olsaydı, Ondan başka hiç bir şeye ne biz ne de atalarımız kulluk etmezdik. Onun izni olmadan bir şeyi haram kılmazdık.” dediler. Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Elçiye düşen açıkça duyurmaktan başka bir şey midir?
Yaşar Nuri Öztürk
Ortak koşanlar dediler ki: "Eğer Allah isteseydi ne biz ne de atalarımız Allah dışında bir şeye kulluk / ibadet etmez, O'na rağmen hiçbir şeyi haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynen böyle yaptılar. Resullere düşen, açık bir tebliğden başkası değildir.
Edip-Layth-Martha
Those who set up partners said, "If God had wished it, we would not have served anything besides Him; neither us nor our fathers; nor would we have forbidden anything without Him." Those before them did the exact same thing; so are the messengers required to do anything but deliver with proof?*
Muhammad Asad
Now they who ascribe divinity to aught beside God say, "Had God so willed, we would not have worshipped aught but Him - neither we nor our forefathers; nor would we have declared aught as forbidden without a commandment from Him."* Even thus did speak those [sinners] who lived before their time; but, then, are the apostles bound to do more than clearly deliver the message [entrusted to them] ?*
Rashad Khalifa
The idol worshipers say, "Had GOD willed, we would not worship any idols besides Him, nor would our parents. Nor would we prohibit anything besides His prohibitions." Those before them have done the same. Can the messengers do anything but deliver the complete message?,
The Monotheist Group
And those who were polytheists said: "If God had wished, we would not have served a thing other than Him; neither us nor our fathers; nor would we have made unlawful anything other than from Him." Those before them did exactly the same thing; so are the messengers required to do anything except deliver with clarity?