Nahl Sûresi36. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (28 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولقدveleḳadve andolsunAnd certainly,
2بعثناب ع ثBAS̃beǎṧnābiz gönderdikWe sent
3فيiçindeinto
4كلك ل لKLLkulliherevery
5أمةا م مEMMummetinmilletnation
6رسولار س لRSLrasūlenbir elçia Messenger,
7أنenidiyethat,
8اعبدواع ب دABD̃ǎ'budūkulluk edin"""Worship"
9اللهllaheAllah'aAllah,
10واجتنبواج ن بCNBvectenibūve kaçınınand avoid
11الطاغوتط غ يŦĞYT-Tāğūtetagutdan"the false deities."""
12فمنهمfeminhumonlardanThen among them
13منmenkimine(were some) whom
14هدىه د يHD̃Yhedāhidayet ettiAllah guided,
15اللهllahuAllahAllah guided,
16ومنهمve minhumve onlardanand among them
17منmenkimine de(were) some
18حقتح ق قḪGGHaḳḳathak olduwas justified
19عليهǎleyhiüzerlerineon them
20الضلالةض ل لŽLLD-Delāletusapıklıkthe straying.
21فسيرواس ي رSYRfesīrūişte gezinSo travel
22فيin
23الأرضا ر ضERŽl-erDiyeryüzündethe earth
24فانظروان ظ رNƵRfenZurūve bakınand see
25كيفك ي فKYFkeyfenasılhow
26كانك و نKVNkāneolmuşwas
27عاقبةع ق بAGBǎāḳibetusonuthe end
28المكذبينك ذ بKZ̃Bl-mukeƶƶibīneyalanlayanların(of) the deniers.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولقد بعثنا فى كل امة رسولا ان اعبدوا الله واجتنبوا الطغوت فمنهم من هدى الله ومنهم من حقت عليه الضللة فسيروا فى الارض فانظروا كيف كان عقبة المكذبين

Arapça (Harekeli)

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى اللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلَالَةُ فَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ

Transliterasyon

Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût|e|, fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Walaqad baAAathn<span class="u">a</span> fee kulli ommatinrasoolan ani oAAbudoo All<span class="u">a</span>ha wa<span class="b">i</span>jtaniboo a<span class="b">l</span><span class="u">tta</span>ghootafaminhum man had<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hu waminhum man <span class="u">h</span>aqqatAAalayhi a<span class="b">l</span><span class="u">dd</span>al<span class="u">a</span>latu faseeroo fee al-ar<span class="u">d</span>ifa<span class="b">o</span>n<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroo kayfa k<span class="u">a</span>na AA<span class="u">a</span>qibatualmuka<span class="u">thth</span>ibeen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki biz her ümmete, Allah'a kulluk edin ve Şeytan'dan uzaklaşın diye bir peygamber gönderdik; içlerinde, Allah'ın doğru yola sevkettiği de var, sapıklığı hakedeni de. Gezin yeryüzünde de bakın, görün, yalanlayanların sonuçları ne olmuş.

Ali Bulaç

Andolsun, Biz her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının" (diye tebliğ etmesi için) bir elçi gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, “Allah'a kulluk ediniz ve tâğûttan sakınınız!” diye her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde geziniz de görünüz, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur.

Diyanet İşleri

Andolsun ki biz, "Allah'a kulluk edin ve Tağut'tan sakının" diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah, onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur!*

Edip Yüksel

Her bir toplum içinde, "ALLAH'a hizmet edin ve azgınlıktan/küstahlıktan sakının" diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimine ALLAH yol gösterdi, kimi de sapıklıkta kalmaya mahkûm oldu. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna dikkat edin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Andolsun ki biz her ümmete, "Allah'a ibadet edin ve putlara tapmaktan sakının." diye bir peygamber gönderdik. Allah, bu ümmetlerden bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık hak olmuştur. Şimdi yer yüzünde bir gezip dolaşın da bakın ki, peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu bir görün?

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, Biz, her topluma, Allah’a kulluk etmeleri ve tağuttan* uzak durmaları için bir rasul gönderdik. Allah onlardan bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapkınlık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezin de, yalanlayanların sonun nasıl olduğuna bakın.

Hakkı Yılmaz

Ve andolsun ki Biz her ümmete, “Allah'a kulluk edin ve tağuttan* sakının” diye bir elçi gönderdik. Artık Allah, bu ümmetlerden bir kısmına doğru yolu gösterdi, bir kısmına da sapıklık hak olmuştur. Şimdi yeryüzünde bir gezip dolaşın da bakın yalanlayanların sonu nasıl olmuş?

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz her toplumun içinden, "Allah'a kulluk edin, şer güçlerden kaçının!" (mesajıyla gönderdiğimiz) bir elçi çıkardık. O (geçmiş nesil)lerden bir kısmını Allah hidayetiyle doğru yola yöneltti; bir kısmı da sapıklık içinde bırakılmaya müstehak oldular: O halde, şimdi, yeryüzünde dolaşın ve hakkı yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, (geçmiş) her uygarlığın içinden "Allah'a kulluk edin, ilahlaştırılan şer otoriteden uzak durun!" diyen bir elçi çıkarmışızdır. Bunun ardından onlardan kimileri Allah'ın gösterdiği doğru yola uydu, kimileri de (ısrarlı tercihleri sonucu) sapıklığa mahkum olmayı hak etti. İsterseniz yeryüzünde dolaşın ve yalanlayanların sonu nasıl olurmuş görün!

Suat Yıldırım

Biz her millete bir peygamber gönderdik. O da “Allah'a ibadet edin, tağuttan uzak durun! ” dedi. Sonra onlardan bir kısmına Allah hidâyet nasib etti, bir kısmı hakkında da sapacaklarına dair hüküm kesinleşti. İşte gezin dolaşın dünyayı da peygamberleri yalancı sayanların âkıbetlerinin ne olduğunu görün! [21, 25; 43, 45; 47, 10; 67, 18]

Süleyman Ateş

Andolsun biz, her millet içinde: "Allah'a kulluk edin, şeytan(a tapmak)dan kaçının" diye bir elçi gönderdik. Onlardan kimine Allah hidayet etti, onlardan kimine de sapıklık gerekli oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş!

Şaban Piriş

-Allaha kulluk edin ve tağuttan sakının, diye her topluma bir elçi gönderdik. Böylece, onların içinden kendilerine Allahın yol gösterdiği de vardır. Sapıklığı hak edenler de vardır. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir bakın!

Yaşar Nuri Öztürk

Andolsun, biz her ümmette şöyle tebliğ yapan bir resul görevlendirdik: "Allah'a kulluk / ibadet edin, tağuttan kaçının." Sonra bunlardan kimine Allah kılavuzluk etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün.

Edip-Layth-Martha

We have sent a messenger to every nation: "You shall serve God and avoid transgression." Some of them were guided by God, and some of them deserved to be misguided. So travel in the land, and see how the punishment was of those who denied.

Muhammad Asad

And indeed, within every community* have We raised up an apostle [entrusted with this message]: "Worship God, and shun the powers of evil!"* And among those [past generations] were people whom God graced with His guidance,* just as there was among them [many a one] who inevitably fell prey to grievous error:* go, then, about the earth and behold what happened in the end to those who gave the lie to the truth!

Rashad Khalifa

We have sent a messenger to every community, saying, "You shall worship GOD, and avoid idolatry." Subsequently, some were guided by GOD, while others were committed to straying. Roam the earth and note the consequences for the rejectors.,

The Monotheist Group

And We have sent a messenger to every nation: "You shall serve God and avoid evil." Some of them were guided by God, and some of them deserved to be misguided. So travel the earth, and see how the punishment was of those who denied.