Nahl Sûresi38. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأقسموا | ق س مGSM | ve eḳsemū | ve yemin ettiler | And they swear |
| 2 | بالله | — | billahi | Allah'a | by Allah |
| 3 | جهد | ج ه دCHD̃ | cehde | bütün şiddetiyle | strongest |
| 4 | أيمانهم | ي م نYMN | eymānihim | yeminlerinin | (of) their oaths, |
| 5 | لا | — | lā | Allah will not resurrect | |
| 6 | يبعث | ب ع ثBAS̃ | yeb'ǎṧu | diriltmez (diye) | Allah will not resurrect |
| 7 | الله | — | llahu | Allah | Allah will not resurrect |
| 8 | من | — | men | kimseyi | (one) who |
| 9 | يموت | م و تMVT | yemūtu | ölen | dies. |
| 10 | بلى | — | belā | hayır | Nay, |
| 11 | وعدا | و ع دVAD̃ | veǎ'den | verdiği sözdür | (it is) a promise |
| 12 | عليه | — | ǎleyhi | O'nun onlara | upon Him |
| 13 | حقا | ح ق قḪGG | Haḳḳan | gerçek olarak | (in) truth, |
| 14 | ولكن | — | velākinne | ama | but |
| 15 | أكثر | ك ث رKS̃R | ekṧera | çoğu | most |
| 16 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanların | (of) the mankind |
| 17 | لا | — | lā | (do) not | |
| 18 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bilmezler | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واقسموا بالله جهد ايمنهم لا يبعث الله من يموت بلى وعدا عليه حقا ولكن اكثر الناس لا يعلمون
Arapça (Harekeli)
وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَا يَبْعَثُ اللَّهُ مَن يَمُوتُ بَلَى وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Ve aksemû billâhi cehde eymânihim lâ yeb’asullâhu men yemût|u|, belâ va’den aleyhi hakkan ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waaqsamoo bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi jahda aym<span class="u">a</span>nihiml<span class="u">a</span> yabAAathu All<span class="u">a</span>hu man yamootu bal<span class="u">a</span> waAAdanAAalayhi <span class="u">h</span>aqqan wal<span class="u">a</span>kinna akthara a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sil<span class="u">a</span> yaAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, Allah'a kesin olarak ant içtiler de Allah dediler, ölen kişiyi tekrar diriltmez. Evet, diriltecek, bir vaittir bu ki gerçektir ve yerine getirecektir onu, fakat insanların çoğu bilmez.
Ali Bulaç
Olanca yeminleriyle: "Öleni Allah diriltmez" diye yemin ettiler. Hayır; bu, O'nun üzerinde hak olan bir vaidtir, ancak insanların çoğu bilmezler.
Bayraktar Bayraklı
“Ölen kimseyi Allah'ın diriltemeyeceği” üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, Allah buna gerçekten söz vermiştir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Diyanet İşleri
Onlar: "Allah ölen bir kimseyi diriltmez" diye olanca güçleriyle Allah'a and içtiler. Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karşı gerçek bir vadidir. Fakat insanların çoğu bilmez.
Edip Yüksel
"ALLAH ölmüş olanı diriltmez diye tüm güçleriyle ALLAH'a yemin ederler. Hayır, O'nun verdiği gerçek bir sözdür o. Ancak insanların çoğu bunu bilmiyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kâfirler, "Allah ölen kimseyi diriltmez." diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu ölüleri diriltmek, Allah'ın kendisine karşı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
Erhan Aktaş
“Allah, ölen bir kimseyi diriltmez.” diye olanca güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hayır! Allah’ın ölüleri diriltmesi kesin bir sözdür. Ancak insanların çoğu bu gerçeği kavramazlar.
Hakkı Yılmaz
(38,39)Ve kâfirler, “Allah, ölen kimseyi diriltmez” diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, Allah ölüleri, üzerine aldığı gerçek bir vaat olarak, onların, hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi onlara açığa koymak ve gerçekleri örtbas eden kimselerin, yalancıların ta kendisi olduklarını bildirmek için diriltecektir.
Muhammed Esed
Üstelik, bunlar en ciddî yeminlerle, Allah'ın ismini anarak, "Allah ölüyü asla diriltmeyecektir!" diye and içiyorlar. Hayır, gerçekten bu O'nun, gerçekleşmesini kendi üzerine aldığı bir vaaddir; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
Mustafa İslamoğlu
Dahası, bunlar var güçleriyle Allah adına yeminler ediyorlar: "Allah ölen kimseyi asla diriltmeyecektir!" Kesinlikle hayır, bu O'nun gerçekleştirmeyi üstlendiği bir sözdür; ve fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar.
Suat Yıldırım
Onlar var güçleriyle yemin ederek: “Allah, ölen kimseyi diriltmez! ” dediler. Hayır, diriltecek! Bu O'nun verdiği kesin bir sözdür, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.
Süleyman Ateş
(Onlar), yeminlerinin bütün şiddetiyle: "Allah ölen kimseyi diriltmez!" diye Allah'a yemin ettiler. Hayır diriltecektir, bu, O'nun gerçek olarak verdiği sözdür. Ama insanların çoğu bilmezler.
Şaban Piriş
Allahın ölen bir kimseyi yeniden diriltmeyeceğine tüm güçleri ile Allah adına yemin ettiler. Hayır, verilmiş bir söz olarak o gerçektir. Fakat, insanların çoğu bilmiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminlerinin tüm gücüyle "Allah ölen kimseyi diriltmez" diye Allah'a yemin ettiler. Hayır, öyle değil. Öleni diriltmek O'nun üzerinde hak bir vaattir, fakat insanların çokları bilmezler.
Edip-Layth-Martha
They swore by God, in their strongest oaths, that God will not resurrect whoever dies. No, it is a promise of truth upon Him, but most people do not know.
Muhammad Asad
As it is,* they swear by God with their most solemn oaths, "Never will God raise from the dead anyone who has died!"* Yea indeed! [This very thing has God promised] by a promise which He has willed upon Himself; but most people know it not.
Rashad Khalifa
They swore solemnly by GOD: "GOD will not resurrect the dead." Absolutely, such is His inviolable promise, but most people do not know.,
The Monotheist Group
And they swore by God, in their strongest oaths, that God will not resurrect he who dies. No, it is a promise of truth upon Him, but most of the people do not know.