Nahl Sûresi39. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ليبين | ب ي نBYN | liyubeyyine | açıklasın (diye) | That He will make clear |
| 2 | لهم | — | lehumu | onlara | to them |
| 3 | الذي | — | lleƶī | that | |
| 4 | يختلفون | خ ل فḢLF | yeḣtelifūne | ihtilaf ettiklerini | they differ |
| 5 | فيه | — | fīhi | hakkında | wherein, |
| 6 | وليعلم | ع ل مALM | veliyeǎ'leme | ve bilsinler (diye) | and that may know |
| 7 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 8 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(ler) | disbelieved |
| 9 | أنهم | — | ennehum | onların | that they |
| 10 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olduklarını | were |
| 11 | كاذبين | ك ذ بKZ̃B | kāƶibīne | yalancılar | liars. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ليبين لهم الذى يختلفون فيه وليعلم الذين كفروا انهم كانوا كذبين
Arapça (Harekeli)
لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّهُمْ كَانُوا كَاذِبِينَ
Transliterasyon
Li yubeyyine lehumullezî yahtelifûne fîhi ve li ya’lemellezîne keferû ennehum kânû kâzibîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Liyubayyina lahumu alla<span class="u">th</span>eeyakhtalifoona feehi waliyaAAlama alla<span class="u">th</span>eena kafarooannahum k<span class="u">a</span>noo k<span class="u">ath</span>ibeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İhtilâf ettikleri şeylerin kendilerince apaçık anlaşılması için ve kâfir olanların, yalancı olduklarını bilmeleri için diriltecek onları.
Ali Bulaç
Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir).
Bayraktar Bayraklı
Çünkü, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara Allah anlatacak ve inkârcılar da yalancı olduklarını bileceklerdir.
Diyanet İşleri
Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıklaması ve kafir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecek).
Edip Yüksel
Anlaşmazlığa düştükleri konuları onlara açıklasın ve kafirler de kendilerinin yalancı olduğunu öğrensin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah ölüleri diriltecek ki, o kâfirlerin, hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıkça göstersin ve bunu inkâr edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.
Erhan Aktaş
Karşı çıktıkları şeyin* onlara açıklanması ve gerçeği yalanlayan nankörlerin, yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir.
Hakkı Yılmaz
(38,39)Ve kâfirler, “Allah, ölen kimseyi diriltmez” diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, Allah ölüleri, üzerine aldığı gerçek bir vaat olarak, onların, hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi onlara açığa koymak ve gerçekleri örtbas eden kimselerin, yalancıların ta kendisi olduklarını bildirmek için diriltecektir.
Muhammed Esed
(Oysa, Allah ölüleri diriltecektir) ki, üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeği onlara bütün açıklığıyla göstersin ve o hakkı inkara kalkışanlar da kendilerinin yalancı olduklarını görüp de anlayabilsinler.
Mustafa İslamoğlu
(Oysa ki), hakkında görüş ayrılığına düştükleri hakikati onlara ayan açık göstersin; (onu) inkarda ısrar edenler ise, kendilerinin yalancı olduklarını anlasınlar diye (Allah ölüleri diriltecektir).
Suat Yıldırım
Diriltecek ki hakkında ihtilaf ettikleri o ba's, o diriliş gerçeğini meydana çıkarsın ve bunu inkâr edenler de kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler. [53, 31; 52, 14-16; 20, 15]
Süleyman Ateş
(Diriltecektir ki) Hakkında ihtilaf ettikleri gerçeği onlara açıklasın ve inkar edenler de yalancı olduklarını bilsinler.
Şaban Piriş
(Bu diriliş,) Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi açıklamak ve kafirlerin yalancı olduklarını ortaya çıkarmak içindir.
Yaşar Nuri Öztürk
Diriltecek ki, onlara, ihtilafa düştükleri şeyi açık-seçik göstersin ve küfre sapanlar kendilerinin yalancılar olduğunu bilsinler.
Edip-Layth-Martha
So that He will make clear for them that in which they have disputed, and so that those who have rejected will know that they were liars.
Muhammad Asad
[He will resurrect them] to the end that He might make clear unto them all whereon they [now] hold divergent views,* and that they who are bent on denying the truth [of resurrection] might come to know that they were liars.
Rashad Khalifa
He will then point out to everyone all the things they had disputed, and will let those who disbelieved know that they were liars.,
The Monotheist Group
So that He will clarify for them that in which they have disputed, and so that those who have rejected will know that they were liars.