Nahl Sûresi62. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ويجعلون | ج ع لCAL | ve yec'ǎlūne | ve isnad ediyorlar | And they assign |
| 2 | لله | — | lillahi | Allah'a | to Allah |
| 3 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 4 | يكرهون | ك ر هKRH | yekrahūne | hoşlanmadıkları | they dislike |
| 5 | وتصف | و ص فVṦF | ve teSifu | ve uyduruyorlar | and assert |
| 6 | ألسنتهم | ل س نLSN | elsinetuhumu | onların dilleri | their tongues |
| 7 | الكذب | ك ذ بKZ̃B | l-keƶibe | yalan | the lie |
| 8 | أن | — | enne | hakkında | that |
| 9 | لهم | — | lehumu | kendilerinin olacağı | for them |
| 10 | الحسنى | ح س نḪSN | l-Husnā | en güzel sonucun | (is) the best. |
| 11 | لا | — | lā | hiç yok ki | No |
| 12 | جرم | ج ر مCRM | cerame | şüphe | doubt |
| 13 | أن | — | enne | mutlaka | that |
| 14 | لهم | — | lehumu | onlara vardır | for them |
| 15 | النار | ن و رNVR | n-nāra | ateş | (is) the Fire |
| 16 | وأنهم | — | ve ennehum | ve onlar | and that they |
| 17 | مفرطون | ف ر طFRŦ | mufraTūne | ona sürüleceklerdir | (will) be abandoned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ويجعلون لله ما يكرهون وتصف السنتهم الكذب ان لهم الحسنى لا جرم ان لهم النار وانهم مفرطون
Arapça (Harekeli)
وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ أَلْسِنَتُهُمُ الْكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ الْحُسْنَى لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ النَّارَ وَأَنَّهُم مُّفْرَطُونَ
Transliterasyon
Ve yec’alûne lillâhi mâ yekrehûne ve tesıfu elsinetuhumul kezibe enne lehumul husnâ, lâ cereme enne lehumun nâre ve ennehum mufretûn|e|.
Transliteration (Eng.)
WayajAAaloona lill<span class="u">a</span>hi m<span class="u">a</span>yakrahoona wata<span class="u">s</span>ifu alsinatuhumu alka<span class="u">th</span>iba annalahumu al<span class="u">h</span>usn<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span> jarama anna lahumu a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>rawaannahum mufra<span class="u">t</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'a, kendilerinin bile hoşlanmadıkları şeyleri atfederler ve dilleri de güzel ve hayırlı sonucun kendilerine mukadder olduğunu yalan yere söyler durur. Hiç şüphe yok ki onlarındır ateş ve tezcek, herkesten önce onlar girerler ateşe.
Ali Bulaç
Onlar, Allah'a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.
Bayraktar Bayraklı
Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a mal ediyorlar. En güzel şeylerin de kendilerine ait olduğunu söylüyorlar. Şüphesiz, onlara ateş vardır ve onlar ateşte terk olunacaklardır.
Diyanet İşleri
Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. En güzel sonucun kendilerinin olduğunu anlatan dilleri de yalanın örneğini veriyor. Hiç şüphesiz onlar için sadece ateş vardır ve onlar, (ateşe) terkolunacaklar.
Edip Yüksel
Hoşlanmadıkları şeyleri ALLAH'a malediyorlar ve kendilerinin iyiyi hakettikleri yalanını dillerinde geveliyorlar. Elbette, ateşe terkedilecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Müşrikler, kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri, Allah'a isnad ediyorlar. Dilleri, en güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere durmadan söyler. Hiç şüphesiz onlar için, sadece ateş vardır. Oraya en önde gidip kalacaklardır.
Erhan Aktaş
Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta* olanlardır.
Hakkı Yılmaz
Ve beğenmediklerini Allah için ayırırlar. Ve dilleri, en güzelin kendilerine ait olduğunu, yalan yere söyler durur. Hiç şüphesiz onlar için ancak ateş vardır ve onlar, önden itileceklerdir.(Sonraki 16:60)
Muhammed Esed
Ve bir de, hoşlanmadıkları şeyi (önce) Allah'a yakıştırırlar; sonra da kalkıp bunu dile getirirken, sanki en güzel, en erdemli olan neyse onu hak etmişler gibi, gerçek dışı, yalan açıklamalarda bulunurlar. Aslında, onlar sadece ateşi hak etmektedirler ve şüphesiz kendileri (Allah'ın rahmetinden) uzak tutulacaklar!
Mustafa İslamoğlu
Hem kendilerinin hoşlanmadığı şeyi Allah'a layık görürler, hem de en güzel akıbete kendileri layıkmış gibi yalan beyanda bulunan dilleriyle kendilerini aldatırlar. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki, ellerine geçen sadece ateş olacaktır; üstelik de onlar önden buyur edilecekler.
Suat Yıldırım
Hem utanmadan, kendilerinin beğenmedikleri şeyleri Allah'a yakıştırıyor, O'nun dinini, peygamberini hafife alıyorlar, hem de en güzel âkıbetin kendilerini beklediği yalanını uyduruyorlar. Beklesinler bakalım! Onlara olsa olsa ateş vardır! Hem de oraya gireceklerin başında olacaklardır. [41, 50; 18, 35-36; 11, 9-10; 19-77]
Süleyman Ateş
Kendilerinin hoşlanmadıkları şeyi Allah'a veriyorlar, üstelik de dilleri, "En güzel sonuç, kendilerinin olacak" diye yalan söylüyor. Onlara mutlaka ateş vardır ve onlar ona sürüleceklerdir!*
Şaban Piriş
Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allaha mal ederler ve yalana alışkın dilleri en güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu ifade eder. Kuşkusuz onlara ait olan “ateş”tir. Ve onlar “cehennem”e doldurulacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerinin bile çirkin bulacağı şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. Dilleri de yalan düzüp donatıyor: En ileri güzellik onlarınmış! Kuşkusuz olan şu: Onlar için ateş vardır. Ve ona en önden gireceklerdir.
Edip-Layth-Martha
They attribute to God what they hate, and their tongues assert lies that they will get the best. No doubt they will have the fire, for they have rebelled.
Muhammad Asad
As it is, they ascribe to God something that they [themselves] dislike* -and [all the while] their tongues utter the lie that [by doing so] they earn supreme merit!* Truly, they earn but the fire, and will be left out [of God's grace]!*
Rashad Khalifa
They ascribe to GOD what they dislike for themselves, then utter the lie with their own tongues that they are righteous! Without any doubt, they have incurred Hell, for they have rebelled.,
The Monotheist Group
And they assign to God what they hate, and their tongues describe with lies that they will have what is good. No doubt they will have the Fire, for they have rebelled.