Nahl Sûresi61. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولو | — | velev | ve eğer | And if |
| 2 | يؤاخذ | ا خ ذ EḢZ̃ | yu'āḣiƶu | cezalandırsaydı | Allah were to seize |
| 3 | الله | — | llahu | Allah | Allah were to seize |
| 4 | الناس | ن و سNVS | n-nāse | insanları | the mankind |
| 5 | بظلمهم | ظ ل مƵLM | biZulmihim | yaptıkları (her) haksızlıkla | for their wrongdoing |
| 6 | ما | — | mā | not | |
| 7 | ترك | ت ر كTRK | terake | bırakmazdı | He (would) have left |
| 8 | عليها | — | ǎleyhā | üzerinde (yeryüzünde) | upon it |
| 9 | من | — | min | hiçbir | any |
| 10 | دابة | د ب بD̃BB | dābbetin | canlı | moving creature, |
| 11 | ولكن | — | velākin | fakat | but |
| 12 | يؤخرهم | ا خ رEḢR | yu'eḣḣiruhum | onları erteler | He defers them |
| 13 | إلى | — | ilā | -ye kadar | for |
| 14 | أجل | ا ج لECL | ecelin | bir süre- | a term |
| 15 | مسمى | س م وSMV | musemmen | takdir edilen | appointed. |
| 16 | فإذا | — | feiƶā | zaman | Then when |
| 17 | جاء | ج ي اCYE | cā'e | geldiği | comes |
| 18 | أجلهم | ا ج لECL | eceluhum | süreleri | their terms |
| 19 | لا | — | lā | asla | not |
| 20 | يستأخرون | ا خ رEḢR | yeste'ḣirūne | geri kalmazlar | they (will) remain behind |
| 21 | ساعة | س و عSVA | sāǎten | bir sa'at (dahi) | an hour |
| 22 | ولا | — | ve lā | ne de | and not |
| 23 | يستقدمون | ق د مGD̃M | yesteḳdimūne | ileri geçerler | they can advance (it). |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولو يواخذ الله الناس بظلمهم ما ترك عليها من دابة ولكن يوخرهم الى اجل مسمى فاذا جاء اجلهم لا يستخرون ساعة ولا يستقدمون
Arapça (Harekeli)
وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللَّهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيْهَا مِن دَابَّةٍ وَلَكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى فَإِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
Transliterasyon
Ve lev yuâhızullâhun nâse bi zulmihim mâ tereke aleyhâ min dâbbetin ve lâkin yuahhıruhum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), fe izâ câe eceluhum lâ yeste’hırûne sâaten ve lâ yestakdimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaw yu-<span class="u">a</span>khi<span class="u">th</span>u All<span class="u">a</span>hua<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sa bi<span class="i"><span class="u">th</span></span>ulmihim m<span class="u">a</span> tarakaAAalayh<span class="u">a</span> min d<span class="u">a</span>bbatin wal<span class="u">a</span>kin yu-akhkhiruhumil<span class="u">a</span> ajalin musamman fa-i<span class="u">tha</span> j<span class="u">a</span>a ajaluhum l<span class="u">a</span>yasta/khiroona s<span class="u">a</span>AAatan wal<span class="u">a</span> yastaqdimoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah, insanları zulümleri yüzünden helâk etseydi yeryüzünde yürür bir tek mahlûk kalmazdı, fakat onlara azâp etmeyi mukadder bir zamâna tehîr etti; vakitleri gelince de ne bir an geri kalırlar, ne bir an önce gelip çatar o mukadder vakit.
Ali Bulaç
Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya çekecek olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiçbir şey bırakmazdı; ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler.
Bayraktar Bayraklı
Eğer Allah, zulümlerinden dolayı insanları hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat, onları belli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.
Diyanet İşleri
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.
Edip Yüksel
ALLAH zulümlerinden dolayı insanları cezalandırsaydı orada bir yaratık bırakmazdı; ne var ki onları belli bir süreye kadar erteler. Sürelerinin sonu geldiği zaman da ne bir an öne alınırlar, ne de ertelenirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekseydi, yeryüzünde kımıldayan tek canlı bırakmazdı. Fakat Allah onları, belli bir vakte kadar erteler. Müddetleri (ecelleri) geldiği zaman, onu ne bir saat erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.
Erhan Aktaş
Eğer Allah insanları, haksızlıkları nedeniyle cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar erteler. Süreleri dolduğu zaman, ne bir saat ertelenir ne de öne alınır.
Hakkı Yılmaz
Ve eğer Allah, yanlış işleri nedeniyle insanları sorgulayıp cezalandıracak olsaydı, yeryüzünün üstünde irili-ufaklı tüm canlılardan hiçbir şey bırakmazdı. Velâkin onları adı konulmuş bir süreye kadar erteler. Artık onların sürelerinin sonu gelince de ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler.(Sonraki 16:63)
Muhammed Esed
İmdi, eğer Allah, (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden ötürü, insanları (hemen) tepeleyecek olsaydı, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları, belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar erteliyor. Süreleri dolduğu zaman, sonlarını bir an olsun ne geciktirebilirler, ne de öne alabilirler.
Mustafa İslamoğlu
Nitekim, eğer Allah insanları zulümleri nedeniyle hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde bir tek canlı bırakmazdı; fakat onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir. Ama vadeleri dolduğu vakit, akıbetlerini ne bir an geciktirebilirler ne de çabuklaştırabilirler.
Suat Yıldırım
Eğer Allah zulümleri yüzünden insanları cezalandıracak olsaydı dünyada tek canlı bile bırakmazdı. Fakat onları takdir ettiği bir vâdeye kadar bekletir. Vâdeleri gelince ne bir an öne alabilir, ne bir an geriye bırakabilirler.
Süleyman Ateş
Eğer Allah, insanları, yaptıkları (her) haksızlıkla cezalandırsaydı, yeryüzünde tek canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir süreye kadar erteler. Süreleri geldiği zaman da bir sa'at dahi ne geri kalırlar, ne de ileri geçerler (derhal mahvolup giderler).
Şaban Piriş
Eğer Allah, zulümleri sebebiyle hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiç bir canlı bırakmazdı. Fakat O, belli bir süreye kadar erteler. Onların eceli gelince de bir dakika geciktirmesi de; öne alması da beklenemez.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer Allah, insanları zulümlerine karşı cezalandırsaydı, yeryüzünde debelenen birşey bırakmazdı. Ama öyle yapmıyor, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Süreleri geldiğinde ise ne bir saat geri kalırlar ne de öne geçebilirler.
Edip-Layth-Martha
If God were to immediately call the people to account for their transgression, then He would not leave a single creature standing. But He delays them to a determined time; so when that time comes to any of them, they cannot delay it by one moment or advance it.
Muhammad Asad
Now if God were to take men [immediately] to task for all the evil that they do [on earth], He would not leave a single living creature upon its face. However, He grants them respite until a term set [by Him]:* but when the end of their term approaches, they can neither delay it by a single moment, nor can they hasten it.*
Rashad Khalifa
If GOD punished the people for their transgressions, He would have annihilated every creature on earth. But He respites them for a specific, predetermined time. Once their interim ends, they cannot delay it by one hour, nor advance it.,
The Monotheist Group
And if God were to call the people to account for their transgression, He would not have left on it a single creature. But He delays them to a determined time; so when their time comes, they do not delay by one hour and they do not advance.