Nahl Sûresi64. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 2 | أنزلنا | ن ز لNZL | enzelnā | indirmedik | We revealed |
| 3 | عليك | — | ǎleyke | sana | to you |
| 4 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitabı | the Book |
| 5 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 6 | لتبين | ب ي نBYN | litubeyyine | açıklaman | that you make clear |
| 7 | لهم | — | lehumu | onlara | to them |
| 8 | الذي | — | lleƶī | şeyi | that which |
| 9 | اختلفوا | خ ل فḢLF | ḣtelefū | ayrılığa düştükleri | they differed |
| 10 | فيه | — | fīhi | hakkında | in it, |
| 11 | وهدى | ه د يHD̃Y | ve huden | ve yol gösterici | and (as) a guidance |
| 12 | ورحمة | ر ح مRḪM | ve raHmeten | ve rahmet | and mercy |
| 13 | لقوم | ق و مGVM | liḳavmin | bir kavim için | for a people |
| 14 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanan | who believe. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما انزلنا عليك الكتب الا لتبين لهم الذى اختلفوا فيه وهدى ورحمة لقوم يومنون
Arapça (Harekeli)
وَمَا أَنزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا فِيهِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
Ve mâ enzelnâ aleykel kitâbe illâ li tubeyyine lehumullezîhtelefû fîhi ve huden ve rahmeten li kavmin yu’minûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> anzaln<span class="u">a</span> AAalayka alkit<span class="u">a</span>baill<span class="u">a</span> litubayyina lahumu alla<span class="u">th</span>ee ikhtalafoo feehiwahudan wara<span class="u">h</span>matan liqawmin yu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz sana kitabı, ancak hakkında ayrılığa düştükleri nesneleri onlara apaçık bildirmen için indirdik ve inanan topluluğa da hidâyettir ve rahmettir.
Ali Bulaç
Biz kitabı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik.
Bayraktar Bayraklı
Biz bu kitâbı sana sadece, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da rehber ve rahmet olsun diye indirdik.
Diyanet İşleri
Biz bu Kitab'ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.
Edip Yüksel
Sana bu kitabı indirdik ki, anlaşmazlığa düştükleri konuları kendilerine bildiresin. Bu kitap, gerçeği onaylayan bir topluluk için bir yol göstericidir, bir rahmettir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik.
Erhan Aktaş
Biz, sana Kitap’ı, hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri, kendilerine beyan* etmen ve iman eden bir toplum için yol gösterici ve rahmet olmasından başka bir şey için indirmedik.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz, sana Kur’ân'ı sırf hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyleri onlar için açığa koyasın diye ve iman edecek bir topluma bir kılavuz, bir rahmet olarak indirdik.
Muhammed Esed
Sana bu ilahî kelâmı yalnızca, üzerinde çekişip durdukları (dinî) sorunları onlara açıklayasın ve inanmaya eğilimli olan kimselere de onu doğru yol bilgisi ve rahmet olarak (ulaştırasın) diye indirdik.
Mustafa İslamoğlu
Biz sana ilahi mesajı, sadece üzerinde anlaşmazlığa düştükleri (inançla ilgili) meselelerin çözümlerini kendilerine sunasın, inanıp güvenecek bir topluluk için de bir yol haritası ve bir rahmet olsun diye indirdik.
Suat Yıldırım
Ey Resulüm, sana bu kitabı indirmemiz, sırf onların, hakkında ihtilaf ettikleri gerçekleri açıklaman ve sırf iman edecek kimselere hidâyet ve rahmet olması içindir.
Süleyman Ateş
Biz sana Kitabı indirdik ki, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve (o Kitap), inanan bir kavim için yol gösterici ve rahmet olsun.
Şaban Piriş
Biz, kitabı ancak hakkında ihtilaf ettikleri şeyleri onlara açıklaman için, yol gösterici ve iman eden bir halka rahmet olarak sana indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu Kitap'ı sana yalnız şunun için indirdik: Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara iyice açıklayasın ve Kitap, iman eden bir topluluk için kılavuz ve rahmet olsun.
Edip-Layth-Martha
We did not send down the book to you except that you may proclaim to them that in which they disputed, and as a guidance and mercy to a people who acknowledge.*
Muhammad Asad
And upon thee [too] have We bestowed from on' high this divine writ for no other reason than that thou might make clear unto them all [questions of faith] on which they have come to hold divergent views, and [thus offer] guidance and grace unto people who will believe.
Rashad Khalifa
We have revealed this scripture to you, to point out for them what they dispute, and to provide guidance and mercy for people who believe.,
The Monotheist Group
And We have not sent down the Book to you except that you may clarify for them that in which they have disputed, and as a guidance and a mercy for a people who believe.