Nahl Sûresi76. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وضرب | ض ر بŽRB | ve Derabe | ve misal verir | And Allah sets forth |
| 2 | الله | — | llahu | Allah | And Allah sets forth |
| 3 | مثلا | م ث لMS̃L | meṧelen | misaliyle | an example |
| 4 | رجلين | ر ج لRCL | raculeyni | (şu) iki adamı | (of) two men, |
| 5 | أحدهما | ا ح دEḪD̃ | eHaduhumā | birisi | one of them |
| 6 | أبكم | ب ك مBKM | ebkemu | dilsizdir | (is) dumb, |
| 7 | لا | — | lā | not | |
| 8 | يقدر | ق د رGD̃R | yeḳdiru | gücü yetmez | he has power |
| 9 | على | — | ǎlā | on | |
| 10 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | hiçbir şeye | anything, |
| 11 | وهو | — | vehuve | ve o | while he |
| 12 | كل | ك ل لKLL | kellun | bir yüktür | (is) a burden |
| 13 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 14 | مولاه | و ل يVLY | mevlāhu | efendisinin | his master. |
| 15 | أينما | — | eynemā | nereye | Wherever |
| 16 | يوجهه | و ج هVCH | yuveccihhu | onu gönderse | he directs him |
| 17 | لا | — | lā | not | |
| 18 | يأت | ا ت يETY | ye'ti | getirmez | he comes |
| 19 | بخير | خ ي رḢYR | biḣayrin | bir hayır | with any good. |
| 20 | هل | — | hel | Is | |
| 21 | يستوي | س و يSVY | yestevī | gibi olur mu? | equal |
| 22 | هو | — | huve | o | he |
| 23 | ومن | — | ve men | ve kimse | and (the one) who |
| 24 | يأمر | ا م رEMR | ye'muru | emreden | commands |
| 25 | بالعدل | ع د لAD̃L | bil-ǎdli | adaleti | [of] justice, |
| 26 | وهو | — | ve huve | ve o (kimse) | and he |
| 27 | على | — | ǎlā | üzere (giden) | (is) on |
| 28 | صراط | ص ر طṦRŦ | SirāTin | yol | a path |
| 29 | مستقيم | ق و مGVM | musteḳīmin | doğru | straight? |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وضرب الله مثلا رجلين احدهما ابكم لا يقدر على شىء وهو كل على مولىه اينما يوجهه لا يات بخير هل يستوى هو ومن يامر بالعدل وهو على صرط مستقيم
Arapça (Harekeli)
وَضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا رَّجُلَيْنِ أَحَدُهُمَا أَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلَى شَيْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلَى مَوْلَاهُ أَيْنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍ هَلْ يَسْتَوِي هُوَ وَمَن يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَهُوَ عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Transliterasyon
Ve daraballâhu meselen raculeyni ehaduhumâ ebkemu lâ yakdiru alâ şey’in ve huve kellun alâ mevlâhu eynemâ yuveccihhu lâ ye’ti bi hayr(hayrin), hel yestevî huve ve men ye’muru bil adli ve huve alâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="u">d</span>araba All<span class="u">a</span>hu mathalanrajulayni a<span class="u">h</span>aduhum<span class="u">a</span> abkamu l<span class="u">a</span> yaqdiru AAal<span class="u">a</span>shay-in wahuwa kallun AAal<span class="u">a</span> mawl<span class="u">a</span>hu aynam<span class="u">a</span>yuwajjihhu l<span class="u">a</span> ya/ti bikhayrin hal yastawee huwa wamanya/muru bi<span class="b">a</span>lAAadli wahuwa AAal<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>ir<span class="u">at</span>inmustaqeem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Allah, gene iki kişiyi örnek getirir: Biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, sâhibine bir yüktür, nereye yollasa hayırlı bir iş becerip gelemez. O, hiç adâletle emreden ve doğru yolu tutmuş olan adamla eşit olur mu?
Ali Bulaç
Allah şu örneği verdi: İki kişi; bunlardan birisi dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmez ve herşeyiyle efendisinin üstünde (bir yük), o, onu hangi yöne gönderse bir hayır getirmez; şimdi bu, adaletle emreden ve dosdoğru yol üzerinde bulunanla eşit olabilir mi?
Bayraktar Bayraklı
Allah şu iki kişiyi örnek veriyor: Biri, hiçbir şeye gücü yetmeyen, efendisine yük olan, bir yere gönderse bir iyilik getiremeyen bir dilsiz; şimdi bu, doğru yolda olarak adâletle iş yapan kimse ile bir olur mu?
Diyanet İşleri
Allah, şu iki kişiyi de misal verir: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şey beceremez ve efendisinin üstüne bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayır getiremez. Şimdi, bu adamla, doğru yolda yürüyerek adaleti emreden kimse eşit olur mu?
Edip Yüksel
ALLAH şu iki adamı da örnek verir: Birisi bir şey yapacak yeteneğe sahip olmayıp tümüyle efendisine/sahibine bağımlıdır, onu ne işe koşsa bir şey beceremez. İşte böyle bir kişi ile doğru yol üzerinde bulunup adaleti uygulayan kişi hiçbir olur mu?*
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah şu iki adamı da misal verdi: Bunlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez; efendisine bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayır getiremez. Şimdi, bu adamla, adaletle emreden ve doğru yolda bulunan adam eşit olur mu?
Erhan Aktaş
Allah, iki adamı da örnek verdi: Bunlardan biri dilsiz ve hiçbir şeye gücü yetmez; mevlasına* bir yüktür. Onu nereye gönderirse göndersin, bir iş beceremez. Bu adamla, adaleti emreden ve dosdoğru yolda olan eşit olur mu?
Hakkı Yılmaz
Allah iki adamı da örnekleştirdi: Bunlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez; koruyucusuna bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayır getiremez. Şimdi, bu adamla, adaletle emreden ve doğru yolda bulunan adam eşit olur mu?
Muhammed Esed
Ve yine Allah (size başka) iki insan örneği veriyor: Onlardan biri, hiçbir iş elinden gelmeyen bir dilsiz ki, efendisinin sırtında gerçek bir yük; öyle ki, beriki onu hangi işe koşsa olumlu bir sonuç alamıyor. Peki, işte böyle biri, doğru ve hakça olanın yapılmasını emreden ve kendisi de dosdoğru bir yolda yürüyen (bilge bir) kimseyle hiç bir tutulabilir mi?
Mustafa İslamoğlu
Yine Allah şu iki adamı da misal verir: Onlardan biri elinden hiçbir iş gelmeyen, iki lafı bir araya getiremeyen bir ahmak. Üstüne üstlük bir de efendisinin sırtında yük. Onu nereye gönderse başarılı bir sonuçla dönemez. Şimdi böyle biri, adaleti emreden ve kendisi de dosdoğru yolda olan kimseyle denk tutulabilir mi?
Suat Yıldırım
Allah bir de şu temsili getiriyor: İki kişi var. Birisi dilsiz, hiçbir şey beceremez, efendisine sadece bir yük! Ne tarafa gönderse hiçbir işe yaramaz! Şimdi hiç bu zavallı ile, hakkı hakikati bilen, adaleti dile getirip gerçekleştiren, dosdoğru yol üzere ilerleyen bir insan eşit tutulabilir mi?
Süleyman Ateş
Ve Allah şu iki adamı da misal olarak anlattı: Birisi dilsizdir, hiçbir şey yapamaz, efendisinin üzerine bir yüktür. (Efendisi) onu nereye gönderse bir hayır getirmez (bir iş beceremez). Şimdi bu (adam), doğru yolda giderek adaleti emreden kimse gibi olur mu?
Şaban Piriş
Allah şu iki adamı da örnek olarak veriyor: Birisi, dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve efendisine yük. Onu nereye gönderse hayır getirmez. Onunla; adaleti emreden ve dosdoğru bir yolda olan kimse eşit olur mu?
Yaşar Nuri Öztürk
Allah şöyle bir örnekleme de yaptı: İki adam; birisi dilsiz; hiçbir şeye gücü yetmez, efendisi üstüne sadece bir yük. Efendi onu nereye gönderse hiçbir hayır getiremez. Şimdi bu adam, dosdoğru bir yol üzerinde bulunup adaletle emreden kişi ile aynı olur mu?
Edip-Layth-Martha
God puts forth the example of two men, one of them is mute and he cannot control anything, and he is a burden to his master. Wherever he points him, he does not come with any good. Is he the same as one who orders good and he is on a straight path?*
Muhammad Asad
And God propounds [to you] the parable of two [other] men -one of them dumb,* unable to do anything of his own accord, and a sheer burden on his master: to whichever task the latter directs him,* he accomplishes no good. Can such a one be considered the equal of [a wise man] who enjoins the doing of what is right and himself follows a straight way?*
Rashad Khalifa
And GOD cites the example of two men: one is dumb, lacks the ability to do anything, is totally dependent on his master - whichever way he directs him, he cannot produce anything good. Is he equal to one who rules with justice, and is guided in the right path?,
The Monotheist Group
And God puts forth the example of two men, one of them is mute and he cannot achieve anything, and he is a burden to his guardian. Wherever he points him, he does not come with any good. Is he the same as one who orders good and he is upon a straight path?