Nahl Sûresi75. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ضرب | ض ر بŽRB | Derabe | misal verir | Allah sets forth |
| 2 | الله | — | llahu | Allah | Allah sets forth |
| 3 | مثلا | م ث لMS̃L | meṧelen | misaliyle | the example |
| 4 | عبدا | ع ب دABD̃ | ǎbden | bir köle | (of) a slave |
| 5 | مملوكا | م ل كMLK | memlūken | başkasının malı olan | (who is) owned, |
| 6 | لا | — | lā | not | |
| 7 | يقدر | ق د رGD̃R | yeḳdiru | gücü yetmeyen | he has power |
| 8 | على | — | ǎlā | on | |
| 9 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | hiçbir şeye | anything |
| 10 | ومن | — | ve men | ve kimseyi | and (one) whom |
| 11 | رزقناه | ر ز قRZG | razeḳnāhu | rızıklandırdığımız | We provided him |
| 12 | منا | — | minnā | katımızdan | from Us |
| 13 | رزقا | ر ز قRZG | rizḳan | rızık ile | a provision |
| 14 | حسنا | ح س نḪSN | Hasenen | güzel | good, |
| 15 | فهو | — | fehuve | ki o | so he |
| 16 | ينفق | ن ف قNFG | yunfiḳu | infak eder | spends |
| 17 | منه | — | minhu | ondan | from it, |
| 18 | سرا | س ر رSRR | sirran | gizli | secretly |
| 19 | وجهرا | ج ه رCHR | ve cehran | ve açık | and publicly. |
| 20 | هل | — | hel | olurlar mı? | Can |
| 21 | يستوون | س و يSVY | yestevūne | bunlar eşit | they be equal? |
| 22 | الحمد | ح م دḪMD̃ | l-Hamdu | Hamd | All praise |
| 23 | لله | — | lillahi | Allah'adır | (is) for Allah! |
| 24 | بل | — | bel | fakat | Nay, |
| 25 | أكثرهم | ك ث رKS̃R | ekṧeruhum | çokları | but most of them |
| 26 | لا | — | lā | (do) not | |
| 27 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bilmezler | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ضرب الله مثلا عبدا مملوكا لا يقدر على شىء ومن رزقنه منا رزقا حسنا فهو ينفق منه سرا وجهرا هل يستون الحمد لله بل اكثرهم لا يعلمون
Arapça (Harekeli)
ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا عَبْدًا مَّمْلُوكًا لَّا يَقْدِرُ عَلَى شَيْءٍ وَمَن رَّزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًا هَلْ يَسْتَوُونَ الْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Daraballâhu meselen abden memlûken lâ yakdiru alâ şey’in ve men razaknâhu minnâ rızkan hasenen fe huve yunfiku minhu sırren ve cehrâ(cehren), hel yestevûn|e|, elhamdulillâh|i|, bel ekseruhum lâ ya’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
<span class="u">D</span>araba All<span class="u">a</span>hu mathalan AAabdanmamlookan l<span class="u">a</span> yaqdiru AAal<span class="u">a</span> shay-in waman razaqn<span class="u">a</span>huminn<span class="u">a</span> rizqan <span class="u">h</span>asanan fahuwa yunfiqu minhu sirranwajahran hal yastawoona al<span class="u">h</span>amdu lill<span class="u">a</span>hi balaktharuhum l<span class="u">a</span> yaAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah bir örnek getirmiştir: Bir köle olsa ve hiçbir şeye gücü yetmese ve bir de güzel bir sûrette rızıklandırdığımız birisi bulunsa da rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını, gizli, açık yoksullara harcasa, onları geçindirse bunlar eşit ve denk olur mu hiç? Hamd Allah'a, eşit değildir bunlar, fakat çoğu bilmez.
Ali Bulaç
Allah, (Kendisi'ne ortak koştuğunuz ilahlar konusunda) hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan ile, tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verdiğimiz, böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'ındır; fakat onların çoğu bilmezler.
Bayraktar Bayraklı
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine katımızdan verdiğimiz güzel rızıktan gizlice ve açıkça veren kimseyi örnek veriyor. Bunlar hiç eşit olur mu? Övgü Allah'a aittir; fakat çoğu bunu bilmez.
Diyanet İşleri
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Doğrusu hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.*
Edip Yüksel
ALLAH, hiçbir şeye gücü yetmeyen, sahiplenilmiş bir köle ile kendi tarafımızdan güzelce rızıklandırdığımız, o rızıktan gizli ve açık yardım için harcayan kişiyi örnek olarak verir. Bu ikisi hiçbir olur mu? Övgü ALLAH'adır, ancak çokları bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine güzel bir rızık verilen ve o rızıkdan gizli ve açık olarak harcayan hür bir insanı misal verdi. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün hamd Allah'a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu bilmezler.
Erhan Aktaş
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir köle ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah’a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.*
Hakkı Yılmaz
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile Bizim kendisine güzel bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan/ yakınlarının nafakalarını sağlayan bir kimseyi örnek verdi: Bunlar eşit olurlar mı? –Bütün övgüler Allah'a mahsustur; başkası övülemez.– Tersine insanların çoğu bilmezler.
Muhammed Esed
Allah (işte size iki insan) örneği veriyor: (biri) hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasına bağımlı bir köle; (diğeri de) kendisine katımızdan (bir armağan olarak) güzel bir rızık bahşettiğimiz (özgür) bir insan ki, o rızıktan gizli-açık (gönlünce, doğru yolda) harcamalar yapıyor. İmdi, (düşünün), bu iki insan hiç bir tutulabilir mi? Bütün övgüler Allah'a yakışır: ama onların çoğu bunu bilmezler.
Mustafa İslamoğlu
(İşte, örnek olarak) Allah size şu misali verir: Başkasının boyunduruğu altındaki köle sınıfına mensup birini (düşünün; bir de) kendisine tarafımızdan güzel bir rızık verdiğimiz ve ondan açık ve gizli hayırda bulunan (hür) birini... Şimdi bunların (ikisi de) bir tutulabilir mi? Övgülerin en mükemmeline yalnız (iradeyi yaratan) Allah layıktır: fakat onların çoğu (bunun dahi) farkında değiller!
Suat Yıldırım
Allah size bir temsil getiriyor: Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam, öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor. Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi? Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.
Süleyman Ateş
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile; kendisine güzel rızık verdiğimiz, o rızıktan gizli ve açık harcayan kimseyi misal olarak anlattı. Hiç bunlar bir olurlar mı? Hamd Allah'a mahsustur, fakat çokları bilmezler.*
Şaban Piriş
Allah, size, başkasının mülkiyetinde olan ve hiç bir şeye gücü yetmeyen bir köle ile tarafımızdan güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız ve kendisi de ondan gizli ve açıktan infak eden kimseyi örnek gösteriyor. Hiç bunlar eşit olur mu? Hamd Allaha mahsustur. Fakat, onların çoğu bilmiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah şöyle bir örnekleme yaptı: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının eşyası durumunda bir kul ile bizden bir güzel rızıkla rızıklandırdığımız ve ondan gizli-açık dağıtan bir kişi. Bunlar aynı olur mu?! Bütün övgüler Allah'adır ama onların çokları bilmiyorlar.
Edip-Layth-Martha
God cites the example of a slave who is owned and cannot control anything, against one whom We have provided a good provision which he spends of it secretly and openly. Are they the same? God be praised, but most of them do not know.
Muhammad Asad
God propounds [to you] the parable of [two men-] a man enslaved, unable to do anything of his own accord, and a [free] man upon whom We have bestowed goodly sustenance [as a gift] from Ourselves, so that he can spend thereof [at will, both] secretly and openly. Can these [two] be deemed equal?* All praise is due to God [alone]: but most of them do not understand it.
Rashad Khalifa
GOD cites the example of a slave who is owned, and is totally powerless, compared to one whom we blessed with good provisions, from which he gives to charity secretly and publicly. Are they equal? Praise be to GOD, most of them do not know.,
The Monotheist Group
God puts forth the example of a slave who is owned and cannot achieve anything, against one whom We have provided a good provision which he spends of it secretly and openly. Are they the same? Praise be to God, but most of them do not know.