Nahl Sûresi85. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | And when |
| 2 | رأى | ر ا يREY | raā | gördükleri | (will) see |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 4 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmedenler | wronged |
| 5 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābe | azabı | the punishment, |
| 6 | فلا | — | felā | artık | then not |
| 7 | يخفف | خ ف فḢFF | yuḣaffefu | hafifletilmez | it will be lightened |
| 8 | عنهم | — | ǎnhum | onlardan | for them |
| 9 | ولا | — | ve lā | ve asla | and not |
| 10 | هم | — | hum | onlara | they |
| 11 | ينظرون | ن ظ رNƵR | yunZerūne | fırsat verilmez | will be given respite. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا رءا الذين ظلموا العذاب فلا يخفف عنهم ولا هم ينظرون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا رَأَى الَّذِينَ ظَلَمُوا الْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
Transliterasyon
Ve izâ raellezîne zalemûl azâbe fe lâ yuhaffefuanhum ve lâ hum yunzarûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> ra<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamooalAAa<span class="u">tha</span>ba fal<span class="u">a</span> yukhaffafu AAanhum wal<span class="u">a</span> humyun<span class="i"><span class="u">th</span></span>aroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Zulmedenler azâbı görmeye başladılar mı hafifletilmez azapları ve mühlet de verilmez onlara.
Ali Bulaç
O zulmedenler, azabı gördüklerinde, onlara ne (azap) hafifletilecek, ne süre tanınacak.
Bayraktar Bayraklı
Haksızlık edenler azabı gördüklerinde, ne azapları hafifletilir ne de onlara bir süre verilir.
Diyanet İşleri
O zulmedenler azabı gördüklerinde, artık onlardan azap hafifletilmez, onlara mühlet de verilmez.
Edip Yüksel
Zulmedenler azabı gördükleri zaman artık onlar için hafifletilmez, ertelenmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
O zulmedenler, azabı gördükleri zaman, artık onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlara süre verilir.
Erhan Aktaş
Zulmeden kimseler, azapla karşı karşıya kaldıklarında, artık onlardan azap hafifletilmez. Ve onlara fırsat da verilmez.
Hakkı Yılmaz
Ve o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan kimseler, azabı gördükleri zaman, artık onlardan hafifletilmez ve onlara süre verilmez.
Muhammed Esed
Ve kötülüğe-haksızlığa şartlanmış olanlar (o Gün kendilerini bekleyen) azabı karşılarında bulduklarında, o azabın kendileri için (hiçbir mazeretle) hafifletilmeye(ceğini) ve kendilerine artık zaman da verilmeyeceğini (hemen anlayacaklar).
Mustafa İslamoğlu
Ve o zulmedenler azabı görünce, artık onun kendilerine hafifletilmeyeceğini de fırsat tanınmayacağını da anlayacaklar.
Suat Yıldırım
O zalimler cehennem azabını görünce yalvarıp yakarırlar. Fakat ne azapları hafifletilir, ne de kendilerine mühlet verilir. [25, 12-14; 18, 53; 21, 39-40]
Süleyman Ateş
Zulmedenler azabı gördükleri zaman artık azab onlardan ne hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.
Şaban Piriş
Zulmedenler azabı gördükleri zaman, artık onlardan bu azap hafifletilmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Zulme sapanlar azapla yüzyüze geldiklerinde, ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.
Edip-Layth-Martha
Then those who were wicked will see the retribution; it will not be lightened for them, nor will they be given respite.
Muhammad Asad
And when they who were bent on evildoing behold the suffering [that awaits them, they will realize that] it will not be lightened for them [by virtue of their pleading] ; and neither will they be granted respite.
Rashad Khalifa
Once those who transgressed see the retribution, it will be too late; it will not be commuted for them, nor will they be respited.,
The Monotheist Group
And then those who were wicked will see the retribution; it will not be lightened for them, nor will they be given respite.