Nahl Sûresi84. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ويوم | ي و مYVM | ve yevme | ve gün | And the Day |
| 2 | نبعث | ب ع ثBAS̃ | neb'ǎṧu | getirdiğimiz | We will resurrect |
| 3 | من | — | min | from | |
| 4 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 5 | أمة | ا م مEMM | ummetin | ümmetten | nation |
| 6 | شهيدا | ش ه دŞHD̃ | şehīden | bir şahid | a witness, |
| 7 | ثم | — | ṧumme | artık | then |
| 8 | لا | — | lā | not | |
| 9 | يؤذن | ا ذ نEZ̃N | yu'ƶenu | izin verilmez | will be permitted |
| 10 | للذين | — | lilleƶīne | kimselere | to those who |
| 11 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(lere) | disbelieved |
| 12 | ولا | — | ve lā | ve ne de | and not |
| 13 | هم | — | hum | onların | they |
| 14 | يستعتبون | ع ت بATB | yusteǎ'tebūne | özür dilemeleri istenir | will be asked to make amends. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ويوم نبعث من كل امة شهيدا ثم لا يوذن للذين كفروا ولا هم يستعتبون
Arapça (Harekeli)
وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Transliterasyon
Ve yevme neb’asu min kulli ummetin şehîden summe lâ yu’zenu lillezînekeferû ve lâ hum yusta’tebûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wayawma nabAAathu min kulli ommatinshaheedan thumma l<span class="u">a</span> yu/<span class="u">th</span>anu lilla<span class="u">th</span>eenakafaroo wal<span class="u">a</span> hum yustaAAtaboon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve o gün her ümmete bir tanık getiririz de sonra kâfirlere, ağız açıp özür dilemeye bile izin verilmez ve yaptıkları kötülüklerden vazgeçeceklerine dâir verdikleri söz de kabûl edilmez.
Ali Bulaç
Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne inkar edenlere (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek.
Bayraktar Bayraklı
Her milletten bir tanık getireceğimiz gün, artık inkâr edenlere özür dileme izni verilmez ve özürleri de dinlenmez.
Diyanet İşleri
Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz gün, artık ne kafir olanlara (özür dilemelerine) izin verilir ne de onların özür dilemeleri istenir.
Edip Yüksel
Her topluluktan bir tanık gönderdiğimiz gün, inkâr edenlere ne izin verilir ne de özürleri kabul edilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her ümmetten bir şahid getireceğimiz gün, artık kâfirlere ne izin verilecek, ne de onlardan özür dilemeleri istenecektir.
Erhan Aktaş
Her ümmetten* bir tanık getirdiğimiz gün, artık gerçeği yalanlayan nankörlere izin verilmez. Onlardan özür dilemeleri de istenmez.
Hakkı Yılmaz
Ve her ümmetten bir şâhit getireceğimiz gün, artık kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenlere izin verilmez. Onlardan özür dilemeleri de istenmez.
Muhammed Esed
Ama Biz gün gelecek her ümmetten bir tanık çıkaracağız: o Gün, hakkı inkara şartlanmış olanlardan (bilgisizlik gibi) bir mazeret kabul edilmeyecek, af dilemeleri de asla kâle alınmayacaktır.
Mustafa İslamoğlu
Fakat bir gün gelecek Biz, her ümmetten bir şahit çıkaracağız. Sonra inkarda ısrar edenlere ne mazeret beyan etme izni verilecek, ne de suçlarını itiraf ile af dileme imkanı.
Suat Yıldırım
Gün gelir, o gün her ümmetten birer şahit getiririz. Artık ne o kâfirlere konuşmaları için izin verilir, ne de özür dileme imkânı bırakılacak. [77, 35-36]
Süleyman Ateş
Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz gün, artık ne nankörler(in konuşmaların)a izin verilir, ne de onların özür dilemeleri istenir.
Şaban Piriş
Her toplumdan birer şahit getirdiğimiz gün, artık küfredenlere izin verilmeyecek ve onların özürleri de dinlenmeyecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Her ümmetten bir tanığı ortaya sürdüğümüz gün, küfre sapanlara ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkan sağlanır.
Edip-Layth-Martha
The day We send from every nation a witness, then those who have rejected will not be given leave, nor will they be allowed to make amends.
Muhammad Asad
But one Day We shall raise up a witness out of every community,* whereupon they who were bent on denying the truth will not be allowed to plead [ignorance],* and neither will they be allowed to make amends.
Rashad Khalifa
The day will come when we raise from every community a witness, then those who disbelieved will not be permitted (to speak), nor will they be excused.,
The Monotheist Group
And the Day We send from every nation a witness, then those who have rejected will not be given leave, nor will they be allowed to repent.