Nahl Sûresi89. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ويوم | ي و مYVM | ve yevme | ve gün | And the Day |
| 2 | نبعث | ب ع ثBAS̃ | neb'ǎṧu | getireceğimiz | We will resurrect |
| 3 | في | — | fī | içinde | among |
| 4 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 5 | أمة | ا م مEMM | ummetin | ümmet | nation |
| 6 | شهيدا | ش ه دŞHD̃ | şehīden | bir şahid | a witness |
| 7 | عليهم | — | ǎleyhim | üzerlerine | over them |
| 8 | من | — | min | from | |
| 9 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusihim | kendi aralarından | themselves. |
| 10 | وجئنا | ج ي اCYE | ve ci'nā | getireceğiz | And We (will) bring |
| 11 | بك | — | bike | seni de | you |
| 12 | شهيدا | ش ه دŞHD̃ | şehīden | şahid | (as) a witness |
| 13 | على | — | ǎlā | üzerine | over |
| 14 | هؤلاء | — | hā'ulā'i | bunların | these. |
| 15 | ونزلنا | ن ز لNZL | ve nezzelnā | ve indirdik | And We sent down |
| 16 | عليك | — | ǎleyke | sana | to you |
| 17 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | bu Kitabı | the Book |
| 18 | تبيانا | ب ي نBYN | tibyānen | açıklayan | (as) a clarification |
| 19 | لكل | ك ل لKLL | likulli | her | of every |
| 20 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | thing |
| 21 | وهدى | ه د يHD̃Y | ve huden | ve yol gösterici olarak | and a guidance |
| 22 | ورحمة | ر ح مRḪM | ve raHmeten | ve rahmet olarak | and mercy |
| 23 | وبشرى | ب ش رBŞR | ve buşrā | ve müjde olarak | and glad tidings |
| 24 | للمسلمين | س ل مSLM | lilmuslimīne | müslümanlara | for the Muslims. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ويوم نبعث فى كل امة شهيدا عليهم من انفسهم وجئنا بك شهيدا على هولاء ونزلنا عليك الكتب تبينا لكل شىء وهدى ورحمة وبشرى للمسلمين
Arapça (Harekeli)
وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِي كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَى هَؤُلَاءِ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِّكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَى لِلْمُسْلِمِينَ
Transliterasyon
Ve yevme neb’asu fî kulli ummetin şehîden aleyhim min enfusihim ve ci’nâbike şehîden alâ hâulâ|i|, ve nezzelnâ aleykel kitâbe tibyânen likulli şey’in ve huden ve rahmeten ve buşrâ lil muslimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wayawma nabAAathu fee kulli ommatinshaheedan AAalayhim min anfusihim waji/n<span class="u">a</span> bika shaheedanAAal<span class="u">a</span> h<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i wanazzaln<span class="u">a</span> AAalaykaalkit<span class="u">a</span>ba tiby<span class="u">a</span>nan likulli shay-in wahudan wara<span class="u">h</span>matanwabushr<span class="u">a</span> lilmuslimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Her ümmete, kendi cinsinden bir tanık getireceğiz ve seni de bunlara tanık tutacağız ve biz, sana her şeyi açıklayıp anlatan ve Müslümanlara hidâyet, rahmet ve müjde olan kitabı indirdik.
Ali Bulaç
Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitab'ı sana, herşeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.
Bayraktar Bayraklı
O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şâhit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şâhit olarak getireceğiz. Ayrıca bu kitabı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.
Diyanet İşleri
O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.
Edip Yüksel
Her topluluk içinden, kendilerine karşı bir tanık gönderdiğimiz, şunlara karşı da seni tanık olarak getirdiğimiz gün… Biz sana bu kitabı, her şeyi açıklayan, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz o gün, her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şahit getireceğiz. Bu kitabı da, her şeyi açıklayan ve müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet kaynağı ve bir müjdeleyici olarak indirdik.
Erhan Aktaş
Biz, o gün, her ümmetin kendi içinden birini, onların üzerine tanık getireceğiz. Seni de onların* üzerine tanık getiririz. Biz, sana her şeyin açıklayıcısı* olan bu Kitap’ı, teslim olanlara* bir kılavuz, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz o gün, her ümmet içinde, kendilerinden kendi aleyhlerine bir şâhit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şâhit getireceğiz. Biz bu kitabı da, her şeyi açıklayan ve Müslümanlara bir kılavuz, bir rahmet ve bir müjde olarak sana indirdik.
Muhammed Esed
Ve gün gelecek her toplum içinden kendi aleyhlerine bir şahit çıkaracağız. Ve seni de (ey Peygamber, mesajının ulaşabileceği) kimseler üzerinde şahit kıldık; nitekim sana adım adım her şeyi olduğu gibi açıklayan, bir doğru yol bilgisi, bir rahmet ve Allah'a yürekten boyun eğenlere müjde olarak bu ilahî kelâmı indirdik.
Mustafa İslamoğlu
ve günü gelince onların aleyhine (de) her bir ümmetin kendi içerisinden bir şahit çıkaracağız. Seni de (Ey Muhammed), işte şu (mesajın muhatabı olan) insanlara bir şahit olarak getirdik; ve sana (din ile ilgili) her şeyi ana kaynağından indirerek vurgulu bir biçimde açıklayan ve bir yol haritası, bir rahmet ve Allah'a teslim olanlar için bir müjde olan bu ilahi mesajı indirdik.
Suat Yıldırım
Gün gelir, her ümmetten kendilerine birer şahit getiririz. Seni de ümmetin üzerine bir şahit olarak getirip dinleriz. Ey Resulüm, işte sana bu kutlu kitabı indirdik ki her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin, Allah'a teslimiyetle itaat edecek olanlara, rahmetin ve müjdenin ta kendisi olsun. [7, 6; 5, 109; 4, 41]
Süleyman Ateş
Her ümmet içinde, kendi aralarından, aleyhlerine bir şahid getireceğimiz gün, seni de bunların aleyhine şahid getirmiş olacağız. Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak indirdik.
Şaban Piriş
Her topluma, kendi içlerinden bir şahid getirdiğimiz gün, seni de bunlara şahid olarak getireceğiz. Çünkü, sana her şeyi açıklamak için ve yol gösterici, müslümanlar ve rahmet için müjde olarak kitabı indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap'ı indirdik ki, herşey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.
Edip-Layth-Martha
The day We send to every nation a witness against them from themselves, and We have brought you as a witness against these. We have sent down to you the book as a clarification for all things, a guide, mercy and good tidings for those who have peacefully surrendered.*
Muhammad Asad
for one Day We shall raise up within every community a witness against them from among themselves.* And thee [too, O Prophet,] have We brought forth to bear witness regarding those [whom thy message may have reached],* inasmuch as We have bestowed from on high upon thee, step by step, this divine writ, to make everything clear,* and to provide guidance and grace and a glad tiding unto all who have surrendered themselves to God.
Rashad Khalifa
The day will come when we will raise from every community a witness from among them, and bring you as the witness of these people. We have revealed to you this book to provide explanations for everything, and guidance, and mercy, and good news for the submitters.,
The Monotheist Group
And the Day We send to every nation a witness against them from themselves, and We have brought you as a witness against these. And We have sent down to you the Book as a clarification for all things, and a guidance and a mercy and good tidings to those who have submitted.