Nahl Sûresi90. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إنinneşüphesizIndeed,
2اللهllaheAllahAllah
3يأمرا م رEMRye'muruemredercommands
4بالعدلع د لAD̃Lbil-ǎdliadaletijustice
5والإحسانح س نḪSNvel'iHsānive ihsanıand the good,
6وإيتاءا ت يETYve ītā'ive vermeyiand giving
7ذيƶī(to) relatives,
8القربىق ر بGRBl-ḳurbāakrabaya(to) relatives,
9وينهىن ه يNHYve yenhāve menederand forbids
10عنǎni[from]
11الفحشاءف ح شFḪŞl-feHşā'iedepsizliktenthe immorality
12والمنكرن ك رNKRvelmunkerive fenalıktanand the bad
13والبغيب غ يBĞYvelbeğyive azgınlıktanand the oppression.
14يعظكمو ع ظVAƵyeǐZukumsize böyle öğüt verirHe admonishes you
15لعلكمleǎllekumumulur kiso that you may
16تذكرونذ ك رZ̃KRteƶekkerūneöğüt alırsınız (diye)take heed.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ان الله يامر بالعدل والاحسن وايتائ ذى القربى وينهى عن الفحشاء والمنكر والبغى يعظكم لعلكم تذكرون

Arapça (Harekeli)

إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Transliterasyon

İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel munkeri vel bagy|i|, yeizukum leallekum tezekkerûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Inna All<span class="u">a</span>ha ya/muru bi<span class="b">a</span>lAAadliwa<span class="b">a</span>l-i<span class="u">h</span>s<span class="u">a</span>ni wa-eet<span class="u">a</span>-i <span class="u">th</span>eealqurb<span class="u">a</span> wayanh<span class="u">a</span> AAani alfa<span class="u">h</span>sh<span class="u">a</span>-i wa<span class="b">a</span>lmunkariwa<span class="b">a</span>lbaghyi yaAAi<span class="i"><span class="u">th</span></span>ukum laAAallakum ta<span class="u">th</span>akkaroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, adâleti, lütuf ve keremde bulunmayı ve yakınlara ihtiyaçları olan şeyleri vermeyi emreder ve çirkin olan, kötü görünen şeylerle haksızlığı nehyeder; öğüt alasınız diye de size öğüt vermededir.

Ali Bulaç

Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki, Allah adâleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; yüz kızartıcı işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt veriyor.

Diyanet İşleri

Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.*

Edip Yüksel

ALLAH adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Kötülükten, fenalıktan ve azgınlıktan ise sizi meneder. Öğüt almanız için sizi böyle aydınlatır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.

Erhan Aktaş

Allah, adil olmayı, iyilik yapmayı ve yakınlarınızda olanlara yardım etmeyi emreder. Haddi aşmaktan, kötülük ve zorbalık yapmaktan men eder. Umulur ki bu uyarıdan öğüt alırsınız.

Hakkı Yılmaz

Şüphesiz Allah, adaleti, iyileştirmeyi-güzelleştirmeyi ve yakınlara vermeyi emreder; hayâsızlıktan, kötülükten ve azgınlıktan nehyeder. O, düşünüp öğüt alırsınız diye size öğüt verir.

Muhammed Esed

GERÇEK ŞU Kİ, Allah adaleti ve iyilik yapmayı, yakınlara karşı cömert olmayı emredip utanç verici ve arsızca olanı, akıl ve sağduyuya aykırı olanı ve azgınlığı, taşkınlığı yasaklıyor; ve size (böyle tekrar tekrar) öğüt veriyor ki, böylece (bütün bunları) belki aklınızda tutarsınız.

Mustafa İslamoğlu

Hiç şüphe yok ki Allah adil davranmayı, iyilik yapmayı ve yakınlara karşı cömert olmayı emreder; ve her türlü utanç verici hayasızlığı, selim akla ve sağduyuya aykırı çirkinliği ve sınırları hiçe sayan taşkınlık ve azgınlığı yasaklar: size (bu) öğütleri verir ki, sorumluluklarınızı aklınızda tutabilesiniz.

Suat Yıldırım

Allah adaleti, hatta adaletten de fazla olarak ihsanı, en güzel davranışı ve muhtaç oldukları şeyleri yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, çirkin işleri, zulüm ve tecavüzü yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir. [16, 126; 5, 8; 17, 26; 7, 33]

Süleyman Ateş

Allah adaleti, ihsanı, akrabaya vermeyi emreder, fahşa(edepsizlikten)dan, münker(fenalık)den ve bağy(azgınlık)den meneder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.*

Şaban Piriş

Allah, adaleti, iyiliği ve yakınlara vermeyi emreder. Ahlaksızlığı, kötülüğü ve taşkınlığı yasaklar. Düşünesiniz diye size öğüt verir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki Allah; adaleti, iyi ve güzel davranmayı, akrabaya vermeyi emreder. Tüm pisliklerden / edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık-doymazlık ve kıskançlıktan yazaklar. Düşünüp ibret alırsınız ümidiyle size öğüt veriyor.

Edip-Layth-Martha

God orders justice and goodness, and that you shall help your relatives, and He forbids from evil, vice, and transgression. He warns you that you may remember.

Muhammad Asad

BEHOLD, God enjoins justice, and the doing of good, and generosity towards [one's] fellow-men;* and He forbids all that is shameful and all that runs counter to reason,* as well as envy; [and] He exhorts you [repeatedly] so that you might bear [all this] in mind.

Rashad Khalifa

GOD advocates justice, charity, and regarding the relatives. And He forbids evil, vice, and transgression. He enlightens you, that you may take heed.,

The Monotheist Group

God orders justice and goodness and that you shall help your relatives, and He prohibits immorality and vice and transgression. He warns you that you may remember.