Beni İsrail Sûresi16. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | And when |
| 2 | أردنا | ر و دRVD̃ | eradnā | biz istediğimiz | We intend |
| 3 | أن | — | en | that | |
| 4 | نهلك | ه ل كHLK | nuhlike | helak etmek | We destroy |
| 5 | قرية | ق ر يGRY | ḳaryeten | bir kenti | a town, |
| 6 | أمرنا | ا م رEMR | emernā | emrederiz | We order |
| 7 | مترفيها | ت ر فTRF | mutrafīhā | onun varlıklılarına | its wealthy people |
| 8 | ففسقوا | ف س قFSG | fefeseḳū | kötü işler yaparlar | but they defiantly disobey |
| 9 | فيها | — | fīhā | orada | "therein;" |
| 10 | فحق | ح ق قḪGG | feHaḳḳa | böylece gerekli olur | so (is) proved true |
| 11 | عليها | — | ǎleyhā | onlara | against it |
| 12 | القول | ق و لGVL | l-ḳavlu | (azab) karar(ı) | the word, |
| 13 | فدمرناها | د م رD̃MR | fe demmernāhā | biz de orayı yıkarız | and We destroy it |
| 14 | تدميرا | د م رD̃MR | tedmīran | darmadağın | (with) destruction. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا اردنا ان نهلك قرية امرنا مترفيها ففسقوا فيها فحق عليها القول فدمرنها تدميرا
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا أَرَدْنَا أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْمِيرًا
Transliterasyon
Ve izâ erednâ en nuhlike karyeten emernâ mutrafîhâ fe fesekû fîhâ fe hakka aleyhel kavlu fe demmernâhâ tedmîrâ(tedmîren).
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> aradn<span class="u">a</span> an nuhlikaqaryatan amarn<span class="u">a</span> mutrafeeh<span class="u">a</span> fafasaqoo feeh<span class="u">a</span>fa<span class="u">h</span>aqqa AAalayh<span class="u">a</span> alqawlu fadammarn<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>tadmeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir şehri helâk etmek istersek ileri gelenlerine emrimizi tebliğ ederiz, buyruktan çıkar, orada isyâna koyulurlar da azâbı hak ederler, biz de onları tamamıyla helâk eder, orasını yerle yeksan ederiz.
Ali Bulaç
Biz, bir ülkeyi helak etmek istediğimiz zaman, onun 'varlık ve güç sahibi önde gelenlerine' emrederiz, böylelikle onlar onda bozgunculuk çıkarırlar. Artık onun üzerine söz hak olur da, onu kökünden darmadağın ederiz.
Bayraktar Bayraklı
Bir toplumu yok etmek istediğimizde, onların refaha gömülmüş seçkinlerine son uyarılarımızı iletiriz ve onlar eğer günahkârca yaşamaya devam ederlerse cezalandırıcı yargı artık o toplum için kaçınılmaz olur ve biz de onu darmadağın ederiz.
Diyanet İşleri
Bir ülkeyi helak etmek istediğimizde, o ülkenin zenginlik sebebiyle şımarmış elebaşılarına (iyilikleri) emrederiz; buna rağmen onlar orada kötülük işlerler. Böylece o ülke, helake müstahak olur; biz de orayı darmadağın ederiz.*
Edip Yüksel
Biz bir toplumu yok etmek istediğimiz zaman onun ileri gelen varlıklılarının orada kötülük yapmasına izin veririz. Böylece o topluma verilmiş söz gerçekleşir ve onu yerle bir ederiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz bir ülkeyi yok etmek istediğimiz zaman, şımarık varlıklılarına emrederiz, onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece, o ülke helaka müstahak olur, biz de onu yerle bir ederiz.
Erhan Aktaş
Biz bir beldeyi yok etmek istersek, varlık ve güç sahibi ileri gelenlerine uyarımızı yaparız, buna rağmen bozgunculuk yaparlarsa böylece söz* hak olur. Ve onu helak ederek yok ederiz.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz, bir ülkeyi değişime/yıkıma uğratmak istediğimiz zaman, onun varlık ve güç sahibi önde gelenlerine, hak yolda olmalarını, hak yolda önderlik yapmalarını emrederiz de onlar, bunun aksine, orada hak yoldan çıkarlar. Artık oranın üzerine Söz* hak olur da Biz orayı kökünden darmadağın ederiz.
Muhammed Esed
Ama bir toplumu yok etmeyi irade ettiğimiz zaman o toplumun refaha gömülmüş seçkinlerine son uyarı(ları)mızı iletiriz; ve (eğer) onlar günahkarca yaşamaya devam ederler(se), cezalandırıcı yargı artık o toplum için kaçınılmaz olur; ve Biz de onu darmadağın ederiz.
Mustafa İslamoğlu
Biz bir toplumun helakini dilediğimiz zaman (bilin ki süreç şöyle gelişmiştir: önce) o toplumun refah içinde şımarmış seçkinlerini yönetici yaparız; buna rağmen onlar orada kötülük işlemeyi sürdürürlerse, artık onlar aleyhindeki hüküm kesinleşir: bunun ardından Biz de orayı yerle bir ederiz.
Suat Yıldırım
Herhangi bir beldeyi imha etmek istediğimizde oranın lüks içinde yaşayan şımarıklarına iyilikleri emrederiz. Buna rağmen onlar dinlemez, fısk-u fücura devam ederler. Bu sebeple, orası hakkında cezalandırma hükmü kesinleşir. Biz de orayı yerle bir ederiz. {KM, İşaya 6, 9-13; Hezekiel 18. bölüm}
Süleyman Ateş
Biz bir kenti helak etmek istediğimiz zaman onun varlıklılarına emrederiz, orada kötü işler yaparlar, böylece o ülkeye (azab) karar(ı) gerekli olur, biz de orayı darmadağın ederiz.*
Şaban Piriş
Bir ülkeyi yok etmeyi dilediğimizde oranın ileri gelenlerine emir veririz. Onlar ise emrimizden dışarı çıkarlar. Hüküm onların aleyhinde gerçekleşir. Orayı yerle bir ederiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bir ülkeyi / medeniyeti mahvetmek istediğimizde, onun servet ve nimetle şımarmış elebaşlarına emirler yöneltiriz de onlar, orada bozuk gidişler sergilerler. Böylece o ülke aleyhine hüküm hak olur; biz de oranın altını üstüne getiririz.
Edip-Layth-Martha
If We wish to destroy a town, We allow its privileged hedonists to rule it, then they commit evil in it, then it deserves the punishment, then We destroy it completely.
Muhammad Asad
But when [this has been done, and] it is Our will to destroy a community, We convey Our last warning* to those of its people who have lost themselves entirely in the pursuit of pleasures;* and [if] they [continue to] act sinfully, the sentence [of doom] passed on the community takes effect, and We break it to smithereens.
Rashad Khalifa
If we are to annihilate any community, we let the leaders commit vast corruption therein. Once they deserve retribution, we annihilate it completely.,
The Monotheist Group
And if We wish to destroy a town, We allow its carefree to rule it, then they commit wickedness in it, then it deserves the punishment, then We destroy it completely.