Beni İsrail Sûresi15. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | من | — | meni | kim | Whoever |
| 2 | اهتدى | ه د يHD̃Y | htedā | hihayeti seçerse | (is) guided |
| 3 | فإنما | — | feinnemā | şüphesiz | then only |
| 4 | يهتدي | ه د يHD̃Y | yehtedī | seçmiş olur | he is guided |
| 5 | لنفسه | ن ف سNFS | linefsihi | kendisi için | for his soul. |
| 6 | ومن | — | ve men | ve kim | And whoever |
| 7 | ضل | ض ل لŽLL | Delle | saparsa | goes astray |
| 8 | فإنما | — | feinnemā | şüphesiz | then only |
| 9 | يضل | ض ل لŽLL | yeDillu | sapar | he goes astray |
| 10 | عليها | — | ǎleyhā | kendi aleyhine | against it |
| 11 | ولا | — | ve lā | ve | And not |
| 12 | تزر | و ز رVZR | teziru | taşımaz | will bear |
| 13 | وازرة | و ز رVZR | vāziratun | hiçbir günahkar | a bearer of burden, |
| 14 | وزر | و ز رVZR | vizra | günah yükünü | burden |
| 15 | أخرى | ا خ رEḢR | uḣrā | başkasının | (of) another. |
| 16 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 17 | كنا | ك و نKVN | kunnā | değiliz | We |
| 18 | معذبين | ع ذ بAZ̃B | muǎƶƶibīne | biz azab edecek | are to punish |
| 19 | حتى | — | Hattā | sürece | until, |
| 20 | نبعث | ب ع ثBAS̃ | neb'ǎṧe | göndermedikçe | We have sent |
| 21 | رسولا | ر س لRSL | rasūlen | elçi | a Messenger. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
من اهتدى فانما يهتدى لنفسه ومن ضل فانما يضل عليها ولا تزر وازرة وزر اخرى وما كنا معذبين حتى نبعث رسولا
Arapça (Harekeli)
مَّنِ اهْتَدَى فَإِنَّمَا يَهْتَدِي لِنَفْسِهِ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّى نَبْعَثَ رَسُولًا
Transliterasyon
Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih|î|, ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen).
Transliteration (Eng.)
Mani ihtad<span class="u">a</span> fa-innam<span class="u">a</span> yahtadeelinafsihi waman <span class="u">d</span>alla fa-innam<span class="u">a</span> ya<span class="u">d</span>illuAAalayh<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span> taziru w<span class="u">a</span>ziratun wizra okhr<span class="u">a</span>wam<span class="u">a</span> kunn<span class="u">a</span> muAAa<span class="u">thth</span>ibeena <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>nabAAatha rasool<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kim doğru yolu bulursa ancak kendisi için bulmuştur ve kim doğru yoldan sapmışsa kendisini sapıtmıştır ve kimse, bir başkasının yükünü yüklenmez ve biz, peygamber göndermedikçe hiçbir topluluğu azaplandırmayız.
Ali Bulaç
Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir elçi gönderinceye kadar (hiçbir topluma) azap edecek değiliz.
Bayraktar Bayraklı
Her kim doğru yolu izlemeyi seçerse, bunu kendi iyiliği için yapmış olacaktır. Her kim de yoldan saparsa, bu kendi kötülüğüne olacaktır; kimse kimsenin suçunu taşıyacak değildir. Ayrıca, biz bir peygamber göndermedikçe azap etmeyiz.
Diyanet İşleri
Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü üslenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.
Edip Yüksel
Kim doğru yola gelirse kendisi için yola gelmiş bulunur. Kim saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç kimse başkasının yükünü çekmez. Biz bir elçi göndermeden hiç kimseyi cezalandırmayız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kim doğru yola gelirse sırf kendi iyiliği için gelir. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar başkasının günah yükünü çekmez. Biz bir Peygamber göndermedikçe, hiç kimseye azab edecek değiliz.
Erhan Aktaş
Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez.* Ve Biz, bir rasul göndermedikçe azap edecek değiliz.
Hakkı Yılmaz
Kim, kılavuzlanan doğru yolu bulursa, sırf kendi iyiliği için kılavuzlanan doğru yolu bulmuştur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı başkasının yükünü çekmez. Ve Biz, bir peygamber göndermedikçe, azap ediciler olmadık.
Muhammed Esed
Her kim ki doğru yolu izlemeyi seçerse, bunu kendi iyiliği için yapmış olacaktır. Ve her kim ki yoldan saparsa, bu kendi kötülüğüne olacaktır; kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir. Ayrıca, Biz, (kendilerine) bir elçi göndermeden (yaptığı haksızlıklardan ötürü hiçbir topluma) azap etmeyiz.
Mustafa İslamoğlu
Kim doğru yola yönelirse, iyi bilsin ki o sadece kendisi lehine yönelmiş olacaktır; kim de saparsa, unutmasın ki o da yalnızca kendi aleyhine sapmış olacaktır: zira hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu taşımaz; üstelik Biz, bir elçi gönderinceye kadar asla (bir toplumu) azaba sürüklememişizdir.
Suat Yıldırım
Kim doğru yolu seçerse, kendisi için seçmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa, kendi aleyhinde sapmış olur. Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz. Biz peygamber göndermediğimiz hiçbir halkı cezalandırmayız. [35, 18; 29, 13; 16, 25; 67, 8-9; 39, 70-71; 35, 37]
Süleyman Ateş
Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur, kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü taşımaz. Biz elçi göndermedikçe azab edecek değiliz.
Şaban Piriş
Doğru yola giren kimse ancak kendisi için girmiş olur. Sapan kimsenin de sapıklığı ancak kendi aleyhinedir. Hiç bir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Biz, elçi göndermedikçe azap etmeyiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur. Sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Hiçbir günahkar, bir başka günahkarın yükünü taşımaz. Ve biz, bir resul göndermedikçe azap edici değiliz.
Edip-Layth-Martha
Whoever is guided is guided for himself, and whoever is misguided is for his own loss. No person shall carry the load of another, and We were not to punish until We send a messenger.*
Muhammad Asad
Whoever chooses to follow the right path, follows it but for his own good; and whoever goes astray. goes but astray to his own hurt; and no bearer of burdens shall be made to bear another" burden.* Moreover. We would never chastise [any community for the wrong they may do[ ere We have sent an apostle [to them].*
Rashad Khalifa
Whoever is guided, is guided for his own good, and whoever goes astray does so to his own detriment. No sinner will bear the sins of anyone else. We never punish without first sending a messenger.,
The Monotheist Group
Whoever is guided is guided for himself, and whoever is misguided is for his own loss. And no person shall carry the burdens of another, and We were not to punish until We send a messenger.