Beni İsrail Sûresi46. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وجعلناج ع لCALve ceǎlnāve kılarız (koyarız)And We have placed
2علىǎlāüzerineover
3قلوبهمق ل بGLBḳulūbihimkableritheir hearts
4أكنةك ن نKNNekinnetenkabuklarcoverings,
5أنenlest
6يفقهوهف ق هFGHyefḳahūhuonu anlamalarına engel olacakthey understand it,
7وفيve fīveand in
8آذانهما ذ نEZ̃Nāƶānihimkulaklarınatheir ears
9وقراو ق رVGRveḳranbir ağırlıkdeafness.
10وإذاve iƶāve zamanAnd when
11ذكرتذ ك رZ̃KRƶekerteandığınyou mention
12ربكر ب بRBBrabbekeRabbiniyour Lord
13فيin
14القرآنق ر اGREl-ḳurāniKur'an'dathe Quran
15وحدهو ح دVḪD̃veHdehubirliğiniAlone,
16ولواو ل يVLYvellevdönüpthey turn
17علىǎlāon
18أدبارهمد ب رD̃BRedbārihimarkalarınatheir backs
19نفوران ف رNFRnufūrankaçarlar(in) aversion.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وجعلنا على قلوبهم اكنة ان يفقهوه وفى ءاذانهم وقرا واذا ذكرت ربك فى القرءان وحده ولوا على ادبرهم نفورا

Arapça (Harekeli)

وَجَعَلْنَا عَلَى قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْآنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلَى أَدْبَارِهِمْ نُفُورًا

Transliterasyon

Ve cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakran), ve izâ zekerte rabbeke fîl kur’âni vahdehu vellev alâ edbârihim nufûrâ(nufûren).

Transliteration (Eng.)

WajaAAaln<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> quloobihimakinnatan an yafqahoohu wafee <span class="u">atha</span>nihim waqran wa-i<span class="u">tha</span><span class="u">th</span>akarta rabbaka fee alqur-<span class="u">a</span>ni wa<span class="u">h</span>dahuwallaw AAal<span class="u">a</span> adb<span class="u">a</span>rihim nufoor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Anlamamaları için gönüllerine perdeler gerer, kulaklarına ağırlık veririz ve sen, Kur'ân'da, Rabbini, bir olarak andın mı yüz çevirirler, uzaklaşırlar senden.

Ali Bulaç

Ve onların kalpleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur'an'da sadece Rabbini "bir ve tek" (İlah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler.

Bayraktar Bayraklı

Âhirete inanmayanlar Kur'ân'ı anlarlar diye kalplerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Çünkü, Kur'ân'da Rabbini yalnız andığın zaman, onlar canları sıkılarak arkalarını dönerler.

Diyanet İşleri

Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen, Kur'an'da Rabbinin birliğini yadettiğinde onlar, canları sıkılmış bir vaziyette, gerisin geri dönüp giderler.

Edip Yüksel

Ve onu anlamalarını engellemek için kalplerine kabuklar, kulaklarına da ağırlık koyarız. Rabbini yalnızca Kuran'da andığın zaman nefretle geriye dönerler.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve kalblerinin üzerine, Kur'ân'ı anlamalarına engel perdeler geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Rabbini Kur'ân'da bir tek olarak andığın zaman da ürkerek arkalarına döner kaçarlar.

Erhan Aktaş

Kur’an’ı anlamalarına engel olsun diye, kalplerine perde, kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen, Kur’an’da Rabb’inin tekliğini andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp kaçarlar.

Hakkı Yılmaz

Ve onların kalpleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık yaptık. Ve sen Kur’ân'da sadece Rabbini ‘bir ve tek’ olarak andığın zaman, ‘nefretle kaçar vaziyette’ gerisin geriye giderler.

Muhammed Esed

ve kalplerine, onu kavramalarına engel olan bir örtü koyarız ve kulaklarına bir tıkaç. Ve bu yüzden, Kur'an okurken ne zaman Rabbinden Tek Tanrı olarak söz etsen nefretle sırtlarını dönüp giderler.

Mustafa İslamoğlu

(akleden) kalplerinin üzerine onu anlamalarını engelleyen bir kapak, kulaklarına ise bir tıkaç yerleştiririz. Bu yüzden sen ne zaman Kur'an (okuma anın)da Rabbini birleyerek ansan, nefretle gerisin geri dönüp uzaklaşırlar.

Suat Yıldırım

Ve kalplerinin üzerine onu iyi anlamalarına mani kılıflar geçirir, kulaklarına da ağırlıklar koyarız. Sen Kur'ân'da Rabbini tek olarak andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp giderler. [39, 45]

Süleyman Ateş

Kalblerine -onu anlamalarına engel olacak- kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Kur'an'da yalnız Rabbini andığın zaman (tek Tanrı inancından hoşlanmadıkları için) arkalarına dönüp kaçarlar.*

Şaban Piriş

Onu anlarlar diye kalplerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Kuranda Rabbini tek olarak andığın zaman nefretle ardlarına dönerler.

Yaşar Nuri Öztürk

Kalpleri üzerine, onu anlamamaları için kabuklar geçiririz, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Rabbini yalnız Kur'an'da andığın zaman, nefretle geriye dönüp kaçarlar.

Edip-Layth-Martha

We place shields over their hearts, that they should not understand it, and deafness in their ears. If you mention your Lord in the Quran alone, they run away turning their backs in aversion.*

Muhammad Asad

for, over their hearts We have laid veils which prevent them from grasping its purport, and into their ears, deafness.* And so, whenever thou dost mention, while reciting the Qur'an, thy Sustainer as the one and only Divine Being,* they turn their backs [upon thee] in aversion.

Rashad Khalifa

We place shields around their minds, to prevent them from understanding it, and deafness in their ears. And when you preach your Lord, using the Quran alone, they run away in aversion.,

The Monotheist Group

And we place shields over their hearts, that they should not understand it, and a deafness in their ears. And if you mention your Lord in the Qur'an alone, they run away turning their backs in aversion.