Beni İsrail Sûresi60. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (25 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذve iƶbir zamanAnd when
2قلناق و لGVLḳulnādemiştikWe said
3لكlekesanato you,
4إنinneşüphesiz"""Indeed,"
5ربكر ب بRBBrabbekeRabbinyour Lord
6أحاطح و طḪVŦeHāTakuşatmıştırhas encompassed
7بالناسن و سNVSbin-nāsiinsanları"the mankind."""
8وماve māAnd not
9جعلناج ع لCALceǎlnābiz yapmadıkWe made
10الرؤيار ا يREYr-ru'yārü'yayıthe vision
11التيlletīwhich
12أريناكر ا يREYeraynākesana gösterdiğimizWe showed you
13إلاillābaşka bir şeyexcept
14فتنةف ت نFTNfitnetensınama (aracı)(as) a trial
15للناسن و سNVSlinnāsiinsanlar içinfor mankind,
16والشجرةش ج رŞCRve şşecerateve ağacıand the tree
17الملعونةل ع نLANl-mel'ǔnetela'netlenmişthe accursed
18فيin
19القرآنق ر اGREl-ḳurāniKur'an'dathe Quran.
20ونخوفهمخ و فḢVFve nuḣavvifuhumbiz onları korkutuyoruzAnd We threaten them
21فماfemāfakatbut not
22يزيدهمز ي دZYD̃yezīduhumartırmıyorit increases them
23إلاillābaşkasınıexcept
24طغياناط غ يŦĞYTuğyānenazgınlıklarından(in) transgression
25كبيراك ب رKBRkebīrandaha da fazlagreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذ قلنا لك ان ربك احاط بالناس وما جعلنا الرءيا التى ارينك الا فتنة للناس والشجرة الملعونة فى القرءان ونخوفهم فما يزيدهم الا طغينا كبيرا

Arapça (Harekeli)

وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِالنَّاسِ وَمَا جَعَلْنَا الرُّؤْيَا الَّتِي أَرَيْنَاكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَالشَّجَرَةَ الْمَلْعُونَةَ فِي الْقُرْآنِ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَانًا كَبِيرًا

Transliterasyon

Ve iz kulnâ leke inne rabbeke ehâta bin nâs|i|, ve mâ cealner ru’yâlletî ereynâke illâ fitneten lin nâsi veş şeceretel mel’ûnete fîl kur’ân|i|, ve nuhavvifuhum fe mâ yezîduhum illâ tugyânen kebîrâ(kebîren).

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">th</span> quln<span class="u">a</span> laka inna rabbakaa<span class="u">hat</span>a bi<span class="b">al</span>nn<span class="u">a</span>si wam<span class="u">a</span> jaAAaln<span class="u">a</span>a<span class="b">l</span>rru/y<span class="u">a</span> allatee arayn<span class="u">a</span>ka ill<span class="u">a</span>fitnatan li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si wa<span class="b">al</span>shshajarataalmalAAoonata fee alqur-<span class="u">a</span>ni wanukhawwifuhum fam<span class="u">a</span>yazeeduhum ill<span class="u">a</span> <span class="u">t</span>ughy<span class="u">a</span>nan kabeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

An o zamânı, hani sana demiştik ki hiç şüphe yok, Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır ve biz sana gösterdiğimiz rüyayı da, Kur'ân 'daki lânetlenmiş ağacı da ancak insanları sınamak için gösterdik ve onları korkutmadayız, fakat bu, ancak onların taşkınlıklarını arttırmada.

Ali Bulaç

Hani Biz sana: "Muhakkak Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı insanları denemek için yaptık, Kur'an'da lanetlenmiş ağacı da. Biz onları korkutuyoruz. Fakat (bu) onlarda büyük bir azgınlıktan başka bir şey arttırmıyor.

Bayraktar Bayraklı

Hani sana, “Rabbin, insanları kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz görüntüyü ve Kur'ân'da lanetlenen ağacı sadece insanları sınamak için meydana getirdik. Biz onları korkutuyoruz da, bu onlara büyük bir azgınlıktan başka bir şey sağlamıyor.

Diyanet İşleri

Hani sana: Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır, demiştik. Sana gösterdiğimiz o görüntüleri ve Kur'an'da lanetlenen ağacı, ancak insanları sınamak için meydana getirdik. Biz onları korkuturuz da, bu onlara, büyük bir azgınlıktan başka bir şey sağlamaz.*

Edip Yüksel

Rabbinin insanları kuşatmış olduğunu sana bildirmiştik. Fakat sana gösterdiğimiz görüntü ile ve Kuran'da lanetlenen ağaçla sadece insanları denedik. Biz onları uyarırız, ancak bu, onların azgınlığına büyük bir katkıda bulunmaktan başka sonuç vermiyor.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktiyle sana şöyle vahyettiğimizi hatırla: "Şüphesiz Rabbin insanları kuşatmıştır." (İsrâ gecesi) sana açıkça gösterdiğimiz o temâşâyı ve Kur'ân'da lanet edilen ağacı da, yalnız insanlara bir imtihan için yapmışızdır. Biz onları, korkutuyoruz, fakat bu onlara ancak büyük bir taşkınlıktan başka bir sonuç vermiyor.

Erhan Aktaş

Hani bir zaman sana: “Rabb’in insanları kuşatmıştır.” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyeti* ve Kur’an’da lanet edilen ağacı*, sadece insanlar için fitne* kıldık. Biz onları uyarıyoruz. Fakat bu onların aşırı azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

Hakkı Yılmaz

Ve hani Biz sana, “Şüphesiz Rabbin insanları kuşatmıştır” demiştik. Ve sana açıkça gösterdiğimiz o görüntüyü ve Kur’ân'da uzak durulmasını istediğimiz altın, mal-mülk tutkunluğunu* da, yalnız insanlara bir imtihan için yapmışızdır. Ve Biz onları korkutuyoruz, fakat bu, onlara sadece büyük bir azgınlığı arttırıyor.

Muhammed Esed

Hani, sana (ey Peygamber,) "Rabbin (sınırsız kudret ve ilmiyle) insanları kuşatmıştır; bu sana gösterdiğimiz görüntü de, Kur'an'da lânetlenen (cehennem) ağacı da insanlar için yalnızca bir sınama olacaktır. Şimdi (cehennemden bahsederek) insanlara korku veren bir uyarıda bulunuyoruz, ama (hakkı inkara niyetli oldukları sürece) bu (uyarı) onların sadece büyüklük taslayarak küstahça azgınlık, taşkınlık yapmalarını artırıyor" demiştik.

Mustafa İslamoğlu

Hani (Ey Muhammed), Biz sana demiştik ki: "(Tasalanma), senin rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır! Sana gösterdiğimiz o (malum) müşahedeyi ise, başka değil, insanlar için yalnızca bir imtihan aracı yaptık; tıpkı Kur'an'da geçen lanetlenmiş ağaçta olduğu gibi... İşte, onları (bu tür imtihanlarla) korkuratarak uyarıyoruz, ne var ki (bu) onların sadece küstahça azgınlaşıp böbürlenmelerini artırıyor!"

Suat Yıldırım

Unutma ki vaktiyle sana: “Rabbin insanları ilim ve kudretiyle kuşatmıştır. ” demiştik. Gerek miraçta sana gösterdiğimiz temaşayı, gerek Kur'ân'da lânetlenen ve cehennemin dibinde biten o zakkum ağacını, sırf insanları deneme vesilesi kıldık. Biz onları tehdit ediyoruz da bu, onların azgınlığını artırmaktan başka bir işe yaramıyor.*

Süleyman Ateş

Bir zaman sana: "Rabbin insanları kuşatmıştır, (suçluları cezalandırmak üzeredir)" demiştik. Sana gösterdiğimiz rü'yayı ve Kur'an'da la'netlenmiş ağacı, insanları(n imanını) sınama (aracı) yaptık. Biz onları (çeşitli biçimlerde) korkutuyoruz. Fakat korkutmamız onların azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir katkı yapmıyor*

Şaban Piriş

Sana “Rabbin tüm insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı da ve Kuranda lanetlenmiş ağacı da insanlar için bir imtihan yaptık. Onları korkutuyoruz, ancak bu onların büyük taşkınlıklarından başka bir şeyini artırmıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani sana: "Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır." demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da insanları sınamak dışında bir sebeple göndermedik. Biz onları korkutuyoruz ama bu onların kudurganlığını artırmaktan başka bir katkı sağlamıyor.

Edip-Layth-Martha

We had said to you: "Your Lord has encompassed the people." We did not make the vision that We showed you except as a test for the people, and the tree that was cursed in the Quran. We alert them, but it only increases their transgression.*

Muhammad Asad

And lo! We said unto thee, [O Prophet:] "Behold, thy Sustainer encompasses all mankind [within His knowledge and might]: and so We have ordained that the vision which We have shown thee* -as also the tree [of hell,] cursed in this Qur'an - shall be but a trial for men .* Now [by Our mentioning hell] We convey a warning to them: but [if they are bent on denying the truth,] this [warning] only increases their gross, overweening arrogance."

Rashad Khalifa

We informed you that your Lord fully controls the people, and we rendered the vision that we showed you a test for the people, and the tree that is accursed in the Quran. We showed them solid proofs to instill reverence in them, but this only augmented their defiance.,

The Monotheist Group

And when We said to you: "Your Lord has encompassed the people." And We did not make the vision that We showed you except as a test for the people, and the tree that was cursed in the Qur'an. And We are making them fearful, but it only increases their transgression.