Beni İsrail Sûresi90. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقالوا | ق و لGVL | ve ḳālū | dediler ki | And they say, |
| 2 | لن | — | len | """Never" | |
| 3 | نؤمن | ا م نEMN | nu'mine | inanmayız | we will believe |
| 4 | لك | — | leke | sana | in you |
| 5 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 6 | تفجر | ف ج رFCR | tefcura | fışkırtıncaya | you cause to gush forth |
| 7 | لنا | — | lenā | bize | for us |
| 8 | من | — | mine | -nden | from |
| 9 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzü- | the earth |
| 10 | ينبوعا | ن ب عNBA | yenbūǎn | bir göze | a spring. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقالوا لن نومن لك حتى تفجر لنا من الارض ينبوعا
Arapça (Harekeli)
وَقَالُوا لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْأَرْضِ يَنبُوعًا
Transliterasyon
Ve kâlû len nu’mine leke hattâ tefcure lenâ minel ardı yenbûâ(yenbûan).
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>loo lan nu/mina laka <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>tafjura lan<span class="u">a</span> mina al-ar<span class="u">d</span>i yanbooAA<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dediler ki: Bize yeryüzünden bir kaynak çıkarıp akıtmadıkça inanmayız sana.
Ali Bulaç
Dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız."
Bayraktar Bayraklı
Onlar, “Sen” dediler, “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”
Diyanet İşleri
Onlar: "Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."
Edip Yüksel
Dediler ki: "Yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça seni onaylamayız."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kâfirler şöyle dediler: "Sen, bizim için yerden suyu kesilmeyen bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."
Erhan Aktaş
“Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.” dediler.
Hakkı Yılmaz
(90-93)Ve “Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız. Yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı. Onların aralarında şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın. Yahut iddia ettiğin gibi göğü parçalar hâlinde üzerimize düşürmelisin yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmelisin. Yahut senin altın süslemeli bir evin olmalı yahut göğe yükselmelisin. Ancak, senin yükselişine, öğrenip öğreteceğimiz bir kitabı bize indirmene kadar asla inanmayız” dediler. Sen de ki: “Rabbim noksanlıklardan arınıktır. Ben, beşer bir elçiden başka bir şey miyim ki!”
Muhammed Esed
Nitekim, "Ey Muhammed, bize yerden gözeler fışkırtmadıkça sana inanmayacağız" diyorlar,
Mustafa İslamoğlu
Nitekim demişlerdi ki: "(Ey Muhammed!) Bize yerden kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.
Suat Yıldırım
Ve “Biz” dediler; “Sana asla inanmayacağız. Ta ki yerden bir pınar akıtasın.
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Yerden bize bir göze fışkırtmadıkça sana inanmayız!"
Şaban Piriş
-Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız, demişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadığın sürece sana asla inanmayacağız."
Edip-Layth-Martha
They said, "We will not acknowledge you until you cause a spring of water to burst from the land"
Muhammad Asad
and so they say: "[O Muhammad,] we shall not believe thee till thou cause a spring to gush forth for us from the earth,*
Rashad Khalifa
They said, "We will not believe you unless you cause a spring to gush out of the ground.,
The Monotheist Group
And they said: "We will not believe unto you until you cause a spring of water to burst out of the ground"