Beni İsrail Sûresi93. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أو | — | ev | yahut | Or |
| 2 | يكون | ك و نKVN | yekūne | olmalı | is |
| 3 | لك | — | leke | senin | for you |
| 4 | بيت | ب ي تBYT | beytun | Yapın | a house |
| 5 | من | — | min | of | |
| 6 | زخرف | ز خ ر فZḢRF | zuḣrufin | altından | ornament |
| 7 | أو | — | ev | ya da | or |
| 8 | ترقى | ر ق يRGY | terḳā | çıkmalısın | you ascend |
| 9 | في | — | fī | into | |
| 10 | السماء | س م وSMV | s-semāi | göğe | the sky. |
| 11 | ولن | — | velen | ama asla | And never |
| 12 | نؤمن | ا م نEMN | nu'mine | inanmayız | we will believe |
| 13 | لرقيك | ر ق يRGY | liruḳiyyike | senin (göğe) çıkmana | in your ascension |
| 14 | حتى | — | Hattā | until | |
| 15 | تنزل | ن ز لNZL | tunezzile | indirmedikçe | you bring down |
| 16 | علينا | — | ǎleynā | üzerimize | to us |
| 17 | كتابا | ك ت بKTB | kitāben | bir Kitap | a book |
| 18 | نقرؤه | ق ر اGRE | neḳra'uhu | okuyacağımız | "we could read it.""" |
| 19 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 20 | سبحان | س ب حSBḪ | subHāne | şanı yücedir | """Glorified (is)" |
| 21 | ربي | ر ب بRBB | rabbī | Rabbimin | my Lord! |
| 22 | هل | — | hel | miyim? | """What" |
| 23 | كنت | ك و نKVN | kuntu | ben | am I |
| 24 | إلا | — | illā | başka bir şey | but |
| 25 | بشرا | ب ش رBŞR | beşeran | bir insan(dan) | a human, |
| 26 | رسولا | ر س لRSL | rasūlen | elçi ol(arak gönderil)en | "a Messenger.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
او يكون لك بيت من زخرف او ترقى فى السماء ولن نومن لرقيك حتى تنزل علينا كتبا نقروه قل سبحان ربى هل كنت الا بشرا رسولا
Arapça (Harekeli)
أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَى فِي السَّمَاءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّى تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَابًا نَّقْرَؤُهُ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّي هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًا رَّسُولًا
Transliterasyon
Ev yekûne leke beytun min zuhrufin ev terkâ fîs semâ|i|, ve len nu’mine li rukıyyike hattâ tunezzile aleynâ kitâben nakreuh|u|, kul subhâne rabbî hel kuntu illâ beşeren resûlâ(resûlen).
Transliteration (Eng.)
Aw yakoona laka baytun min zukhrufin aw tarq<span class="u">a</span>fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-i walan nu/mina liruqiyyika <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>tunazzila AAalayn<span class="u">a</span> kit<span class="u">a</span>ban naqraohu qul sub<span class="u">ha</span>narabbee hal kuntu ill<span class="u">a</span> basharan rasool<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yahut altından yapılma bir evin olmadıkça, yahut da gökyüzüne gözümüzün önünde çıkmadıkça ve bunu yapsan bile herbirimize gökten yazılı bir kitap indirmedikçe ve biz, onu okumadıkça gene gerçeklemeyiz, seni, gene inanmayız sana. De ki: Rabbimi tenzîh ederim, ben neyim, ancak insan bir peygamber.
Ali Bulaç
"Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız." De ki: "Rabbimi yüceltirim; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?"
Bayraktar Bayraklı
“Ya da altından bir evin olmalı veya göğe çıkmalısın. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece göğe çıktığına da asla inanmayız.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece beşer bir peygamberim.”
Diyanet İşleri
"Yahut da altından bir evin olmalı, ya da göğe çıkmalısın. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece (göğe) çıktığına da asla inanmayız." De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece beşer bir elçiyim.
Edip Yüksel
"Ya da altın bir evin olmalı veya göğe yükselmelisin. Yükselsen bile okuyacağımız bir kitabı üzerimize indirmedikçe onu onaylamayız." De ki: "Rabbim yücedir. Ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim ki!"
Elmalılı Hamdi Yazır
"Yahut altından bir evin olsun, ya da göğe çıkmalısın. Ona çıktığına da asla inanmayız. Ta ki bize, okuyacağımız bir kitap indiresin." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Nihayet ben de, peygamber olan bir insandan başka bir şey değilim."
Erhan Aktaş
Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: “Benim Rabb’im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve rasulden başka bir şey miyim ki?”
Hakkı Yılmaz
(90-93)Ve “Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız. Yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı. Onların aralarında şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın. Yahut iddia ettiğin gibi göğü parçalar hâlinde üzerimize düşürmelisin yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmelisin. Yahut senin altın süslemeli bir evin olmalı yahut göğe yükselmelisin. Ancak, senin yükselişine, öğrenip öğreteceğimiz bir kitabı bize indirmene kadar asla inanmayız” dediler. Sen de ki: “Rabbim noksanlıklardan arınıktır. Ben, beşer bir elçiden başka bir şey miyim ki!”
Muhammed Esed
yahut altından (yapılmış) bir evin olmadıkça; yahut göğe yükselmedikçe -kaldı ki göğe yükselmene dahî, bize (oradan, kendi gözlerimizle) okuyabileceğimiz bir kitap getirmedikçe inanmayız ya!" (Ey peygamber) de ki: "Kudret ve yüceliğinde sınırsız olan Rabbimdir! Ben ölümlü bir elçiden başka biri miyim ki?"
Mustafa İslamoğlu
Veyahut da senin altından bir köşkün olmalı ya da semaya çıkmalısın; fakat semaya çıkman durumunda (dahi) oradan bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de sana inanmayacağız." De ki: "Kudret ve yüceliğinde sınır bulunmayan sadece Rabbimdir; ben, fani bir elçiden başka neyim ki?"
Suat Yıldırım
Yok, yok! Bu da yetmez, senin altundan bir evin olmalı yahut göğe çıkmalısın. (Ama unutma! ) Sen bize oradan dönerken okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de senin oraya çıktığına inanmayız ha! ”De ki: “Fe Sübhanallah! Ben sadece elçi olan bir insandan başka ne olabilirim ki? . ” [17, 59; 25, 7-11; 26, 187]*
Süleyman Ateş
Yahut altundan bir evin olmalı, ya da göğe çıkmalısın. Ama, sen üzerimize, okuyacağımız bir Kitap indirmedikçe senin sadece göğe çıkmana da inanmayız! De ki: "Rabbimin şanı yücedir. (Böyle şeyleri yapmak benim işim değildir). Ben, sadece elçi ol(arak gönderil)en bir insan değil miyim?"
Şaban Piriş
-Veya altından bir evin olmalı ya da göğe yükselmelisin oradan bize okuyacağımız bir kitap getirmedikçe yine de sana inanmayacağız. De ki:-Rabbimi tenzih ederim, ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim?
Yaşar Nuri Öztürk
"Yahut altından bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin. Ancak senin göğe çıktığına, okuyacağımız bir kitabı bize indireceğin zamana kadar, asla inanmayız." De ki: "Rabbimin şanı yücedir. Ben, insan bir resulden başka neyim ki?"
Edip-Layth-Martha
"Or that you have a luxurious mansion, or that you can ascend into the heavens. We will not acknowledge your ascension unless you bring for us a book that we can study." Say, "Glory be to my Lord. Am I anything other than a human messenger!"
Muhammad Asad
or thou have a house [made] of gold, or thou ascend to heaven - but nay, we would not [even] believe in thy ascension unless thou bring down to us [from heaven] a writing which we [ourselves] could read!* Say thou, [O Prophet:] "Limitless in His glory is my Sustainer!* Am I, then, aught but a mortal man, an apostle?"
Rashad Khalifa
"Or unless you own a luxurious mansion, or unless you climb into the sky. Even if you do climb, we will not believe unless you bring a book that we can read." Say, "Glory be to my Lord. Am I any more than a human messenger?",
The Monotheist Group
"Or that you have a luxurious home, or that you can ascend into the heavens. And we will not believe in your ascension unless you bring for us a book that we can read." Say: "Glory be to my Lord. Am I anything other than a human messenger!"