Kehf Sûresi43. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولم | — | velem | ve | And not |
| 2 | تكن | ك و نKVN | tekun | olmadı | was |
| 3 | له | — | lehu | onun | for him |
| 4 | فئة | ف ا يFEY | fietun | bir topluluğu | a group |
| 5 | ينصرونه | ن ص رNṦR | yenSurūnehu | kendisine yardım eden | (to) help him |
| 6 | من | — | min | other than | |
| 7 | دون | د و نD̃VN | dūni | başka | other than |
| 8 | الله | — | llahi | Allah'tan | Allah, |
| 9 | وما | — | ve mā | ve | and not |
| 10 | كان | ك و نKVN | kāne | olmadı | was |
| 11 | منتصرا | ن ص رNṦR | munteSiran | kendisinine yardım edilen | (he) supported. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولم تكن له فئة ينصرونه من دون الله وما كان منتصرا
Arapça (Harekeli)
وَلَمْ تَكُن لَّهُ فِئَةٌ يَنصُرُونَهُ مِن دُونِ اللَّهِ وَمَا كَانَ مُنتَصِرًا
Transliterasyon
Ve lem tekun lehu fietun yansurûnehu min dûnillâhi ve mâ kâne muntesirâ(muntesiren).
Transliteration (Eng.)
Walam takun lahu fi-atun yan<span class="u">s</span>uroonahumin dooni All<span class="u">a</span>hi wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na munta<span class="u">s</span>ir<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona Allah'tan başka yardım edecek bir topluluk olmadığı gibi onun da bu zararı gidermeye bir kudreti yoktu.
Ali Bulaç
Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi.
Bayraktar Bayraklı
Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi, kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.
Diyanet İşleri
Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.
Edip Yüksel
ALLAH'tan aşağı kendisine yardım edecek bir destek bulamadı. Kendini de kurtaramadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun Allah'tan başka yardım edecek adamları yoktur ve Allah'a karşı kendi nefsini de kurtaramadı.
Erhan Aktaş
Allah’tan başka kendisine yardım edecek kimseler olmadı. Ve kendi kendisini de koruyamadı.
Hakkı Yılmaz
(42,43)Ve o iki bağ sahibi kişi, serveti ile kuşatma altına alındı/ bitirildi. Bunun üzerine bağında yaptığı harcamalara karşı ellerini ovuşturmaya başladı. Bahçe, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı, o da “Ah ne olaydım! Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım” diyordu. O kişi için Allah'ın astlarından yardım edecek bir topluluk olmadı. Ve kendisi de öç alacak/kendi kendine yardım edecek biri değildi.
Muhammed Esed
Çünkü şimdi artık onun ne Allah yerine kendisine yardım ulaştıracak kimsesi vardı, ne de kendi başının çaresine bakabilecek durumdaydı.
Mustafa İslamoğlu
Artık onun Allah'tan gayrı kendisine destek çıkacak hiç kimsesi yoktu. Üstelik kendi başının çaresine bakacak durumda da değildi.
Suat Yıldırım
Hasılı o, Allah'tan başka kendisine sahip çıkacak bir topluluk da bulamadı, kendi kendini de kurtaramadı.
Süleyman Ateş
Allah'tan başka, kendisine yardım eden bir topluluğu da olmadı, kendi kendisini de kurtaramadı.
Şaban Piriş
Allahtan başka ona yardım edecek topluluk da yoktu. Yardım edilen de olmadı.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah dışında kendisine yardım edecek bir topluluğu da çıkmadı. Kendi kendini de kurtaramadı.
Edip-Layth-Martha
He had no group which could help against God, and he would not have had victory.
Muhammad Asad
-for now he had nought* to succour him in God's stead, nor could he succour himself.
Rashad Khalifa
No force on earth could have helped him against GOD, nor was it possible for him to receive any help.,
The Monotheist Group
And he had no group which could help against God, and he would not have had victory.