Kehf Sûresi53. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ورأى | ر ا يREY | ve raā | ve gördüler | And will see |
| 2 | المجرمون | ج ر مCRM | l-mucrimūne | suçlular | the criminals |
| 3 | النار | ن و رNVR | n-nāra | ateşi | the Fire, |
| 4 | فظنوا | ظ ن نƵNN | fe Zennū | artık iyice anladılar | and they (will be) certain |
| 5 | أنهم | — | ennehum | kendilerinin | that they |
| 6 | مواقعوها | و ق عVGA | muvāḳiǔhā | içine düşeceklerini | are to fall in it. |
| 7 | ولم | — | velem | fakat | And not |
| 8 | يجدوا | و ج دVCD̃ | yecidū | bulamadılar | they will find |
| 9 | عنها | — | ǎnhā | ondan | from it |
| 10 | مصرفا | ص ر فṦRF | meSrifen | kaçacak bir yer | a way of escape. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ورءا المجرمون النار فظنوا انهم مواقعوها ولم يجدوا عنها مصرفا
Arapça (Harekeli)
وَرَأَى الْمُجْرِمُونَ النَّارَ فَظَنُّوا أَنَّهُم مُّوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا عَنْهَا مَصْرِفًا
Transliterasyon
Ve reel mucrimûnen nâre fe zannû ennehum muvâkıûhâ ve lem yecidû anhâ masrifâ(masrifen).
Transliteration (Eng.)
Wara<span class="u">a</span> almujrimoona a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>rafa<span class="i"><span class="u">th</span></span>annoo annahum muw<span class="u">a</span>qiAAooh<span class="u">a</span> walamyajidoo AAanh<span class="u">a</span> ma<span class="u">s</span>rif<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve suçlular cehennemi görürler de içine düşeceklerini anlarlar ama oradan savuşup gidecek bir yer bulamazlar.
Ali Bulaç
Suçlu-günahkarlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır.
Bayraktar Bayraklı
Suçlular ateşi görecekler ve oraya düşmekte olduklarını anlayacaklar; ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.
Diyanet İşleri
Suçlular ateşi görür görmez, orayı boylayacaklarını iyice anladılar; ondan kurtuluş yolu da bulamadılar.
Edip Yüksel
Suçlular ateşi gördüler ve içine düşeceklerini anladılar; ondan kaçacak bir yer de bulamadılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Günahkârlar ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır. Fakat ondan kaçıp sığınacak bir yer bulamazlar.
Erhan Aktaş
Kötüler, ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ancak ondan bir kaçış yolu bulamazlar.
Hakkı Yılmaz
Ve günahkârlar ateşi görmüşler de artık kendilerinin ona düşeceklerine kesin inanmışlardır. Ondan kaçıp sığınacak bir yer de bulamadılar.
Muhammed Esed
Ve günaha gömülüp gitmiş olanlar o zaman ateşi görecek ve oraya girmek zorunda olduklarını anlayacaklar ama ondan kaçmak kurtulmak için bir yol bulamayacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet günahkarlar ateş görünce, kaçınılmaz olarak oraya gireceklerine akılları kesecek ve oradan kaçıp kurtulacak bir yol bulamayacaklar.
Suat Yıldırım
Suçlular ateşi gördüler, orayı boylayacaklarını iyice anladılar. Etrafı yokladılar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamadılar.
Süleyman Ateş
Suçlular ateşi gördüler, artık içine düşeceklerini iyice anladılar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamadılar.
Şaban Piriş
Suçlular ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ama ondan kaçacak bir yer de bulamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Suçlular, ateşi gördüler de onun içine düşeceklerini anladılar; fakat ondan kaçıp kurtulmaya bir yol bulamadılar.
Edip-Layth-Martha
The criminals saw the fire; realizing that they would be placed in it. They did not find any way to avert it.
Muhammad Asad
And those who were lost in sin will behold the fire, and will know that they are bound to fall into it, and will find no way of escape therefrom.
Rashad Khalifa
The guilty will see Hell, and will realize that they will fall into it. They will have no escape therefrom.,
The Monotheist Group
And the criminals saw the Fire, and they realized they will be placed in it, and they did not find any way to avert it.