Kehf Sûresi56. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وماve māveAnd not
2نرسلر س لRSLnursilubiz göndermeyizWe send
3المرسلينر س لRSLl-murselīneelçilerithe Messengers
4إلاillā(olması) dışındaexcept
5مبشرينب ش رBŞRmubeşşirīnemüjdeleyiciler(as) bearers of glad tidings
6ومنذرينن ذ رNZ̃Rve munƶirīneve uyarıcılarand (as) warners.
7ويجادلج د لCD̃Lve yucādiluve mücadele ediyorlarAnd dispute
8الذينelleƶīnekimselerthose who
9كفرواك ف رKFRkeferūinkar eden(ler)disbelieve
10بالباطلب ط لBŦLbil-bāTilibatıllawith falsehood,
11ليدحضواد ح ضD̃ḪŽliyudHiDūgidermek içinto refute
12بهbihionunlathereby
13الحقح ق قḪGGl-Haḳḳahakkıthe truth.
14واتخذواا خ ذ EḢZ̃vetteḣaƶūve edindilerAnd they take
15آياتيا ي يEYYāyātīayetlerimiMy Verses
16وماve māve şeyleriand what
17أنذروان ذ رNZ̃Runƶirūuyarıldıklarıthey are warned
18هزواه ز اHZEhuzuvenalay konusu(in) ridicule.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وما نرسل المرسلين الا مبشرين ومنذرين ويجدل الذين كفروا بالبطل ليدحضوا به الحق واتخذوا ءايتى وما انذروا هزوا

Arapça (Harekeli)

وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَيُجَادِلُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ وَاتَّخَذُوا آيَاتِي وَمَا أُنذِرُوا هُزُوًا

Transliterasyon

Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn|e|, ve yucâdilullezîne keferû bil bâtılı li yudhıdû bihil hakka vettehazû âyâtî ve mâ unzirû huzuvâ(huzuven).

Transliteration (Eng.)

Wam<span class="u">a</span> nursilu almursaleena ill<span class="u">a</span>mubashshireena wamun<span class="u">th</span>ireena wayuj<span class="u">a</span>dilu alla<span class="u">th</span>eenakafaroo bi<span class="b">a</span>lb<span class="u">at</span>ili liyud<span class="u">h</span>i<span class="u">d</span>oo bihi al<span class="u">h</span>aqqawa<span class="b">i</span>ttakha<span class="u">th</span>oo <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tee wam<span class="u">a</span> on<span class="u">th</span>iroohuzuw<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, peygamberleri ancak müjdeci, korkutucu olarak göndeririz. Kâfir olanlar, hakkı bâtılla gidermek için çalışırlar, çekişirler, âyetlerimizi ve kendilerine verilen korkulu haberleri alaya alırlar.

Ali Bulaç

Biz elçileri, müjde vericiler ve uyarıcılar olmak dışında (başka bir amaçla) göndermeyiz. İnkar edenler ise, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele ediyorlar. Onlar Benim ayetlerimi ve uyarıldıklarını (azabı) alay konusu edindiler.

Bayraktar Bayraklı

Biz peygamberleri, sadece müjdeleyici ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise hakkı yerinden kaydırıp ortadan kaldırmak için bâtıl uğruna mücâdele verirler. Âyetlerimizi ve kendilerine yapılan tehditleri de alay konusu edinirler.

Diyanet İşleri

Biz resulleri, sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kafir olanlar ise, hakkı batıla dayanarak ortadan kaldırmak için batıl yolla mücadele verirler. Onlar ayetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya almışlardır.

Edip Yüksel

Biz, elçileri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdik. Kafirler, gerçeği sahte ve yanlış ile ortadan kaldırmak için gayret ediyor. Ayetlerimi (işaret ve mucizeleri) ve uyarıldıkları şeyleri alaya aldılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki biz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise hakkı, batılla ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Onlar, âyetlerimizi ve korkutuldukları azabı da alaya almışlardır.

Erhan Aktaş

Biz, rasulleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz.* Gerçeği yalanlayan nankörler ise Hakk’ı Batıl ile ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Ve onlar, ayetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya alıyorlar.

Hakkı Yılmaz

Ve Biz, elçileri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan kişiler de hakkı, bâtılla iptal etmek/ortadan kaldırmak için mücâdele ediyorlar. Ve onlar, âyetlerimizi ve korkutuldukları şeyleri alaya aldılar.

Muhammed Esed

Fakat Biz, mesaj-taşıyıcılarını yalnızca müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz; hakkı inkara şartlanmış olanlarsa (onlara karşı) asılsız iddialarla, güya hakkı çürütmek, hükümsüz kılmak için tartışır, mesajlarımızı ve uyarılarımızı alay konusu yaparlar.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki Biz elçilerimizi (azap getirsinler) diye değil, yalnızca müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkarda direnenlerse, aslı faslı olmayan iddialarla hakikati geçersiz kılmanın kavgasını vererek ayetlerimizi ve uyarılarımızı alay konusu ederler.

Suat Yıldırım

Halbuki Biz resulleri azap getirmeleri için değil, sadece iman edenleri Allah'ın rahmetiyle müjdelemeleri, inkâr edenleri ise bekleyen tehlikeleri haber verip uyarmaları için göndeririz. Kâfirler ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele verirler. Onlar bütün âyetlerimizi, bütün uyarmalarımızı hep alay konusu yaparlar.

Süleyman Ateş

Biz elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler, hakkı batılla gidermek için mücadele ediyorlar. (Onlar), ayetlerimle ve uyarıldıkları şeylerle alay ettiler.

Şaban Piriş

Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Kafirler, batıl ile hakkı ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alay konusu yaparlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Küfre sapanlar ise batıla yapışarak onunla hakkı kaydırmak için uğraşıyorlar. Onlar, ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri eğlence edindiler.

Edip-Layth-Martha

We do not send the messengers except as bearers of good news and warners. But those who reject will argue using falsehood to overshadow the truth with it. They took My signs and what they have been warned by as a joke!

Muhammad Asad

But We send [Our] message-bearers only as heralds of glad tidings and as warners - whereas those who are bent on denying the truth contend [against them] with fallacious arguments, so as to render void the truth thereby, and to make My messages and warnings a target of their mockery.

Rashad Khalifa

We only send the messengers as simply deliverers of good news, as well as warners. Those who disbelieve argue with falsehood to defeat the truth, and they take My proofs and warnings in vain.,

The Monotheist Group

And We do not send the messengers except as bearers of good news and warners. But those who reject will argue using falsehood to overshadow the truth with it. And they took My revelations and what they have been warned by for mockery!