Kehf Sûresi58. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وربك | ر ب بRBB | ve rabbuke | ve Rabbin | And your Lord |
| 2 | الغفور | غ ف رĞFR | l-ğafūru | çok bağışlayandır | (is) the Most Forgiving, |
| 3 | ذو | — | ƶū | sahibidir | Owner |
| 4 | الرحمة | ر ح مRḪM | r-raHmeti | rahmet | (of) the Mercy. |
| 5 | لو | — | lev | eğer | If |
| 6 | يؤاخذهم | ا خ ذ EḢZ̃ | yuāḣiƶuhum | onları hemen cezalandırsaydı | He were to seize them |
| 7 | بما | — | bimā | for what | |
| 8 | كسبوا | ك س بKSB | kesebū | yaptıklariyle | they have earned, |
| 9 | لعجل | ع ج لACL | leǎccele | çabuklaştırırdı | surely, He (would) have hastened |
| 10 | لهم | — | lehumu | onların | for them |
| 11 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābe | azabını | the punishment. |
| 12 | بل | — | bel | fakat | But |
| 13 | لهم | — | lehum | onlar için vardır | for them |
| 14 | موعد | و ع دVAD̃ | mev'ǐdun | va'dedilen bir zaman | (is) an appointment, |
| 15 | لن | — | len | asla | never |
| 16 | يجدوا | و ج دVCD̃ | yecidū | bulamayacaklardır | they will find |
| 17 | من | — | min | other than it | |
| 18 | دونه | د و نD̃VN | dūnihi | ondan başka | other than it |
| 19 | موئلا | و ا لVEL | mev'ilen | sığınacak bir yer | an escape. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وربك الغفور ذو الرحمة لو يواخذهم بما كسبوا لعجل لهم العذاب بل لهم موعد لن يجدوا من دونه موئلا
Arapça (Harekeli)
وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُو الرَّحْمَةِ لَوْ يُؤَاخِذُهُم بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَ بَل لَّهُم مَّوْعِدٌ لَّن يَجِدُوا مِن دُونِهِ مَوْئِلًا
Transliterasyon
Ve rabbukel gafûru zur rahmeh(rahmeti), lev yuâhızuhum bi mâ kesebû le accele lehumul azâb|e|, bel lehum mev’ıdun len yecidû min dûnihî mev’ilâ(mev’ilen).
Transliteration (Eng.)
Warabbuka alghafooru <span class="u">th</span>oo a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>matilaw yu-<span class="u">a</span>khi<span class="u">th</span>uhum bim<span class="u">a</span> kasaboo laAAajjalalahumu alAAa<span class="u">tha</span>ba bal lahum mawAAidun lan yajidoo mindoonihi maw-il<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Rabbin, suçları örter, rahmet sâhibidir. Kazandıklarına karşılık onları helâk ediverse çabucak azâp ederdi; fakat onlara vaadedilmiş mukadder bir zaman var, o zaman geldi mi, ondan başka sığınacak hiçbir makam bulamazlar.
Ali Bulaç
Senin Rabbin rahmet sahibi (ve) bağışlayıcıdır. Eğer, kazandıklarından dolayı onları (azapla) yakalasaydı, şüphesiz onlara azabı (bir an önce) çabuklaştırırdı. Hayır, onlar için bir buluşma zamanı vardır, onun dışında asla başka bir sığınak bulamayacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Rabbin çok bağışlayıcı ve merhamet sahibidir. Eğer onları, yaptıklarından dolayı cezalandıracak olsaydı, onlara azabı hemen indiriverirdi. Fakat onlar için kaçıp kurtulamayacakları bir vakit belirlenmiştir.
Diyanet İşleri
Senin, bağışı bol olan Rabbin merhamet sahibidir; şayet yaptıkları yüzünden onları (hemen) muaheze edecek olsaydı, onlara azabı çarçabuk verirdi. Fakat kendilerine tanınmış belli bir süre vardır ki, artık bundan kaçıp kurtulacakları bir sığınak bulamayacaklardır.
Edip Yüksel
Rabbin Bağışlayandır, Merhamet Sahibidir. Yaptıklarıyla hemen onları hesaba çekse onlar için azabı çabuklaştırmış olurdu. Ancak, onlara belirli bir süre verir de onun ötesine kaçamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber rahmet sahibi olan Rabbin çok bağışlayıcıdır, tevbe eden kullarına rahmeti boldur. Eğer Allah, işledikleri günahlar yüzünden onları hemen cezalandıracak olsaydı, onlara hemen azab ederdi. Fakat onlara vaad edilen bir zaman vardır ki, o geldiğinde Allah'ın azabından bir kurtuluş yeri bulamazlar.
Erhan Aktaş
Bununla beraber, rahmet sahibi Rabb’in çok bağışlayıcıdır. Eğer O, yaptıkları yüzünden onları hemen hesaba çekseydi, kesinlikle onlara azabı hemen verirdi. Aksine onlar için belirlenmiş bir zaman vardır. Onlar, O’ndan başka sığınılacak bir yer asla bulamazlar.
Hakkı Yılmaz
Bununla beraber senin rahmet sahibi Rabbin çok bağışlayıcıdır. Eğer senin rahmet sahibi Rabbin, işledikleri günahlar yüzünden onları hemen yakalayacak olsaydı, onlara azabı kesinlikle acele verirdi. Aksine onlara vaat edilen bir zaman vardır. Onlar, O'nun astlarından bir sığınak asla bulamazlar.
Muhammed Esed
(Bununla birlikte,) yine de senin Rabbin sınırsız rahmet sahibi, gerçek bağışlayıcıdır. Yoksa, işledikleri (kötülükler) için onları hemen paylayacak olsaydı, kuşkusuz, hak ettikleri azabı çarçabuk başlarına salardı. Ama işte, onlar için, aşıp ötesine geçemeyecekleri bir süre belirlenmiştir;
Mustafa İslamoğlu
Yine de mutlak bağışlayıcı olan Rabbin sonsuz rahmetin de sahibidir. Eğer işledikleri (günahlar) yüzünden onları cezalandıracak olsaydı, azabı başlarına hemen musallat ederdi: Bilakis işte onlar için de, asla onun ötesine geçip kurtulamayacakları bir süre belirlenmiştir.
Suat Yıldırım
Senin mağfireti bol Rabbin, merhametlidir. Eğer işledikleri suçları sebebiyle onları cezalandıracak olsaydı, azabı onlara hemen gönderirdi. Fakat onlar için belirlenmiş bir süre vardır ki o vâde geldiğinde Allah'ın cezasından kaçıp sığınacak hiçbir yer bulamazlar. [35, 45; 13, 6]
Süleyman Ateş
Ama çok bağışlayan, esirgeyen Rabbin eğer onları, yaptıklariyle hemen cezalandıracak olsaydı, onların azabını çabuklaştırırdı. Fakat onlar için va'dedilen bir zaman vardır ki, ondan (kaçıp) sığınacak bir yer bulamayacaklardır.
Şaban Piriş
Rabbin ise bağışlayıcı ve merhametlidir. Eğer onları yaptıkları dolayısıyla hemen sorgulasaydı, elbette onları çabucak cezalandırırdık. Fakat onlara bir süre tanınmıştır. Ondan başka bir sığınak asla bulamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
O affedici, o rahmet sahibi Rabbin, onları, kazandıkları yüzünden hesaba çekseydi, kendileri için azabı mutlaka çabuklaştırırdı. Böyle olmamıştır, ama onlar için, hiçbir kaçıp kurtulma imkanı bulamayacakları bir hesap sorma zamanı öngörülmüştür.
Edip-Layth-Martha
Your Lord is forgiving, with mercy. If He were to judge the people for what they had already earned, He would hasten for them the retribution. No, they have an appointment, beyond which they will find no escape.
Muhammad Asad
Yet, [withal,] thy Sustainer is the Truly-Forgiving One, limitless in His grace. Were He to take them [at once] to task for whatever [wrong] they commit, He would indeed bring about their speedy punishment [then and there]:* but nay, they have a time-limit beyond which they shall find no redemption*
Rashad Khalifa
Yet, your Lord is the Forgiver, full of mercy. If He called them to account for their deeds, He would annihilate them right there and then. Instead, He gives them a respite until a specific, predetermined time; then they can never escape.,
The Monotheist Group
And your Lord is forgiving, with mercy. If He were to evaluate the people for what they had already earned, He would hasten for them the retribution. No, they have an appointment, beyond which they will find no escape.