Kehf Sûresi59. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وتلك | — | ve tilke | ve işte | And these |
| 2 | القرى | ق ر يGRY | l-ḳurā | (şu) kentleri | [the] towns, |
| 3 | أهلكناهم | ه ل كHLK | ehleknāhum | helak ettik | We destroyed them |
| 4 | لما | — | lemmā | when | |
| 5 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmetmeğe başlayınca | they wronged, |
| 6 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve belirledik | and We made |
| 7 | لمهلكهم | ه ل كHLK | limehlikihim | onları helak etmek için | for their destruction |
| 8 | موعدا | و ع دVAD̃ | mev'ǐden | bir süre | an appointed time. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وتلك القرى اهلكنهم لما ظلموا وجعلنا لمهلكهم موعدا
Arapça (Harekeli)
وَتِلْكَ الْقُرَى أَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِم مَّوْعِدًا
Transliterasyon
Ve tilkel kurâ ehleknâhum lemmâ zalemû ve cealnâ li mehlikihim mev’ıdâ(mev’ıden).
Transliteration (Eng.)
Watilka alqur<span class="u">a</span> ahlakn<span class="u">a</span>hum lamm<span class="u">a</span><span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo wajaAAaln<span class="u">a</span> limahlikihim mawAAid<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte zulmettikleri için helâk ettiğimiz bunca şehir ve biz, onların helâki için de mukadder bir zaman tâyin etmiştik.
Ali Bulaç
İşte ülkeler (ve onların halkları), zulmettikleri zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için bir buluşma zamanı tespit ettik.
Bayraktar Bayraklı
İşte, zulmettiklerinden dolayı helâk ettiğimiz ve helâkleri için bir süre tayin ettiğimiz şehirler.
Diyanet İşleri
İşte şu ülkeler; zulmettikleri zaman onları helak ettik. Onları helak etmek için de belli bir zaman tayin etmiştik.
Edip Yüksel
İşte, haksızlık ettikleri için yok ettiğimiz toplumlar… Hepsinin helakı için belli bir süre belirlemiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte zulmettikleri için helak ettiğimiz şehirler! Biz onların helâkleri için de belirli bir zaman tayin etmiştik.
Erhan Aktaş
İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz beldeler. Biz onların yok edilmeleri için de bir zaman belirlemiştik.
Hakkı Yılmaz
Ve işte, şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yaptıkları zaman değişime/ yıkıma uğrattığımız kentler! Biz onların değişime/ yıkıma uğramaları için de belirli bir zaman tayin etmiştik.
Muhammed Esed
tıpkı, zulüm üstüne zulüm işlediklerinde yok ettiğimiz önceki toplumlar gibi: ki Biz onların ortadan kaldırılması için de bir süre belirlemiştik.
Mustafa İslamoğlu
Nitekim işte o şehirlerin (harabeleri)!.. Zulümde ısrar edince onların tümünü yok ettik; ki Biz onların helakı için de (sınırlı) bir zaman takdir etmiştik.
Suat Yıldırım
İşte o şehirlerin harabeleri! . . Oraların ahalileri zulümlerinde ısrar edince onları imha ettik. Onların helâkleri için de, bir vâde tayin ettik. *
Süleyman Ateş
İşte şu kentler de zulmetmeğe başlayınca onları helak ettik. Onları helak etmek için de bir süre belirlemiştik.*
Şaban Piriş
İşte zulmettikleri için helak ettiğimiz şehirler, onlara da yok etmek için bir süre tanıdık.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte sana bir yığın kent / medeniyet. Zulme saptıklarında onları helak ettik. Onları helak etmek için de bir süre belirlemiştik.
Edip-Layth-Martha
Such are the towns which We had destroyed when they transgressed. We made for their destruction an appointed time.
Muhammad Asad
as [was the case with all] those communities that We destroyed when they went on and on doing wrong:* for We had set a time-limit for their destruction.
Rashad Khalifa
Many a community we annihilated because of their transgressions; we designated a specific time for their annihilation.,
The Monotheist Group
And those towns, We destroyed them when they transgressed. And We made for their destruction an appointed time.