Kehf Sûresi6. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلعلك | — | feleǎlleke | herhalde sen | Then perhaps you would (be) |
| 2 | باخع | ب خ عBḢA | bāḣiǔn | helak edeceksin | the one who kills |
| 3 | نفسك | ن ف سNFS | nefseke | kendini | yourself |
| 4 | على | — | ǎlā | over | |
| 5 | آثارهم | ا ث رES̃R | āṧārihim | peşlerinde | their footsteps, |
| 6 | إن | — | in | diye | if |
| 7 | لم | — | lem | not | |
| 8 | يؤمنوا | ا م نEMN | yu'minū | inanmıyorlar | they believe |
| 9 | بهذا | — | bihāƶā | bu | in this |
| 10 | الحديث | ح د ثḪD̃S̃ | l-Hadīṧi | söze | [the] narration, |
| 11 | أسفا | ا س فESF | esefen | üzüntüden | (in) grief. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلعلك بخع نفسك على ءاثرهم ان لم يومنوا بهذا الحديث اسفا
Arapça (Harekeli)
فَلَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَّفْسَكَ عَلَى آثَارِهِمْ إِن لَّمْ يُؤْمِنُوا بِهَذَا الْحَدِيثِ أَسَفًا
Transliterasyon
Fe lealleke bâhiun nefseke alâ âsârihim in lem yu´minû bi hâzel hadîsi esefâ(esefen).
Transliteration (Eng.)
FalaAAallaka b<span class="u">a</span>khiAAun nafsaka AAal<span class="u">a</span><span class="u">a</span>th<span class="u">a</span>rihim in lam yu/minoo bih<span class="u">atha</span> al<span class="u">h</span>adeethiasaf<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şu Kur'ân'a inanmadıkları ve senden yüz çevirdikleri için üzülüp hayıflanarak kendini helâk mi edeceksin?
Ali Bulaç
Şimdi onlar bu söze (Kur'an'a) inanmayacak olurlarsa Sen, onların peşi sıra esef ederek kendini kahredeceksin (öyle mi)?
Bayraktar Bayraklı
Herhalde sen, onlar bu söze inanmıyorlar diye üzüntüden kendini helâk edeceksin.
Diyanet İşleri
Bu yeni Kitab'a inanmazlarsa (ve bu yüzden helak olurlarsa) arkalarından üzüntüyle neredeyse kendini harap edeceksin.
Edip Yüksel
Bu hadisi onaylamazlarsa onların ardından kendini sorumlu tutarak suçlayıp üzülecek misin?
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) Demek onlar, bu söze (kitaba) inanmazlarsa, onların peşinde üzüle üzüle kendini helak edeceksin!
Erhan Aktaş
Onlar, bu söze inanmıyorlar diye, onların durumlarına üzüntünden neredeyse kendini harap edeceksin!
Hakkı Yılmaz
Sonra da sen onlar bu Kur’ân'a inanmazlarsa, onların yaptıklarından dolayı, üzüntüden neredeyse kendini harap edeceksin!
Muhammed Esed
Peki ama, onlar bu mesaja inanmak istemiyorlarsa, (inansınlar diye) kendini mi paralayacaksın?
Mustafa İslamoğlu
Hal böyleyken demek sen kalkıp, -bu hitaba inanmamaları durumunda- onların verdiği tepkiler üzerine kızıp kendini helake sürükleyeceksin.
Suat Yıldırım
Şimdi, bu söze inanmazlarsa, demek sen onların ardına düşüp nerdeyse kendi kendini yiyip tüketeceksin! [26, 3; 35, 8; 16, 127]*
Süleyman Ateş
Herhalde sen, onlar bu söze inanmıyorlar diye, peşlerinde üzüntüden kendini helak edeceksin!
Şaban Piriş
-Belki de sen, bu söze iman etmiyorlar diye onların arkasından üzüntüden kendini helak edeceksin.
Yaşar Nuri Öztürk
Şimdi sen, bu söze inanmazlarsa, belki de arkalarından kendini eritircesine üzüleceksin.
Edip-Layth-Martha
Perhaps you will torment yourself in grief over them, because they will not acknowledge this saying at all.
Muhammad Asad
But wouldst thou, perhaps,* torment thyself to death with grief over them if they are not willing to believe in this message?*
Rashad Khalifa
You may blame yourself on account of their response to this narration, and their disbelieving in it; you may be saddened.,
The Monotheist Group
Perhaps you will torment yourself in grief over them, because they will not believe in this narrative at all.