Kehf Sûresi7. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | şüphesiz biz | Indeed, We |
| 2 | جعلنا | ج ع لCAL | ceǎlnā | yarattık | We have made |
| 3 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 4 | على | — | ǎlā | üzerindeki | (is) on |
| 5 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yer | the earth |
| 6 | زينة | ز ي نZYN | zīneten | süs olsun diye | adornment |
| 7 | لها | — | lehā | kendisine | for it, |
| 8 | لنبلوهم | ب ل وBLV | linebluvehum | onları denemek için | that We may test [them] |
| 9 | أيهم | — | eyyuhum | hangisinin | which of them |
| 10 | أحسن | ح س نḪSN | eHsenu | daha güzel | (is) best |
| 11 | عملا | ع م لAML | ǎmelen | iş yaptığını | (in) deed. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا جعلنا ما على الارض زينة لها لنبلوهم ايهم احسن عملا
Arapça (Harekeli)
إِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْأَرْضِ زِينَةً لَّهَا لِنَبْلُوَهُمْ أَيُّهُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا
Transliterasyon
İnnâ cealnâ mâ alel ardı zîneten lehâ li nebluvehum eyyuhum ahsenu amelâ(amelen).
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> jaAAaln<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span>al-ar<span class="u">d</span>i zeenatan lah<span class="u">a</span> linabluwahum ayyuhum a<span class="u">h</span>sanuAAamal<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, gerçekten de insanların hangisi daha iyi ve güzel iş işleyecek, bunu sınamak için yeryüzünde ne varsa, yere biz ziynet olarak halkettik onu.
Ali Bulaç
Şüphesiz Biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye.
Bayraktar Bayraklı
Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine süs olsun diye yarattık ki, onların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim.
Diyanet İşleri
Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir zinet yaptık.
Edip Yüksel
Biz, kimlerin erdemli davranacağını sınamak için, üzerindeki maddelerle yeryüzünü süsledik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim.
Erhan Aktaş
Biz, hangisinin daha iyi şeyler yapacağına sınav olsun diye, yeryüzünde olan şeyleri ilgi çekici yaptık.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz Biz yeryüzündeki, ona süs olan şeyleri insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini sınamamız için yaptık.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, yeryüzünde güzel olan ne varsa Biz hepsini, hangisinin daha iyi davrandığını ortaya koymak üzere, insanları sınamak için bir araç kıldık;
Mustafa İslamoğlu
Gerçekten de Biz yeryüzünde bulunan şeyleri, onlardan hangisinin daha güzel davranacağını sınayalım diye oraya (cazibe katan) birer süs unsuru kıldık;
Suat Yıldırım
Biz, yeryüzünde bulunan her şeyi bir dünya zineti kıldık. Böylece insanlardan kimin daha iyi iş gerçekleştireceğini ortaya koymak istedik.
Süleyman Ateş
Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine süs olsun diye yarattık ki onların, hangisinin daha güzel iş yaptığını deneyelim.
Şaban Piriş
İnsanların hangisi daha güzel hareket edecek diye denemek için yeryüzünde bulunanları, oranın süsü yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, yeryüzündeki şeyleri ona bir süs yaptık ki insanları, içlerinden hangisi amel yönünden daha güzeldir diye imtihan edelim.
Edip-Layth-Martha
We have made what is on earth an adornment for it, so that We will test them as to who is better in deeds.
Muhammad Asad
Behold, We have willed that all beauty on earth be a means by which We put men to a test,* [showing] which of them are best in conduct;
Rashad Khalifa
We have adorned everything on earth, in order to test them, and thus distinguish those among them who work righteousness.*,
The Monotheist Group
We have made what is on the earth an adornment for them, so that We will test them as to which of them is best in works.