Kehf Sûresi70. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 2 | فإن | — | feini | eğer | """Then if" |
| 3 | اتبعتني | ت ب عTBA | ttebeǎ'tenī | bana tabi olursan | you follow me, |
| 4 | فلا | — | felā | (do) not | |
| 5 | تسألني | س ا لSEL | teselnī | bana soru sorma | ask me |
| 6 | عن | — | ǎn | about | |
| 7 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | hiçbir şey | anything |
| 8 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 9 | أحدث | ح د ثḪD̃S̃ | uHdiṧe | ben anlatıncaya | I present |
| 10 | لك | — | leke | sana | to you |
| 11 | منه | — | minhu | onu | of it |
| 12 | ذكرا | ذ ك رZ̃KR | ƶikran | bir hatırlatma | "a mention.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال فان اتبعتنى فلا تسلنى عن شىء حتى احدث لك منه ذكرا
Arapça (Harekeli)
قَالَ فَإِنِ اتَّبَعْتَنِي فَلَا تَسْأَلْنِي عَن شَيْءٍ حَتَّى أُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا
Transliterasyon
Kâle fe initteba’tenî fe lâ tes’elnî an şey’in hattâ uhdise leke minhu zikrâ(zikren).
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la fa-ini ittabaAAtanee fal<span class="u">a</span>tas-alnee AAan shay-in <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> o<span class="u">h</span>ditha lakaminhu <span class="u">th</span>ikr<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O, bana uyarsan dedi, sana ona âit bir söz söyleyinceye dek hiçbir şey sorma bana.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiçbir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar."
Bayraktar Bayraklı
O da: “Eğer bana uyacaksan, hakkında sana açıklama yapıncaya kadar bana hiçbir şey sormayacaksın” dedi.
Diyanet İşleri
(O kul:) Eğer bana tabi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma! dedi.
Edip Yüksel
Dedi: "Bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça bana hiçbir şey hakkında soru sorma."
Elmalılı Hamdi Yazır
(Hızır) dedi ki: "O halde bana tabi olacaksın; ben sana sırrını anlatmadıkça, hiçbir şey hakkında bana soru sorma!"
Erhan Aktaş
“O halde, eğer bana uyacaksan, hakkında bir açıklama yapıncaya kadar bana hiçbir şey hakkında soru sorma.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Âlim ve rahmete mazhar kul: “O hâlde eğer bana uyacaksan, bana hiçbir şey hakkında soru sorma, ta ki ben sana öğüt olarak ondan söz açıncaya kadar.”
Muhammed Esed
(Bilge kişi:) "Pekala" dedi, "O halde, eğer benim peşimden geleceksen, (yapacağım) şeyler hakkında, bu hususta ben sana bir açıklamada bulununcaya kadar bana hiçbir şey sormayacaksın."
Mustafa İslamoğlu
O "Tamam" dedi; "eğer beni izleyeceksen, olan bitenler hakkında sen bilgilendirinceye kadar bana hiçbir şey sorma!"
Suat Yıldırım
“O halde” dedi, “bana tâbi olduğuna göre, hangi konuda olursa olsun, ben onun hakkında sana söz açmadıkça, asla bana soru sormayacaksın! ”
Süleyman Ateş
(O kul): "O halde, dedi, eğer bana tabi olursan ben sana anlatıncaya kadar (yaptığım) hiçbir şey hakkında bana soru sorma."
Şaban Piriş
-Eğer bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça hiç bir şey sormayacaksın, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Bak, eğer bana uyarsan, ben sana kendisinden bahis açıncaya değin hiçbir şey hakkında bana soru sorma!"
Edip-Layth-Martha
He said, "If you follow me, then do not ask about anything until I relate it to you."
Muhammad Asad
Said [the sage]: "Well, then, if thou art to follow me, do not question me about aught [that I may do] until I myself give thee an account thereof."
Rashad Khalifa
He said, "If you follow me, then you shall not ask me about anything, unless I choose to tell you about it.",
The Monotheist Group
He said: "If you follow me, then do not ask about anything until I relate it to you."